21 Nisan 2015 Salı

China Glaze Alışverişi & "Def Defying" İncelemesi// China Glaze Haul & Review: "Def "Defying"


Günaydın!
Geçen hafta China Glaze'de %50 civarı bir indirim görünce, yani ojelerin fiyatı 20'den 10 liraya inince, bir süredir aklımda olan renkleri almak istedim. Yeşil ve mavi ağırlıklı oldular gördüğünüz üzere; demek ki bu yaz böyle geçecek benim için.


Aldıklarım arasında merakla beklediğim Def Defying ve Four Leaf Clover da vardı, bunun dışında kült renk Aquaelic ve nötr mavi olan Flying High'ı da koleksiyonuma ekledim.





Bir kaç yıl önce Illamasqua'nın Radium ojesine dupe arayıp bulamamış ve o garip renk içimde kalmıştı. Tamamen şans eseri de olsa Def Defying'i bulunca dupe arayışım sonlanmış oldu.


Rengi tanımlamam gerekirse, yoğun ve parlak sarı alt tonlu lime yeşili diyebilirim. Misket limonu denen yeşil limonların rengine genelde lime green dendiği ve Türkçe'de tam karşılığı olmadığı için lime yeşili diyorum, yoksa pek hoş tınlamıyor farkındayım.



Renk gerçekten muhteşem, ki ben böyle ara tonları çok seven biri değilimdir ama dediğim gibi Radium'u yıllardır aradığım için ilaç gibi geldi bu oje. Şaşırtıcı bir biçimde kalıcılığı çok çok çok iyi. Opaklığı rengini tam gösterecek oranda, yani hiç bir solma vs. olmuyor tırnakta, şişede neyse o. Beni ciddi anlamda ve iyi yönde şaşırtan bir performansı oldu özetle. Bu tonları seviyorsanız kesinlikle bir göz atın derim.

xx

15 Nisan 2015 Çarşamba

URBAN DECAY TÜRKİYE'DE: İLK ALINMASI GEREKENLER


Günaydın!
Urban Decay, yıllar süren uğraş ve ses duyurma çabalarımız (hepimizin) sonucu Türkiye'ye, Sephora'ya geliyor. Tabi markaya takıntısı net olan insanlar, bir yolunu bulup daha fazla ödemeyi göze alarak Urban Decay ürünlerini yurtdışından getirtti bugüne kadar. Ben de aldıkça sizinle paylaştım, incelemelerini yaptım blogda, ama artık herkesin ulaşabileceği bir yerde olacağı için ufak bir derleme yapmak istedim. Benim şahsi tecrübelerim ve zevklerim doğrultusunda alınması gerektiğine inandığım ürünleri listeliyor olacağım.



Kullanmadığım ama keşke kullansam dediğim ürünleri dahil etmiyorum çünkü kullanmadığım bir şey için ilk alınacaklar derlemesinde kefil olmayı uygun bulmuyorum. Bahsedeceğim ürünlerin neredeyse hepsinin incelemesini ayrı ayrı yapmıştım önceden zaten; başlıklara tıklayarak o yazıları ayrı ayrı okumanızı tavsiye ediyorum.

NAKED



Listeye orjinal Naked paletiyle, yani Naked 1 ile başlamama şaşırmadığınızın farkındayım zira kendileri tüm Naked furyasını başlatan, fitili ateşleyen üründür. 12 doğal tonda far içeren paletin trilyonlarca swatch'u ve incelemesi internette var ve hepiniz az çok nasıl göründüğünü biliyorsunuz. Buna benim ekleyeceğim şey şu olur ki eğer UD farları ilk kez kullanacaksanız, başka bir paletten başlamanız tamamen hata olur. Naked'in muhteşemliğini ve kalitesini ilk aldığınız üründe görmelisiniz. Urban Decay benim için Mac'in kesinlikle üzerinde kalitede ve kalıcılıkta farlar üreten ender markalardan, yani benim Mac'le yıllardır süren gönül bağımın üzerine çıkabilecek olan tek marka demek doğru olur; tabi ki sadece far konusunda. O yüzden, şiddetle önerim İLK ürününüzün Naked olması yönünde.

NAKED 3 (Tüm Swatchlar ve İnceleme Yazısı için Buraya Tıklayabilirsiniz)


Naked palet serisinin şimdilik sonuncu ve en güncel ürünü, pembe ve gül kurusu ağırlıklı Naked 3 paleti. Ben şeker kız candy makyajları yapan biri hiç bir zaman olmadım, takipçilerim daha iyi bilecektir. O yüzden pembe far benim elimin en son gideceği fardır; hatta belki hiç gitmeyeceği. Ama Naked 3 yine bir ezber bozan fenomeniyle tüm pembe far kurallarını baştan yazdı. Bu pembeler o bildiğiniz pembelerden çok farklı özetle, ve kesinlikle alınması gerekenler listesine koyma konusunda bir dakika bile düşünmediğim bir kalitede.

NAKED BASICS 1&2 (İnceleme Yazıları için Buraya ve Şuraya Tıklayabilirsiniz)


Tüm farlarım çalınsa ve sadece bir ürünü geri alabilecek olsam, kesinlikle Basics'lerden biri olurdu. Bu kadar sık kullandığım, bu kadar övgü aldığım ve aynı oranda da kolay ve günlük renklere sahip hiç bir paletim olmadı, Basics dışında. Yığınlarca high end ürünüm var, ama hiç biri bu kadar vazgeçilmez değil benim için. Tüm Naked'lerimi tek bir Basics palete değişebilirim. Eğer bir tek UD ürünü alacaksanız, kesinlikle Basics (hatta direkt olarak Basics 1) olmalı. Kullanmayacağınız tek renk bile yok içinde, ve sadece bu avuç içi kadar paletle tüm göz makyajınızı ekstra hiç bir ürüne ihtiyaç duymadan yapabilirsiniz. Mucizevi. Daha nasıl anlatırım bilmiyorum. UD Basics üretimini durdurmayı aklından bile geçirirse olay çıkartırım, özet geçmiş olayım.

PRIMER POTION (İnceleme Yazısı için Buraya Tıklayabilirsiniz)


Naked furyası başlamadan önce Urban Decay'in açık ara en çok satan ürünü göz makyajı bazı olan Primer Potion'larıydı. Orjinal Primer Potion renksizdi, sonrasında 3 farklı renk ve çeşitte primer potion piyasaya sürdüler. Orjinali zaten muhteşem, o cepte, ama ışıltılı far bazı arayışındaysanız Sin'i kesinlikle denemeniz gerektiğine inanıyorum. İlk alınacaklar listesindeki bazlar kısmına orjinalinden sonra Sin'i gönül rahatlığıyla koyuyorum.

24/7 Glide On Eye Pencils (Ürünü İçeren Yazı için Buraya Tıklayabilirsiniz)


Ahh, işte göz kalemlerinin şahı kralı padişahı her ne derseniz o'su olan ürün. Ben jel eyeliner insanı olduğum için göz kalemlerini çok sık kullanmıyorum. Ama son santimine kadar kalemtraşla açıp kullandığın göz kalemi var mı, varsa nedir derseniz tereddütsüz Urban Decay'in 24/7 Glide-On kalemlerini gösteririm. UD Sephora'lara geldiğinde koşup yedekleyeceğim ve ilk kez alacağım o kadar çok renk var ki bu kalemlerin içinden, ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Bu kalemleri denemelisiniz. Daha kesin nasıl söylenir bilmiyorum ama sorgusuz sualsiz bir numaradır benim için 24/7 kalemleri. Ayrıca hiç bir yerde bulamayacağınız tonlar mevcut seride; kahverenginin bile en az 7-8 tonu var öyle diyeyim. Alın, asla pişman olmazsınız.

İlk alınacaklar listesi için biraz kabarık oldu biliyorum, ama bunlara sahip olmasam ve denediğim için ne kadar muhteşem olduklarını bilseydim, tüm yılın kozmetik harcamasını tek seferde yapar ve bunları alırdım. UD fiyatları büyük ihtimalle beklediğimizden biraz daha fazla olacak, sonuçta Türkiye bir vergiler ülkesi ve havaya ödediğimiz paraların haddi hesabı yok. O yüzden, pahalı olacağını göz önünde bulundurarak yavaş yavaş toplama yapacağımız gerçeğini kabul etmemiz gerekiyor. Bende neredeyse istediğim tüm ürünler olduğu için benim için çok büyük bütçelerde bir harcama gözükmüyor ama yeni başlayanlar için bir miktar göz korkutucu olabilir, hevesiniz kesinlikle kırılmasın.

Tekrar Urban Decay'in sonunda Türkiye'ye gelmesi şerefine kadeh kaldırıyor ve sevgilerimi sunuyorum.

xx

8 Nisan 2015 Çarşamba

REVLON Colorstay Moisture Stain 001 India Intrigue İncelemesi


Merhabalar!
Revlon'dan bir diğer dudak ürününün incelemesiyle karşınızdayım. Bu arada, beni bilenlerin çok net bildiği üzere drugstore'dan cildime sürecek şeyleri çok içime sinen bir içerik olmadıkça tercih etmiyorum (Rimmel benim için istisna olmuştu mesela, çok okunan incelemelerimden biridir, göz atabilirsiniz.), yani fondöten kapatıcı allık vs. O yüzden büyük ihtimalle Revlon'dan en çok dudak ürünü göreceksiniz bende, fondöten vs. değil. Yalnız, postun altına drugstore/high-end atışması yapmazsanız hoş olur çünkü bu tartışmalardan beslenip kendini tatmin eden bir güruh var. Sevgili takipçilerim için söylüyorum, bulaşmaya değmez.


Bu dudak stainleri ilk olarak YSL'in keşfedip piyasaya sürdüğü ve sonrasında aynı Chubby Stickler gibi bir sürü marka tarafından konsepti taklit edilen ürün grubudur bildiğiniz üzere. Tabi YSL çok pahalı olduğu için drugstore'un bu girişimi hiç şaşırtıcı değildi, beklenen bir hamleydi yani. Revlon da bu rüzgardan payını alıp Moisture Stain serisinden baya bir ekmek yedi açıkçası.


Seride oldukça canlı hatta neon diyebileceğimiz renkler var. Tek neutral ton London isimli olan nude renk hatta. Benim canıma minnet, her türlü bright renk itinayla satın alınır mottosuyla en öne çıkan pembeyi aldım, 001 India Intrigue.


Oldukça yoğun bir mavi alt tonu olan neonumsu bir fuşya kendileri. Sünger aplikatörle geliyor, ve hem dudak hem yanakta kullanılabiliyor (tüm stainlerde olduğu gibi).


Yapısı biraz garip. Üstteki fotoğrafta da görebileceğiniz gibi, üst üste kat verildiğinde jelimsi katı bir yapıya dönüşen yerleri oluyor. Dudakta eriyor tabi ısıyla, ama cidden garip bir jelleşme eğilimi var.

Stain olduğu için en büyük beklentimiz kalıcı olması yönünde tabi, ama bu ürün net bir şekilde bu açıdan sınıfta kaldı. Kalıcılığı asla bir stain ürünün yanına yaklaşabilecek düzeyde değil. Büyük bir hayalkırıklığı tabi, yani kapatıcının kapatmadığını düşünün, kalıcı olmayan stain de aynı işlevsizlikte.

Kokusu çok rahatsız edici bence, kimyasal ve plastik kokuyor resmen. Ayrıca kocaman süngerin hiç bir detay verme işlevi yok, o yüzden bu kadar canlı renkleri aplikatörle sürüp çıkmak tamamen imkansız. Ben kendi dudak fırçamla kenarları detaylandırıyorum.

Tek sevdiğim şey, tabi ki rengi. Oldukça başarılı bir ton olduğunu düşünüyorum, ve dudakta bu kadar parlak durmuyor. Mavi alt tonlu pembeleri sürmek isteyip biraz çekimser kalanlar için iyi bir alternatif olacağını düşünüyorum.

Belirttiğim gibi, yüzüme bu ürünleri değdirmediğim için allık şeklindeki performansı hakkında bir şey söyleyemeyeceğim ama kalıcı olmadığından neredeyse eminim.

Özetle, kesinlikle 30 liraya değmez. Rengi dışında hiç bir başarısı yok.

xx



3 Nisan 2015 Cuma

REVLON ColourBurst Matte Balm 205 Elusive Ruj İncelemesi//Review: Revlon ColourBurst Matte Balm 205 Elusive


Günaydın!
Revlon sonunda Türkiye'de, ve artık sansasyonel ürünlerini deneme vakti. Clinique'in Chubby Stick furyasının ilk takipçisi Revlon'du ve bir süre sonra bu kalem rujların mat serisini de çıkardılar. Beni oldukça heyecanlandıran bir seriydi, o yüzden Türkiye'ye geldiğinde aldığım ilk ürün o seriden oldu.



Tabi ki benden beklendiği üzere en pembe gördüğüm rengi aldım, o da 205 Elusive'di. Ürün 2.7 g ve 30 küsür lira. Açıkçası Revlon'un daha ekonomik olmasını beklerdim, fiyat politikasında dağıtıcı firmanın değişikliğe gitmesi gerektiğine inanıyorum yoksa Revlon bekleyişinin fazlalığı nedeniyle insanların sömürülmeye çalışıldığı anlaşılacaktır. Neyse, konumuz bu tatlı ötesi pembe mat ruj.



Rengi ne çok sıcak bir pembe, ne de artık eflatuna kaçan soğuklukta. Tam olarak neutral pink denilen, nötr çizgisindeki gerçek bir pembe. Rengine ciddi anlamda bayıldım. Günlük kullanımda sırıtmayacak, ağır göz makyajlarına da uyum sağlayacak ölçüde bir yoğunluğu var, mükemmel.
Yalnız, mat seri olmasına rağmen kesinlikle mat olduklarını düşünmüyorum. Net olarak adının "velvet" olması gerektiğine olan inancım oldukça güçlü, çünkü mattan ziyade kadife bir bitişi var.
Bu yüzden de, dudağı mat rujlar kadar kurutmuyor. Bence velvet derseniz daha çok satış yakalarsınız sevgili Revlon, zira mat bazı insanların kurutması açısından çekindiği bir bitiş.
Bunun dışında, sür çık tadında kolay uygulanan ve oraya buraya bulaşmayan bir ürün olduğunu belirtmekte fayda görüyorum. Kullanımı çok kolay, sizi uğraştıracak hiç bir durumu yok. Pigmentasyonu da dediğim gibi gayet tadnda, buram buram da değil sheer da değil, normalin sözlük anlamı gibi bir ruj yani.
Son olarak, kalıcılığını fena bulmadım. Çok çok kalıcı değil ama kalem rujların normal ortalamasını yakalamış süre açısından.
Tavsiye edilebilir gerçekten, ama fiyat bu ürün için bir miktar sıkıntılı tabi.
xx

30 Mart 2015 Pazartesi

Beauty Blender Temizlemeyici Özel Sabun: Blendercleanser Solid İncelemesi


Günaydın!
Umarım iyisinizdir, en son 10 gün önce görüşmüştük çünkü, bir hal hatır sormak farzdır. :)
Bugün, Beauty Blender için özel olarak üretilmiş temizleyicinin incelemesini yapıyor olacağım.


Geçen aylarda bininci yedeğim olarak morunu sipariş ettiğim Beauty Blender'ın yanında, yeni çıkmış olan temizleyici sabunun küçük boyunu da göndermişlerdi. Bu vesileyle deneme şansım oldu. Çıktığını biliyordum; hatta sıvı versiyonu da vardı. Ama net bir şekilde kendi kendime şöyle diyordum: "Beauty Blender'ın hayal bile edilemeyen popülaritesinden faydalanıp devam filmi tadında para kazanmaya çalışıyorlar. Sabun işte."



Deneyince, cidden iyi bir temizleyici olduğunu düşündüğümü kabul etmek zorundayım. Doğruya doğru. Beauty Blender'ın bir süre sonra fondöten izlerinin kalıcı olmaya başladığını, çıkmadığını vs. kullananlar biliyordur. Benim de tükettiğim tüm BB'lar bu şekildeydi; temizleniyordu ancak renk olarak eski halini almıyordu, bu yüzden de insana temizlenmemiş hissi veriyordu. Bu sabun gerçekten eski pembeliğine döndürdü elimdekini. Tabi zamanında müdahale gerekiyor; yani 3 aydır hiç bir yıkamada çıkmayan lekeyi çıkarır mı emin değilim.

Lakin, gerçekten özel üretim ve başarılı bir temizleyici olmasına rağmen, ben para verip alacağımı sanmıyorum çünkü miktarına ve sabun olmasına göre (yani ürünün bir kısmı boşa eriyor suyla) çok pahalı. Sabun bir temizleyiciye bu parayı vermeye içim pek elvermez sanıyorum ki.

Elimdeki bitene kadar memnuniyetle kullanacağım, ama yenisini alma konusunda pek umutlu değilim. Sadece BB değil fırça da temizlediğini göz önünde bulundurursak, belki cost-benefit dengesini yakalayabilir, gözden geçirmekte fayda var.

xx

17 Mart 2015 Salı

MAC Fırça Temizleyici Solüsyon//MAC Brush Cleanser



Günaydın!
Yıllardır (yani yaklaşık 6 yıldır) bu ürünü almamakta diretiyordum, çünkü hem fiyatı hem de sadece spot cleaning yapması bana biraz yetersiz olacak gibi geliyordu. Ama fırçaların sayısı çift hanelilerin üst basamaklarına çıkınca, her seferinde tek tek deep cleaning yapmak, yani su sabun yıkamasına girmek işkence olmaya başladı. Ben de 6 yıl sonra, tüm inadımı kırıp Mac Brush Cleanser'ı aldım.





235 ml'lik bir şişede gelen ürün, tamamen sıvı. Yani öyle jelimsi, koyu kıvamlı falan gibi bir olay yok. Amacı, az önce de söylediğim gibi, anlık temizlik yapmak. Mesela sadece bir tane crease fırçanız var elinizde, ve smokey eye yapacaksınız ya da koyu renk gerektiren bir işlem uygulayacaksınız. Önce açığı süreyim sonra koyuyu sürerim şöyle olsun böyle gitsin derdine düşmemek için kirlettiğiniz fırçayı hemen bu solüsyonla peçete/pamuk yardımıyla temizliyorsunuz ve anında kullanmaya devam edebiliyorsunuz. Alkol içerdiği için uçucu, bu nedenle hemen kuruyor. Makyajınıza beklemeden devam edebiliyorsunuz. Aynı şey mat-ışıltılı far birlikte kullanımlarda da geçerli. Aynı fırçayı kullanacaksınız ama ışıltılı mata karışsın istemiyorsanız, geçişte hemen bununla temizleyip işleme devam edebiliyorsunuz.

Oldukça kullanışlı gerçekten, yıllardır diretmemin sebebi fırçaların temizliği konusundaki takıntımdı. Hala öyle, yani makyaj tamamen bitince fırçaları su ve bebek sabunuyla baştan aşağıya yıkıyorum. Ama öyle iki far rengi arasında bir yıkamaya falan kalkınca o iş bitmiyor. O yüzden, iyi ki almışım diyorum. Tekrar belirtmekte fayda var; bu derinlemesine temizlik konusunda hiç bir etki yapmıyor. Sadece gününüzü kurtarıyor. Fırçalarınızı mutlaka her kullanışınızda yıkayın, lütfen. Buna güvenip tembelliğe vurursanız yüzünüz anında tepki gösterecektir.

Son olarak, çok sık kullanmamakta da fayda görüyorum bu ürünü çünkü alkol fırçayı sertleştirip ömrünü azaltıyor. Parasını hak eden, memnun kaldığım bir ürün olduğu için gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Özellikle jel/krem ürünleri kullandığınız fırçalarda harikalar yaratıyor.

xx


13 Mart 2015 Cuma

Makeup Geek "First Love" Allık İncelemesi//Review: Makeup Geek Blush in "First Love"


Günaydıııın!
Bir önceki yazımda bahsettiğim iki Makeup Geek allığın ikincisini inceliyor olacağım bugün!

Good morning everyone!
Today I'll be reviewing the second MUG blush that I mentioned in my previous post!







First Love, çok belirgin şekilde mavi alt tonlu bir soğuk pembe. Mac'in limited edition Azalea Blossom'ını biliyorsanız, onun pembe kısmının rengine benziyor. Bilmiyorsanız şu yazıma tıklayabilirsiniz.
Tamamen mat olduğu düşünüyordum ancak çok çok dikkatli bakınca içinde incecik yansımalar görülebiliyor. Ama tabi ki görüntüyü değiştirecek bir ışıltı olmadığı için bana göre mat kategorisinde.
Önceden de belirttiğim gibi, bu ve Smitten, çok açık tenliler için üretilmiş allıklar. Bu sebeple, eğer çok açık değilseniz gözükmeyecektir, paranıza yazık etmeyin derim.
Tabi olay ten rengini tutturmakla bitmiyor. Allık çok soğuk olduğu için, yani eflatuna çalan bir pembe olduğu için, üst üste katlar uygularsanız kirli bir görüntü oluşturuyor. Grimsi bir solukluk yaratıyor yani yanakta. Allık çok hafif renk verdiği için insanda bu tarz üst üste kat uygulama isteği oluşabiliyor ama kesinlikle bunu yapmayın; çok uçuk bir görüntüsünün olması gerekiyor zaten renk itibariyle.
Bunun dışında tozutma sorununun olduğunu söyleyebilirim. Çok tebeşirimsi olduğu için ciddi miktarda ürün havada uçuyor.
Renk orjinal ve kendine özgü, herkese göre olmadığı için benden tam puan alıyor ancak performans ve şu grimsi zombi renge çalma ihtimali pek hoş değil. Yine olsa yine alırım tabi, bu renkler benim olayım biliyorsunuz. Ama tavsiye konusunda, sadece benim gibi pale pink/barbie pink renk skalasına çok düşkünseniz tavsiye edebileceğimi belirtmek isterim.

First Love's a legit blue-based pale pink blush which is kinda similar to the pink side of Maz Azalea Blossom, you can check it out here
I thought that this was completely matte but after looking so close I realized that it has the finest shine in it. But it's not even changing the look of it, so I consider this matte.
As I mentioned before, this one was designed for particularly deeply fair skin tones so it won't show up if you're not pale as a ghost as me. However, even if you're so pale, you may face with the handicaps of looking zombie-ish due to the layering of the blush. Because of the fact that it's lilacy blue based pink blush, it tends to look greyish when applied in layers. So, just apply one coat and enjoy the slightest blush look on your cheeks without popping up too much.
Apart from that, it has a crazy amount of fall outs cuz it's so chalky. I'm really into these pale pink/barbie pink color range in make-up so I still like it but I may only recommend this if you're passionately loving blue-based pinks, otherwise I wouldn't.

xx