lancome etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lancome etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ekim 2014 Pazartesi

Yeni LANCOME Grandiose Rimel İncelemesi//Review: NEW LANCOME Grandiose Mascara


Herkese günaydın!
Lancome'a ne kadar sadık, ne kadar bağlı ve bir o kadar da hayran olduğumu bilenler biliyor. Lancome benim için annemden bana geçen high-end markaların en gözdesi. İlk makyaj malzemem de yıllaaaar önce Lancome'du, bu yüzden duygusal bir bağımız da var.
Tabi tüm bu duygusallığı geçersek, ne kadar kaliteli olduğu tartışmasız. Rimellerine ayrı bir ilgim olduğu da bloğun sıkı takipçileri ve bana rimel önerisi sormak için mail atanlar tarafından biliniyordur, Hypnose Drama hayatımın rimelidir.




Hal bu kadar sevgi doluyken, Lancome yeni bir maskara çıkaracağını müjdeliyor ve ben Türkiye'ye gelişini nasıl bekleyeceğimi düşünüyorum. Sabrın sonu selamet tabi, kendisi burada: Grandiose!



İlk dikkat çeken kısım tabi ki alışılagelmişin dışındaki tüpü. Alta doğru tombikleşen bir şekli var, üst kısımda da gradyen olarak griden şeffafa giden bir geçiş. Tabi şeffaflığın içindeki gül maketinin şıklığını atlamak olmaz, kendileri Lancome'un marka simgesi bildiğiniz üzere.


Şeklinden daha önemli bir farklılığı ürünün kendisinde görüyoruz, o da bu dalgalı, kıvrımlı fırçası!


Fırçanın üzerindeki çıkıntıların boyları eşit değil, uzunlu kısalı karışık şekilde diken gibi duruyor. Bu da asıl olayı zaten.


Fırçanın kıvrımlı olması (kesinlikle esnek ya da hareketli değil), 360 derece çevirerek bile her açıda kullanılabilmesini sağlıyor. Bu cümle bir anlam içermiyor gibi gözüküyorsa sizin için de, benim için biraz öyleydi çünkü, içinden bir prospektüsvari kağıt da çıkıyor.
Bu hareketleri normal fırçayla yapamıyor muyduk yani, farkı ne? derseniz, pek de yapamadığımızı söyleyebilirim. Yani düz fırçalarda ilk hareket tabi ki çok kolay, ama kirpiklerin burna yaklaşan yerdekilerine ulaşmak eziyet. Ayrıca el değiştirmeden diğer göze geçince açıda değişiklik yapmak da facia. Bu kıvrımlı fırçayla hepsi oldukça kolay oldu benim için.
Kullanım kolaylığının sağladığı sonucu tek kelimeyle özetlemek istiyorum: MUCİZE. Benim kirpiklerim oldukça kısa ve ince. O yüzden rimel konusu benim için turnusol niteliğinde. Bu rimel, resmen upuzun kirpiklere saniyeler içinde ulaşmamı sağladı. İlk uygulamamda garip garip şaşkınlık sesleri içinde seyrettim kirpiklerimi, pek inanamadım açıkçası. Resmen takma gibi, ama değil. They're Real bana bunu sağlayamamıştı mesela, sloganı bu olsa da.
Ayrıca kesinlikle akma, bulaşma gibi bir durumu yok ki bu çok şaşırtıcı değil çünkü Lancome'un hiç bir rimelinde bu sorunu yaşamadım. Çıta belli.
Çıkarmasının bu kadar kolay olacağını tahmin etmiyordum doğrusu. Hiç ovalamadan tek silişte çıkardım. Çok rahattı.
Tek kötü yanı şu ki, üst üste çok kat uygularsanız kirpikleri birbirine yapıştırıyor. Ama kat kat uygulamanıza gerçekten gerek kalmıyor zaten, ilk seferde istediğiniz görüntü karşınızda oluyor.

Özetle, ben bu rimele taptım. Gerçekten aşk yaşıyorum şu an. Lancome beni yine yanıltmadı, muhteşem bir iş başarmışlar.

Ürünü ben 89 TL'ye aldım, aldığınız yere göre fiyat değişiklik gösterebilir.

Herkese iyi haftalar!

xx

6 Şubat 2014 Perşembe

ÇEKİLİŞ! Geç Kalmış Sevgililer Günü Çekilişi

Merhabalar!
Size bu ruju incelediğim yazımda, Kasım ayında çekilişle vereceğimi söylemiştim ve Şubat oldu ancak hatırlıyorum. Hatırlamama vesile olan ev değişimim sağ olsun, çekmecede hiç açılmamış Lancome ruju bulunca "AAA ÇEKİLİŞ YAPACAKTIM Kİ BEN!" dememin üzerinden 5 dk geçti ve ben bunu postu yazıyorum. Rujun rengini ve benim kendi rujumdan yaptığım swatch'u görmek için taa o zamanki postuma şuradan bakabilirsiniz. Postu okursanız göreceksiniz ki bu benim hayatımın bordosu, üzerine tanımıyorum. Sevgililer Günü için ideal olacağını düşünüyorum, tamamen denk geldi ama konsepte uydu. Bir an acaba vermesem de elimdeki bitince buna mı başlasam diye düşünmedim değil, haha, şaka yapıyorum, bu size ayrılmıştı.



Tek yapmanız gereken GFC ve Bloglovin'den izleyicim olmak.

Bloglovin'im: http://www.bloglovin.com/en/blog/2727679

Yaşınız 18'den küçükse lütfen ailenizden izin alıp katılın çünkü bana kazandığınız takdirde adres bilgisi vermeniz gerekecek.

Ek haklar her zamanki gibi (zorunlu değil):
Twitter'da takipçim olmanız ve çekilişi duyurmanız: +1 (Twitter linkim: https://twitter.com/Beauty_Gore)
Facebook'ta ve Google Plus'ta paylaşımınız: +2
Bloğunuzda bana bir post ayırırsanız tabi ki +3

ÇEKİLİŞ 25 ŞUBAT GECE 12'DE SONA ERECEK, SEVGİLİLER GÜNÜ'NE YETİŞEMEYECEĞİ İÇİN ÜZGÜNÜM AMA KATILMAK İSTEYEN HERKESİN KATILABİLMESİ İÇİN SÜREYİ UZUN TUTUYORUM.

Aşağıdaki formu doldurduğunuzda katılmış oluyorsunuz, hepinize bol şans!

14 Ekim 2013 Pazartesi

Karşılaştırma//Lancome Artliner Vs L'oreal Super Liner: Gerçekten Dupe mu?


Merhabalar;

Bloğumu uzun zamandır takip edenler bilecektir ki, benim yıllardır sürekli kullandığım eyeliner'ım Lancome Artliner'dır. Üzerine başka bir eyeliner tanımam, Lancome'u da ayrı bir severim. Ama tabi ki maddi olarak insana oldukça büyük bir yük yüklüyor zira her gün eyeliner kullanan biri olarak 2 ayda bitiriyorum ve fiyatı 90 lira.

Bu sebeptendir ki, blogda sıkça L'oreal'in eyeliner'ını deneyip bu konuda inceleme yazısı yazmam istendi. Ben de, peşin hüküm vermeden, zamanın hakkını vererek 4-5 ay boyunca L'oreal Super Liner'ı kullandım ve kıyaslama yapacak hale geldim.



Lancome Artliner, esnek uçlu ince bir yapıya sahip olan bir aplikatöre sahip. Tüpteki ürün oldukça akışkan, bu nedenle aplikatör kolayca ürünü alıp uygulama sağlıyor. Siyahlığı kömür karası değil, normal bir siyahlıkta. Oldukça kolay kuruyor ve kesinlikle dağılma, akma gibi durumlara girmiyor. 8-9 saat önce sürdüğüm eyeliner'ın bir gram bozulmadığını, gün bitip eve döndüğümde görüyorum.



L'oreal de, dupe amacıyla üretildiği için, aynı şekilde dizayn edilmiş. Ucu Lancome'unkinden daha uzun. Siyahlığı biraz daha fazla. Ürün biraz daha yoğun yapılı.


İki ürünü karşılaştırmak gerekirse, bana göre L'oreal Lancome'un daha uygun fiyatlı bir dupe'u olabilir, ama kesinlikle Lancome kalitesinin yanından bile geçmiyor. Dupe dediğimizde çok kalite aramıyoruz zaten, ama yine de bu kadar benzer tasarımda oldukça yakın bir kalite beklenir. Yine de böyle bir durum yok.
Özellikle kalıcılık konusunda L'oreal çok net sınıfta kalıyor. Lancome'un 8-9 saatinin yanına bile yaklaşamıyor. Daha koyu bir siyah olmasına rağmen, özellikle kalın eyeliner uygulamalarında, bir kaç saat sonra renk uçup gidiyor. Hatta, ürün sonlara gelmişse sürdükten 15-20 dk sonra göz altına pul pul dökülmeye başlıyor ki bunu 1 liralık üründe ancak görürsünüz, tam bir fiyasko.
Sonuçta; evet, kısa süreli bir dupe olabilir, ama hakkını veren bir dupe kesinlikle değil.
xx

1 Ağustos 2013 Perşembe

Lancome Rouge In Love//Rose Sulfureuse İncelemesi


Merhabalar;
Bundan 1.5 ay önce, annemle birlikte alışveriş yaparken Mac dışında bir ruj almak istediğime karar verip Lancome standına ışınlandım, ve uzun denemeler sonucu mükemmel bordoyu orada buldum. Kırmızı/bordo rujlar konusunda gerçekten oldukça araştırma yapmış ve çok çeşit denemiş biri olarak denk geldiğim en kaliteli ve classy rujun Lancome Rouge In Love serisinden Rose Sulfureuse olduğuna hiç bir şüpheniz olmanız, bu kadar geç keşfetmiş olduğuma inanamıyorum.





Gördüğünüz gibi renk olarak pembemsi bir bordoluğu var. Şarap renginin net karşılığı, bu tanım yeterli olacaktır diye düşünüyorum. Mat ama boya gibi duran bir matlıkta değil, hafif bir canlılığı/parlaklığı var. Kesinlikle kurutmuyor ve en önemlisi, muhteşem kalıcı. Bolca yiyip içme testine tabi tuttum ve hiç yarı yolda bırakmadı. Yenilememe gerek bile kalmadı. Kokusu çok hafif, varla yok arası. Klasik Lancome kokusunu bilenler anlayacaktır.

Fiyatıysa 73 TL.







Kutusu klasik Lancome kutusu ve renginde, kabartması da öyle. Şikayetçi olduğum tek nokta, rujun tüpünün dizaynı. Bence ucuz görünüyor, kesinlikle eski Lancome ruj tüpüne dönmeliler. Biliyorum, yeni bir seri ama yeni diye klasikten vazgeçmenin de bir anlamı yok. Lancome, duy sesimi!


Evet şimdilik bu kadar, muhteşem bordoyu bulmanın rahatlığındayız.

xx

14 Temmuz 2013 Pazar

Yazın Günlük Makyajımda Kullandıklarım


Merhabalar;
Yazın gelmesiyle birlikte doğal olarak makyaj rutinimde de bazı değişiklikler oldu. Yazın ve kışın neyi farklı yaptığımı merak eden insanların sayısı da çoğunluktaydı, o yüzden bu yazı amaca hitap edecektir diye düşünüyorum. Her ne kadar mümkün olduğunca hafif makyaj yapmaya çalışsam da, yaz ve sıcaklık çoğu makyaj ürünümden beni vazgeçiremiyor, o yüzden kış rutinimden çok da farklı olmuyor. Ben zaten makyaj konusunda ya hep ya hiç mottosunda olduğum için, yapıyorsam doğal olmaya çalışmadan tam halinde yapıyorum.

Yaptığım büyük değişikliklerden biri, aşık olduğum Nars Sheer Glow fondötenden YSL Touche Eclat fondötene geçişim oldu. Yapısı çok daha hafif olduğu için, ve kapatıcılığı da BB creamler kadar az ve yavan olmadığı için, yaz fondötenim YSL oldu.


Kapatıcım, yapısının hafifliği ve kapatıcılığının harikalığı sebebiyle Nars Radiant Creamy Concealer.


Bazım, hiç bir zaman değiştirmediğim Mac Painterly Paint Pot. Yazın eritici etkisinden etkilenmemesi, değiştirmeme sebebim.


Göz makyajımdaki tonları değiştirmedim, çünkü renkli far kullanmayı sevmiyorum. Toprak tonları benim için sonbahar ve kış renkleri olmaktan ziyade, imza makyajımın bir parçası. Arada koyu morlar, koyu yeşiller kullansam da en sık kullandığım farlar pek değişmiyor.



Soldan sağa: Club, Woodwinked, Antiqued, Naked Lunch, Omega, Carbon *Hepsi refill form, palet için/MAC*

Likit eyelinerlar, kalitesi ne olursa olsun, sıcak ve nemli iklimlerde çok da dayanmadığı için, Lancome Artliner'ım yerine Mac Blactrack gelliner'ımı kullanıyorum, uygulama fırçam da Mac 263.


Rimel olarak özel bir değişikliğe gitmedim, bitirmeye çalıştığım Benefit They're Real'ı kullanıyorum. Bittiğinde her zamanki favorim Lancome Hypnose Drama'ya ışık hızıyla geri döneceğim.


Çoğu insanın aksine, yaz gelince şeftali tonu allıklara geçiş yapmıyorum. Benim allık rengim pembe tonlarındadır ve pek değişmez zaten. En sık kullandığımsa, Mac Blushbaby.


Kontur adımını, kışın verdiği rehavetten olsa gerek, soğuk zamanlarda atlamaya meyilliyken yazın kontursuz dışarı çıkmaz oldum. En sevdiğim kontur ürünü tartışmasız NYX Taupe.


Ve asıl olayım olan, highlighter. Yazın kendimi tamamen bir highlighter kraliçesi gibi hissediyorum, bu aralar en sık kullandığımsa Mac MSF Lightscapade.


Pudra kullanımımı yazın minimum düzeye çekiyorum, sadece göz altı kapatıcımı sabitlemek için kullanıyorum, kullandığım pudraysa Mac Studio Fix Powder


Ruj konusunda çok belirgin renklere gitmemeye çalışıyorum çünkü yazın rujlar feci bir akma eğiliminde ve akan bir kırmızı ruj görüntüsünün düşüncesine bile tahammül edemiyorum. Zaten benim imza ruj rengim olan Mac Snob'dan vazgeçmem düşünülemez bile.


Fırçalarımın bazılarını yazın kullanmıyorum ama kullanmadıklarımı ve sebeplerini yarınki yazıda anlatacağım, kullandıklarımsa Mac 224, Mac 217, Mac 118, Da Vinci 12.


Hiç de hafif olmayan yaz makyajımın temel taşı tabi ki güneş kremim, blogda inceleme yazısını bulabilirsiniz. Aynı şekilde, bahsettiğim tüm ürünlerin ayrı ayrı inceleme yazıları da blogda mevcut. Yarın, dediğim gibi, sadece kışın kullandığım ürünleri ve neden yazın kullanmaya uygun olmadıklarını anlatacağım bir yazı da burada olacak.

xx

25 Haziran 2013 Salı

Tek Sevdiğim Mavi Far: Lancome Color Design


Merhabalar;
Sıkı takipçilerim bilecektir ki, mavi fardan nefret ederim. Çok sıkı olmayan takipçilerim de bilir ki, mavi fardan gerçekten nefret ederim. Benim için, ucuzluğun renk ve ürün kombini mavi fardır. Ama gel gör ki, her zaman güvendiğimiz markaların mavileri, özellikle neon olanlar, bu fikrimi kırmaya yaklaşabiliyor. Yaklaşmaktan da ötesini yapıp gerçekten beğenimi toplayan tek mavi farsa Lancome'un bu farı.




Gördüğünüz gibi bu mavi, neon turkuazımsı ama yeşili bir turkuaz kadar çok olmayan gök mavisinde. Pigmentasyonu harika ve yapısı o kadar yumuşak ki genelde bu tarz net renkli farlarda karşılaştığımız sertlik sorunuyla karşılaşmıyoruz. Bu rengi yakalamak için 5 kat sürmenize de gerek yok, Lancome'un pigmentasyonları zaten çoğu zaman inanılmazdır.


Hiç sevmediğim bir mavi olan Mac Moon's Reflection ile yan yana swatchlayınca farkı daha net görüyoruz. Bir kere mat mavi, her şekilde parlak maviyi sollar zaten.



Beraber kullanımı en çok sevdiğim renklerse toprak tonları ve şeftali tonlu açıklar, çünkü bu neonluğu dengelemek gerekiyor. Yukarıdaki kombinlerde üst kısımda: Solda Mac All That Glitters, sağda Mac Constructivist Paint Pot
Altta: Solda Mac Cork, sağda Mac Swiss Chocolate

Benim gibi mavi fardan nefret ediyorsanız, bir şans verin derim.

xx

25 Mayıs 2013 Cumartesi

Her Siyah Far Gerçek Siyah Mı? MAC Carbon, Urban Decay Crave, Lancome Ombre Subtile Siyahları


Merhabalar;

Bu post çoğu kişiyi hiç ilgilendirmiyor olabilir, "Siyah far siyahtır işte." fikrindeki insanlar için lüzumsuz gelebilir ama siyahlar arasındaki farkı önemli bulanlar ve alırken dikkat edenler için yazıyorum, çünkü benim için oldukça önemli.

Bildiğiniz üzere her markanın temel bir siyah farı vardır, 4'lü 5'li far paletlerinde de mutlaka sonda bir siyah bulunur. Ama bu siyahın gerçek siyaha ne kadar yakın olduğu kısmı oldukça değişkendir. Ben bunu, elimdeki 3 adet siyah farı birbirleriyle karşılaştırarak göstermenin faydalı olacağını düşünüyorum.

Mac'in klasik, değişmez siyahı Carbon


Urban Decay'in Naked Basics paletindeki Crave


Lancome'un Ombre Subtile serisinden krem/siyah duo'nun siyahı


Bu üç far da genel klasmanda siyah, ancak aralarındaki ton farkı kullanım alanı  farkına da yol açıyor.


Soldan Sağa: Mac Carbon, Lancome Ombre Subtile, UD Crave

Görüldüğü üzere, aralarındaki en gerçek siyah Crave'ken Lancome siyahı onların yanında gri gibi kalıyor. Ama tek başına bakarsak o da siyah farlar kategorisinde. İşte bu fark, az önce belirttiğim kullanım alanı değişikliğine yol açıyor. Şöyle ki, hafif bir smokey eye makyajı istersem sert bir siyah kullanmam hem çok yorucu olur hem de sonuca ulaştırmaz. Demek ki, bu makyajda seçimim Lancome küllü siyahından yana olacak. Eğer cidden koyu bir smokey eye istersem, onun için de tercihim Mac Carbon olacak. Crave ise kirpik dibine eyeliner yerine far uygulaması yaptığımda kullanacağım bir far olacak, yani göz makyajımda çok sert bir eyeliner istemiyorsam eyeliner çizgisini farla yaratıp daha sade ama hala simsiyah olan bir görüntü yakalayacağım.

Dediğim gibi, bu durum çoğu insan için bir şey ifade etmemekle beraber benim için oldukça önemli. Küllü bir siyahla istediğiniz kadar kat kat uygulama yapın, gerçek siyahla yapacağınız makyaja benzemez. Tam tersi bir şekilde, çok koyu bir siyahı istediğiniz kadar az ve dikkatli kullanın, yine de küllü siyah duruşunu ve sadeliğini yakalayamazsınız. Bu yüzden, bu konuyu önemsiyorum ve paylaşmış bulunuyorum.

xx