yaz makyajı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaz makyajı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Eylül 2014 Pazartesi
Bu Yaz Neler Kullandım?: 2014 Yaz Sonu Kozmetik Derlemesi//The Products That I Used in Summer 2014
Eylülün ilk gününden herkese merhabalar!
Yazı noktalayıp sonbahara başladığımız bugünde, yaz dönemi boyunca sürekli kullandığım ürünleri topluca paylaştığım bir post yazmak istedim.
Bu yazıda temizlik ve bakım rutini ürünleri olmayacak, sadece kozmetik.
*Bahsettiğim tüm ürünlerin detaylı incelemeleri ayrı ayrı bloğumda mevcut, sol üstteki arama çubuğuna ürünün ismini yazmanız yeterli.*
Buyrun, başlayalım!
Salutes to everyone on the first day of September!
I'd like to share the products that I've continously used in summer 2014, enjoy!
Yazın herkesin yaptığı gibi, ben de çok daha hafif ve minimal makyajlar yapıyorum. Hatta bu yaz, sıfır makyajla dışarı çıktığım günler geçen yazlara göre çok daha fazla oldu. Yüzümde fazlalık yapacak hiç bir şey istemedim açıkçası.
I used minimum amount of product within the past 3 months and I had much more no-make up times than the past summers.
En önemli ve vazgeçilmez ürünümle başlıyorum tabi ki; o da güneş kremi. Bana çok fazla bu konuda soru mailleri geliyor ve herkesi blogdaki tek güneş kremi inceleme yazıma yönlendiriyorum çünkü yıllardır hiç değiştirmeden La Roche-Posay Anthelios XL 50+ kullanıyorum yüzüm için. Aşırı derecede memnunum, bu yaz da rutinim değişmedi bu konuda.
I've been using La Roche-Posay Anthelios XL 50+ for ages and I'm super pleasant about this sun screen so I kept on using it.
Bildiğiniz üzere benim taptığım fondöten Nars Sheer Glow, yüzüncü şişeyi almak üzereyim resmen. Ama yazın kesinlikle bana çok fazla geliyor.
BB kremler ve görüşlerimdeki değişimlerle ilgili bir yazı yazmıştım Pure Beauty'nin bu ürününün incelemesinde, orada da belirttiğim gibi BB krem algımı değiştiren ve tüm yaz her makyajımda kullandığım ten grubu ürünü budur.
My holy addiction Nars Sheer Glow is a bit too heavy for me for the summer time so I used this Pure Beauty BB Cream all the time. It's pretty amazing.
Yine yaz sezonu değişimlerinden biri olan Rimmel Wake Me Up kapatıcı, tüm yaz hiç durmadan kullandığım kapatıcım oldu. Başka hiç bir şeye elim gitmedi çünkü yapısı çok hafif ama kapatıcılığı da benim göz altlarım için oldukça yeterli. Bu kapatıcıya bayıldığımı bilen biliyordur inceleme yazımdan.
Rimmel Wake Me Up Concealer was my go to concealer for the whole summertime, I really really really love this light-but-effective product.
Baz tercihim yıllardır değişmediği gibi bu yaz da değişmedi, tabi ki Mac Painterly Paint Pot.
A classic base of mine has not changed; Mac Painterly Paint Pot.
Yazın kullandığım farların çoğu bu iki palettendi, o yüzden ayrım yapmayıp ikisini de listeye koydum: Lorac Pro ve Urban Decay Naked 3.
The huge portion of the eyeshadow consumption of mine was from these two palettes in summer: Lorac Pro and Urban Decay Naked 3.
Yaz kış değişmeyen jel eyeliner'ım Mac Blacktrack bu yaz da başroldeydi zira kuyruklu eyeliner olmadan yapacağım bir makyaj benim için hayal bile edilemez.
Mac Blacktrack is performing the lead role of the game as always cuz I can never imagine a look without winged eyeliner.
Tabi ki smokey/dağınık/buğulu göz makyajlarım için kopkoyu bir kahverengi olan Mac Coffee bu yaz sıkça kullandığım bir ürün oldu ki genelde göz kalemlerine pek elim gitmez.
For the smokey eye looks, I used Mac Coffee which is pretty surprising cuz I generally don't use pencil eyeliners.
Rimelimi de değiştirmedim tahmin edebileceğiniz üzere, Mac Haute&Naughty Too Black Lash aynen devam.
I did not change my mascara routine so Mac Haute&Naughty Too Black Lash keeps the fame on.
Kontur ürünüm de demirbaşlar kategorisinde olduğu için değişmedi bu yaz da; NYX Taupe.
Allık olarak daha doğal olduğu için krem allıklara ağırlık verdim ve tabi ki tercihim çokça övgümü alan Maybelline Master Glaze 50 numara oldu.
Toz allık kullanmak istediğimdeyse, 3 yada 4 yıl önce çıkan Mac koleksiyonundan aldığım bu devasa mordan pembeye ombre allığı tercih ettim çünkü kışın elim pek gitmiyor ve çok büyük o yüzden kullanıp azaltmak istedim.
Contour product of mine has not changed, still NYX Taupe.
As blush, I gravitated towards cream blushes and I really enjoyed using Maybeline Master Glaze in no. 50, it gives a natural healthy look to your face.
When I want to use powder blush, I used Mac's giant ombre blush from the collection which was released 3 or 4 years ago.
Aydınlatıcım da en en en sevdiğim aydınlatıcı olan Mac Lightscapade idi bu yaz, genellikle ıslak uyguladım ve daha belirgin bir parlaklık elde ettim elmacık kemiklerimin üst kısmında. Zaten ne kadar çok kullandığımı bombesinin yok olmasından anlayabilirsiniz.
My highlighter of the summer was Mac Lightscapade which is my all time fav highlighter. I used wet most of the time to achieve more glowy finish.
Son olarak da, bu yaz sürekli kullandığım iki rujdan bahsedeyim: Nars Goodbye Emmanuelle ve Mac Viva Glam Nicki Minaj. İkisi de oldukça neon, parlak pembeler.
Lastly, my summertime lipsticks of 2014: Nars Goodbye Emmanuelle and Mac Viva Glam Nicki Minaj.
Siz bu yaz hangi ürünleri kullandınız? İçlerinde benimkilerle aynı olanlar var mı?
xx
6 Ekim 2013 Pazar
No.14: Sun Blonde(Limited Edition)//MAC Farları İnceleme Serisi
İyi pazarlar!
Mac farları inceleme serisine limited edition olan bir ürünle devam ediyorum.(Ebay ve benzeri sitelerde hala bulabilirsiniz.) 2 ya da 3 yaz önce Surf Baby koleksiyonuyla gelen bu farı koleksiyon promo'larında gördüğüm gibi vurulmuştum. Çıktığı an da gidip aldım. Paletime koymak için de, çiçekli beyaz koleksiyon plastiğinden depot ettim.
Günlük kullanıma uygun olabilecek bir sarı farım hiç olmamıştı, hep çekimlerde kullanmak için vibrant sarılar denemiştim. Bu sebeple, kendi şahsi koleksiyonuma eklemenin yararlı olacağını düşünmüştüm alırken, iyi ki de almışım.
Rengini koyu sarı, camel rengine benzer bir renk olarak tanımlayabilirim. Koyu sarılardaki genel handikap, rengin çamur/bulamaç gibi bir renge dönmesidir ve bu farda o asla yok. Çok net bir şekilde sarılığını koruyor. İçinde çok hafif bir ışıltısı var ama parça olarak değil, rengin kendisinde var.
Beyaz tenlilerin sarıyla olan anlaşmazlığı malumunuz, ama bu far çok tok bir sarı olduğu için beyaz tende harika duruyor. Siyahla kombinlenmesi mükemmel, ayrıca bu tarz sıradışı renklerde genelde pigmentasyon kaybı olur, bunda öyle bir olay yok. Elinizde neyse gözünüzde de aynı şekilde duruyor.
En önemlisi, sapsarı bir far sürmüş gibi gözükmüyorsunuz. Göz kapağınızın rengiyle oldukça iyi bir şekilde bütünleşiyor. Yani günlük makyajda, sarı sizin renginiz olmasa bile, çok rahat kullanabileceğiniz bir far. Sarı, benim hiç bir alanda, ne giyim ne kozmetik, tercih ettiğim bir renk olmamasına rağmen bu fara bayılıyorum.
Limited edition olmasına rağmen, bu incelemenin size hangi ton aralığındaki sarıların daha günlük kullanımda olabileceğini göstermek adına yardımcı olabileceğini düşünüyorum, yani bunu referans alıp yakınlarda bir sarıyı çok rahat kullanabilirsiniz.
Artılar:
-Rengi inanılmaz güzel.
-Günlük kullanım için uygun.
-Sürümü çok kolay.
-Blending'te renk değişimi yaşamıyor.
-Pigmentasyonu çok iyi.
-Siyahla harika bir kombin oluşturuyor.
Eksiler:
-Limited edition olması.
Tekrar alır mıyım? Evet.
Puan: 9/10
xx
Etiketler:
mac,
mac eyeshadow swatches,
mac far,
mac far inceleme serisi,
mac summer collection,
mac sun blonde,
mac surf baby,
mac surf baby collection,
mac yaz koleksiyonu,
surf baby,
yaz makyajı
15 Temmuz 2013 Pazartesi
Yazın Özellikle Kullanmadığım Ürünler ve Sebepleri
Merhabalar;
Dünkü postta söz verdiğim gibi, bugün de yaz aylarında kullanmadığım ürünlerden bahsedeceğim. Çok fazla olmamakla beraber, değiştirilmeleri ve yerine yaza uygun ürünlerin koyulması önemliydi benim için.
Öncelikle temel değişikliğim olan fondötenle başlayalım.
Biliyorsunuz ki, sayısız fondöten denemiş ve kullanmış biri olarak, son 2.5 yılımın kraliçesi Nars Sheer Glow ve hayranlığımı sıkça dile getiriyorum. Kapatıcılığı, duruşu, yüzün kendisindenmiş gibi görünmesi, toplanmaması ve yapısal olarak çok homojen olması gibi harika özellikleri var ve parasını sonuna kadar hak ediyor. Ayrı bir inceleme yazım var zaten, linkleri yazının sonuna koyacağım. Yalnız, bu fondötenin yaz için biraz ağır olduğunu yeni yeni farketmeye başlıyorum.
Geçen yaz, kullandığım bir ilaç yüzünden cildimde alerjiye bağlı sivilceler oluşmuştu ve tüm yaz bu fondöteni kullanmaya devam ettim kapatmak için, gayet de iyi gelmişti ve hiç ağır hissetmiyordum. Ama bu yaz, cildimde sıradışı bir sorun olmadığı için, ağır geldiğini hissettim. Kapatıcılığı harika da olsa, çok nemli yerlerde yaşıyorsanız cildinize nefes aldırmadığını ve saçma bir şekilde terlettiğini deneyimleyebiliriniz. Akması, parlaması olmuyor tabi ki ama bir ağırlık hissediyorsunuz yüzünüzde. O yüzden, sonbahar-kış-ilkbahar fondöteni olarak benim kalbimdeki yerini sürdürecek ama yaz için kullanacağım bir ürün olmayacak.
Yazın kullanmadığım bir diğer ürün de fondöten fırçası. Fırçasız fondöten uygulamaktan hiç haz etmiyorum, çünkü fırça harika bir görüntü ve dağılım sağlıyor. Ama bunu yaparken, bolca da kapatıcılık sağlıyor ve fondöten kullandırtıyor. Yani, kışın beni rahatsız etmeyen fondöten miktarı, yazın rahatsız ediyor. Fırçayla ancak bir bölgeyi kapatabileceğim fondöteni elimle uyguladığımda tüm yüzüme yayabiliyorum ve bu hafif tabaka benim yaz idealim. Tabi ki gece makyajlarımda, yaz da olsa, fırçalarımdan vazgeçmiyorum.
Kullanmamaya gayret ettiğim diğer ürünse siyah eyeliner. Eyeliner, likit olmadıkça zaten akmaya meyilli bir ürünken, hem siyah hem yaz hem göz altı çizgisi uygulaması devreye girince, duruşunu kaybedip saçma bir hal alan bir görüntüye dönüştürüyor makyajı. O yüzden, çok sevdiğim Lancome siyah eyeliner'ımı bile sonbahara kadar rafa kaldırmış bulunuyorum.
Ve vazgeçtiğim için en çok acı çektiğim şey olan koyu renk dudak ürünleri. Kırmızı ve bordoya veda etmek benim için çok zor, pembe ruj insanı olsam da, ve hatta neredeyse tüm rujlarım pembe olsa da, istediğim her an kırmızı ruja dönebildiğim bir iklim varken yazın kısıtlanmış hissediyorum. Kırmızı/bordo ya da koyu renk rujların, kalitesinden bağımsız olarak, çok daha çabuk akma ve bozulma eğilimleri var ve bu durum yazın en üst seviyeye çıkıyor. Çevresini kapatıcıyla geçip pudrayla sabitleseniz bile sorun yaşayabiliyorsunuz. Hiç olmasa bile, diken üstünde bir kullanımı var her an akabileceği için. Mac Cherry Lip liner ve Mac Media ilk sırada vazgeçtiklerimden, maalesef.
Dünkü postta yazın kullandıklarım arasında göstermiştim Mac Studio Fix pudrayı, ama açıklamamda da belirtmiştim ki; sadece göz altı kapatıcımı sabitlemek için kullanıyorum. Normal pudra rutinimi kesinlikle yazın yapmıyorum çünkü olabilecek en kötü görüntü nemle karışmış bir pudradır.
En önemli noktalardan biri de cilt bakımı ve makyaj öncesi uyguladıklarımda yaptığım değişiklik. Serumum (Guerlain Abeille Royale Kraliçe Arı Sütü Serumu) gece ve gündüz kullanımı için ortak olsa da, yani makyaj altı uygulaması için de önerilse de, ben kesinlikle yazın makyajımdan önce serum kullanmıyorum. Serumu, gece skincare'ime saklıyorum. Serumlar, yapıları sebebiyle çoğu cilt ürününü(fondöten, kapatıcı, pudra) kırmaya meyillidir ama soğuk havalarda bu kırma olayına çok da rastlanmaz. Yazınsa, serumlar nemle birleşince kırıcı etkisini gösterir ve yüzdeki duruşu bozar.
Bunun yerine, yazın yaptığım makyaj öncesi rutinimde üstteki ürünleri kullanıyorum. Önce, YSL Forever Youth Liberator SPF 15 nemlendiricimi sürüyorum, tamamen emmesini bekliyorum, sonrasında La Roche-Posay 50+ Anthelios XL güneş kremimi sürüp makyaj uygulamasına başlıyorum. Eğer SPF 15'in cildinizin yanmaması için yeterli olduğunu düşünüyorsanız sadece SPF'li bir nemlendiriciyle yetinebilirsiniz ama benim için 15 tatmin edici bir SPF miktarı değil, bu yüzden güneş kremi uygulamasını hiç atlamıyorum.
Bahsettiğim ürünlerin incelemelerine ulaşmak isterseniz;
Nars Sheer Glow Fondöten
Mac Cherry Lip liner
Mac 187 Fondöten Fırçası
Mac 190 Fondöten Fırçası
La Roche-Posay Anthelios XL 50+
xx
14 Temmuz 2013 Pazar
Yazın Günlük Makyajımda Kullandıklarım
Merhabalar;
Yazın gelmesiyle birlikte doğal olarak makyaj rutinimde de bazı değişiklikler oldu. Yazın ve kışın neyi farklı yaptığımı merak eden insanların sayısı da çoğunluktaydı, o yüzden bu yazı amaca hitap edecektir diye düşünüyorum. Her ne kadar mümkün olduğunca hafif makyaj yapmaya çalışsam da, yaz ve sıcaklık çoğu makyaj ürünümden beni vazgeçiremiyor, o yüzden kış rutinimden çok da farklı olmuyor. Ben zaten makyaj konusunda ya hep ya hiç mottosunda olduğum için, yapıyorsam doğal olmaya çalışmadan tam halinde yapıyorum.
Yaptığım büyük değişikliklerden biri, aşık olduğum Nars Sheer Glow fondötenden YSL Touche Eclat fondötene geçişim oldu. Yapısı çok daha hafif olduğu için, ve kapatıcılığı da BB creamler kadar az ve yavan olmadığı için, yaz fondötenim YSL oldu.
Kapatıcım, yapısının hafifliği ve kapatıcılığının harikalığı sebebiyle Nars Radiant Creamy Concealer.
Bazım, hiç bir zaman değiştirmediğim Mac Painterly Paint Pot. Yazın eritici etkisinden etkilenmemesi, değiştirmeme sebebim.
Göz makyajımdaki tonları değiştirmedim, çünkü renkli far kullanmayı sevmiyorum. Toprak tonları benim için sonbahar ve kış renkleri olmaktan ziyade, imza makyajımın bir parçası. Arada koyu morlar, koyu yeşiller kullansam da en sık kullandığım farlar pek değişmiyor.
Soldan sağa: Club, Woodwinked, Antiqued, Naked Lunch, Omega, Carbon *Hepsi refill form, palet için/MAC*
Likit eyelinerlar, kalitesi ne olursa olsun, sıcak ve nemli iklimlerde çok da dayanmadığı için, Lancome Artliner'ım yerine Mac Blactrack gelliner'ımı kullanıyorum, uygulama fırçam da Mac 263.
Rimel olarak özel bir değişikliğe gitmedim, bitirmeye çalıştığım Benefit They're Real'ı kullanıyorum. Bittiğinde her zamanki favorim Lancome Hypnose Drama'ya ışık hızıyla geri döneceğim.
Çoğu insanın aksine, yaz gelince şeftali tonu allıklara geçiş yapmıyorum. Benim allık rengim pembe tonlarındadır ve pek değişmez zaten. En sık kullandığımsa, Mac Blushbaby.
Kontur adımını, kışın verdiği rehavetten olsa gerek, soğuk zamanlarda atlamaya meyilliyken yazın kontursuz dışarı çıkmaz oldum. En sevdiğim kontur ürünü tartışmasız NYX Taupe.
Ve asıl olayım olan, highlighter. Yazın kendimi tamamen bir highlighter kraliçesi gibi hissediyorum, bu aralar en sık kullandığımsa Mac MSF Lightscapade.
Pudra kullanımımı yazın minimum düzeye çekiyorum, sadece göz altı kapatıcımı sabitlemek için kullanıyorum, kullandığım pudraysa Mac Studio Fix Powder
Ruj konusunda çok belirgin renklere gitmemeye çalışıyorum çünkü yazın rujlar feci bir akma eğiliminde ve akan bir kırmızı ruj görüntüsünün düşüncesine bile tahammül edemiyorum. Zaten benim imza ruj rengim olan Mac Snob'dan vazgeçmem düşünülemez bile.
Fırçalarımın bazılarını yazın kullanmıyorum ama kullanmadıklarımı ve sebeplerini yarınki yazıda anlatacağım, kullandıklarımsa Mac 224, Mac 217, Mac 118, Da Vinci 12.
Hiç de hafif olmayan yaz makyajımın temel taşı tabi ki güneş kremim, blogda inceleme yazısını bulabilirsiniz. Aynı şekilde, bahsettiğim tüm ürünlerin ayrı ayrı inceleme yazıları da blogda mevcut. Yarın, dediğim gibi, sadece kışın kullandığım ürünleri ve neden yazın kullanmaya uygun olmadıklarını anlatacağım bir yazı da burada olacak.
xx
Etiketler:
benefit,
lancome,
mac,
mac fırça,
nars,
yaz makyajı,
ysl touche eclat fondöten
6 Temmuz 2013 Cumartesi
Waterproof Makyaj ve İncelikleri: Neden Günlük Makyajda Kullanmamalıyız?
Merhabalar;
Geçen yaz, waterproof makyajla ilgili detaylı bir yazı yazmıştım-hatırlayanlar olacaktır, bilmiyorsanız şuradan okuyabilirsiniz, ama bu yaz da mevsimsel döngünün gereği olarak bu konuyu tekrar masaya yatırmak gerektiğini düşünüyorum. Zira, bir çok doğru bilinen yanlış ve/ya yanlış uygulama var.
Öncelikle, waterproof makyajın sadece amaca yönelik kullanılan konsept bir makyaj çeşidi olduğunu netleştirelim. Çünkü, insanlar günlük hayatlarında da waterproof ürünleri, özellikleri rimelleri sıkça tercih ediyor ve bu yapılan büyük yanlışlardan biri. Waterproof ürünleri "E iyi ne güzel işte akmaz." mantığıyla almak "Büyük alalım da seneye de giyer." mantığıyla aynı. Amaca yönelik olmayan her hareket, makyaj için özellikle, size iki kat zararla geri döner.
Ne bu zararlar peki? En önemlisi, waterproof ürünler çok zor çıkar. Temizleyicinizi de ona göre alsanız bile, yine de gözlerinizi tahriş ettirene kadar bırakmaz. Çıktı diyelim, ürünlerin içinde uzun kalmasını sağlayan kimyasallar, normal kozmetik ürünlerinden daha çok ve daha hızlı zarar verir. Kozmetik zaten yeterince kimyasal bir iş, bir de üstüne ömrünü uzatmak için ekstra kimyasal katıldığını düşünürseniz, neden hazır çorbaların içindeki koruyucu maddelere bu kadar karşı çıkıldığını da anlayabilirsiniz.
O zaman hiç mi waterproof makyaj kullanmayacağız? Tabi ki hayır. Havuzda, denizde, ve bilimum yüzdüğümüz yerlerde makyaj yapmak istiyorsak ve 1 hafta-10 günlük bir tatilde her gün yapacaksak, 1 sene içinde kaldırılabilir bir oran. Ama 3-4 aylık yazlık türü bir tatildeysek, mümkün mertebe her suya girişte yapmamakta fayda var.
Son olarak, waterproof makyajda nelere dikkat etmeliyiz? Gözler için, krem farlar her zaman kurtarıcıdır, akmaz. Rimeller zaten çok sık bulunuyor, dert edilecek bir konu değil. İlla kalem çekmek istiyorsanız, eyeliner dışında pek de likit olmayan, pastel boyamsı kalemleri tercih edin. Hatta mümkünse, smokey yapıp olası bir akmayı önceden kendi kendinize yaratın, çok ciddiyim. Allıkta yine krem allıklara yönelmek en başarılısı olur. Fondöten konusuna girmiyorum çünkü bazı ciltlerdeki gözenek yapısı yüzünden suyla fondöten karışınca hiç beklenmeyen etkiler ortaya çıkabiliyor. Bu yüzden, deneyerek görmeniz daha sağlıklı olacaktır. Önerdiğim bir kaç marka için, üstte bahsettiğim yazıya bakabilirsiniz.
xx
22 Haziran 2013 Cumartesi
Neon Makyaj: Nelerle Kullanılır, Nelerden Kaçınmak Gerekir?
Merhabalar;
Bir izleyicim, Esin, benden neon makyajla ilgili bir post hazırlamamı istemişti mailinde. Her ne kadar blogda her türlü makyajı yazmaya çalışsam da, neonlar'a pek yer vermediğimi farkedişim de bu isteğin üzerine oldu. Hazır yaz da gelmiş, insanlar toprak tonlarından çıkıp renkli makyaj arayışlarına girecekken bu yazı zamanlama olarak tam da yerinde olacak diye düşündüm.
Elimde neon bir far paleti yok, ama bizzat denediğim (makyözlük yaparken ya da kendi fotoğraf çekimlerim için kullandığım) ürünleri de belirteceğim. Görselleri internetten alıyorum ve altlarına tabi ki kaynak belirtiyorum bu postta, önceden bilgilendirme yapmış olayım.
Her şeyden önce, neon görüntüleri ikiye ayırmakta fayda var. İlki, editorial dediğimiz dergi/tanırım/reklam çekimleri makyajları. Bunlar, günlük hayatta kullanmadığımız sanatsal makyajlardır ve neonların en sık kullanıldığı yerlerdir.
Tumblr.com
Tumblr.com
İkinci grupsa bu tarz parlak renkleri sakin renklerle birleştirip günlük kullanımda ya da gece makyajında kullandığımız versiyon oluyor, ki bizim aradığımız da bu.
Peki bu tip renkleri kullanırken nelere dikkat etmeliyiz ve özellikle nelerden kaçınmalıyız?
Her şeyden önce, seçilen neonların kalitesinden emin olmalıyız. Neon renkler, soluk durduklarında hiç bir şekilde amaçlarına ulaşamamış renklerdir. Yani, palette göründüğü kadar gözünüzde de canlı görünmeliler. Tabi ki bu sadece farın işi değil, altlarına mutlaka benzer renkte soluk bir baz kullanmalı ve onun üstüne işlemi uygulamalısınız.
Biliyoruz ki, neon renkleri normalde kaliteli bildiğimiz markaların çoğu üretmiyor. Sebebi aşikar, günlük kullanımda çok yeri olmaması.
Kaliteli neon renk deyince aklıma gelen ilk isim, maalesef Türkiye'de satışı olmayan, Sugarpill. Her ne kadar yeni bir marka olsa da, alternatif makyaj line'larının ve defilelerinin vazgeçilmezi. Şahsen bir defa deneme şansı buldum ve neonlarının gözdeki duruşuna hayran kaldım.
Bunun dışında daha uygun fiyatlı bir alternatif olarak, Sleek'in Acid Palette'ini sayabilirim. Şahsen denemiş değilim, ama buraya yazmadan önce reviewlar'ına baktım ve inanılmaz iyi yorumlar aldığını gördüm. Sleek'in çoğu işine güveniyorum zaten, yani çok iyi olması beni şaşırtmadı.
Weshouldmakeup.com
Son olarak, illa ki bildiğiniz markadan şaşmayacağım derseniz, MAC'in neon renklerini öneriyorum. Bizzat fotoğraf çekiminde kullandığım ve en sevdiklerim şunlar; Sour Lemmon, Lime, Bright Sunshine, Aqua, Orange ve Passionate. Hepsinin gözde duruşu mükemmel, güvenilir Mac neon renkleridir.
Eyemasq.wordpress
Bu tarz makyajlarda kalbimin kraliçesi tabi ki Illamasqua, bu markaya olan düşkünlüğümü bilmeyen yok sanırım. Ama hem çok pahalı olması hem de Türkiye'de bulunmaması sebebiyle buraya özel olarak eklemiyorum.
Göz neonlarında dikkat edilmesi gereken ikinci önemli husus, crease ve geçiş renklerinin ayarıdır. Yemyeşil bir neon göz makyajında her zamanki kahverengimsi geçiş renginizi, mesela Omega ya da Cork, kullanmanız garip olur. Neon göz makyajındaki temel prensip "degradation" prensibidir. Yani renkler göz kapağından kaşa kadar birer ton açılarak gitmelidir. Bu durumda, neon yeşil makyajınızdaki geçiş renginiz çok uçuk pastel yeşil, su yeşili olmalıdır ki kaş altınızı ten rengi ya da beyazla kapatabilesiniz.
Üçüncü önemli konu ise kaşları güçlü tutmanız gerektiğidir. Gözleriniz bu kadar patlarken kaşlarınız yokmuş gibi kalabilir, bu sebeple oldukça belirgin bir şekilde doldurmak gerekir. Kalın değil ama belirgin olması şarttır.
Neonları sadece gözde kullanmıyoruz, dudaklarımız da neon olabilir. İkisini aynı anda yapmayacağımızı zaten biliyoruz, özel olarak belirtmeme gerek yok. Neon rujların normal rujlardan farklı bir handikapı yoktur, sadece çevresinden fondöten ve kapatıcıyla geçme prosesini asla atlamamanız ve iyi çerçeve yapmanız gerekir. Benim kendimde en sevdiğim neon rujlar Mac Quick Sizzle ve Mac Viva Glam Nicki Minaj
Neon renkleri sürekli makyaj/imza makyajı olarak benimsemek oldukça zor ve meşakkatli bir iş olduğu için çoğu insan sadece özel günlerde kullanıyor, ama şu var ki herkesin bakışlarını üzerinde hissetmekten çekinmeyen ve tekniğini doğru uygulayan insanlar her zaman hayranlık uyandırır.
Son olarak, neon renkler hata affetmez. Bu sebepten, tekniğinize çok da güvenmiyorsanız ya hep ya hiç ilişkisi içine girmekte fayda var.
xx
Etiketler:
Illamasqua,
mac,
neon,
neon makyaj,
neon renkler,
parlak göz makyajı,
parlak renkler,
renkli göz makyajı,
sleek,
sugarpill,
yaz makyajı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


























