yves saint laurent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yves saint laurent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Haziran 2013 Pazar
SEPHORA ALIŞVERİŞİ: GUERLAIN, YVES SAINT LAURENT
Merhabalar;
Bildiğiniz üzere 10 gündür tüm bloggerlar, direniş sebebiyle yazılarımıza ara verdik. Yazılarımıza tekrar dönüşümüzü bu postla açıyorum ben de. Özel bir direniş postu yazmadım, yazmayacağım çünkü Twitter'da yeterince bu konuyu irdeledik, ve duruşumu bilmeyen yok. Direnenlerle ilgili tüm düşüncelerimiz bakidir.
Bunların dışında, 1 haftadır yataktan kalkamayacak kadar kötü bir hastalık geçiriyorum, ama bloğu çok özledim, bu yüzden zorla da olsa fotoğrafları çektim ve karşınızdalar.
Tüm bu olaylar başlamadan önce, bakım rutini ürünlerim bittiği için, en acilinden bir Sephora alışverişi yaptım. Beni en heyecanlandıran ürünle başlamak istiyorum.
GUERLAIN ABEILLE ROYALE KIRIŞIKLIK KARŞITI SERUM (359 TL)
Bu ürün, kraliçe arı sütünden yapılmış bir serum. Gördüğünüz üzere zaten amblemi de kraliçe arı şeklinde. Üzerinde bildiğimiz klasik Guerlain amblemi kabartma halinde de bulunuyor. Paketi, şişesi, sunumu, inanılmaz güzel ve verdiğiniz paraya karşılık olarak lüks hissettirmeyi bilmişler.
Gelelim bu ürünün olayına. Serum zaten nemlendiricinin altına her zaman kullanmamız gereken, cildi en çok besleyen cilt bakım ürünü. Ama bunun farkı kırışıklık konusunda inanılmaz işler yapıyor olması. Tahmin edebileceğiniz üzere 22 yaşında biri olarak minimum düzeyde mimik kırışıklıklarım var. Yakından bakmak gerek tabi, ama hissediyorum ki derinleşecek bu çizgiler ve yer bulacaklar kendilerine. Bunu çok acil bir şekilde önlemem gerekiyordu çünkü kırışıklık derinleştikten sonra geri dönüşü yok, ancak görünümü biraz hafifleyebiliyor en iyi ihtimalle. Bu nedenledir ki bu ürünü en fazla 20'li yaşların başına ve 30'lara öneriyorlarmış. Yani kırışıklık karşıtı deyince aklınıza 40+ ürün grubu gelmesin. Kırışıklıktan korunmaya 20 yaştan itibaren başlamamız gerekiyor maalesef. Ben de bu amaçla, Guerlain'in kraliçe arı serumunu aldım. Geri dönüşleri inanılmaz iyiymiş, ki zaten Guerlain her zaman güvendiğimiz ama çok pahalı olduğu için biraz uzak durduğumuz bir markadır. Evet biliyorum çok pahalı. Ben de alırken uzunca düşündüm, ama skincare ürünlerine para vermeden de olmuyor maalesef. İşin özeti, çok mutluyum aldığım için. Sonuçlarını detaylı bir şekilde inceleyen bir post yazacağım belirli bir zaman geçince.
YVES SAINT LAURENT FOREVER YOUTH LIBERATOR FLUID SPF 15 (219 TL)
Bu nemlendirici benim her zamanki skincare rutinim dahilinde, aşağıda göreceğiniz göz kremiyle birlikte. O yüzden bitenlerin yerine ışık hızıyla aynen aldım, çünkü oldukça memnunum.
YVES SAINT LAURENT FOREVER YOUTH LIBERATOR EYE CREAM (159 TL)
Bu da, aynı setin nemlendiricisi gibi, benim rutinimin olmazsa olmazı. Bittiği an koşup aldım, muhteşem bir göz kremi.
Ben bu iki ürünü uzun zamandır kullandığım için inceleme yazılarını yazmıştım, daha çok fotoğrafı ve detaylı değerlendirmemi şurada bulabilirsiniz, buraya kısa yazdım o yüzden.
TESTERLAR(GUEARLAIN PARFÜM, FONDÖTEN, GÖZ KREMİ VE ARI SÜTÜNÜN KÜÇÜK BOYLARI)
Evet, servetimi Sephora'ya emanet ettiğim bu alışverişteki ürünlerin bereketli olmasını diliyorum her zamanki gibi, çünkü 2 ayda bir ödenecek miktarlar değil.
Sevgiler
xx
13 Mayıs 2013 Pazartesi
Annemin Anneler Günü Hediyesi: YSL Touche Eclat Fondöten
Merhabalar,
Dünkü Sephora Alışverişi yazısında, bakmak isterseniz burada, bunu özellikle eklememiştim çünkü annem daha hediyesini görmemişti ve olur da bloğu açmaya kalkar diye bugüne bırakmıştım. Sephora'ya asıl olarak anneme hediye almak için girmiştim, ve aklımda Chanel'in Vitalumiere Aqua'sını almak vardı. Annemin cildi oldukça iyi olduğu için ve çok yoğun fondöten görünümünü sevmediği için, ben de hafif bir şeyler düşünüyordum. Aqua'nın hafif olduğunu bilerek denedim, ama resmen varla yok arasındaydı, sürmesen de olur gibi bir şeydi açıkçası. O kadar parayı renkli nemlendirici kadar bile rengi olmayan bir ürüne vermek istemedim.
Daha sonra, aklımdaki ikinci seçenek olan YSL'in Touche Eclat fondötenini denedim. (121 TL) (Fiyatı hediyenin sahibi tarafından bilindiği için bir şeyi mahvetmiş olmuyorum şu an, gelecek olan ilk yorum "Fiyatı ne kadar?" olacak zaten.). Yapısı ve duruşu o kadar güzel ki, o saniyeden sonra başka bir şey alamazdım zaten. Hemen karar verdim. Sephora'nın şık kutularından birinin içine 5 tane kalpli duş jeli de koydurup paketlettim.
İçine not koymak için açtığımda da ürünün kendisinin de fotoğraflarını çekeyim dedim tabi ki. O kadar şık ve klasik bir duruşu var ki cidden baktıkça iyi ki almışım dedim.
Anneciğim, anneler günün kutlu olsun. Sen hep diyordun, şimdi de ben diyorum, "İyi ki doğurmuşsun." Seni seviyorum. :)
xx
24 Ekim 2012 Çarşamba
Parfüm Armageddon'u
Merhabalar;
Hatırlarsanız (ki pek mümkün değil ama olsun) temmuz civarı, aldığım Yves Saint Laurent gece ve gündüz kreminin yanında tester boy Yves Saint Laurent Parisienne parfüm vermişlerdi ve ben bayıla bayıla kullanırken bir gün evden çıkma eşiğinde kırmıştım. Bu ön bilgiden sonra asıl hikayeye geçmek gerekirse; babam geçen haftalarda Paris'teydi ve her zamanki gibi eli boş dönmedi. Dönmemiş, ben de bugün öğrendim.
O kırılan Parisienne (221 TL), büyük boyuyla bana geri döndü. Bu post babama ithaf olunsun. Okuyorsun biliyorum!
Ayrıca, anneme, kokusuna kelimenin tam anlamıyla taptığım Balenciaga'yı (240.50 TL) almış. Böyle bir koku yok. Cidden yok. Sabahtan beri bileğimi kokluyorum sayesinde.
Kendisine de klasiği olan Hugo Boss'u (134 TL) almış, bunu dahil etmemin sebebi, cidden, babamın imza parfümü olduğundan mıdır bilinmez, kokusunu en en en çok sevdiğim erkek parfümü olması. Calvin Klein vardır bir de, o da ikiyi alır.
Evet, bu kadar. İyi bayramlar. xx
11 Mayıs 2012 Cuma
Yves Saint Laurent Forever Youth Liberator Setim
Wuhu, yine güzeller güzeli bir alışveriş sonrası karşınızdayım. Annem, hayat kurtarıcım, kahramanım, hayatın anlamı olanım bana YSL'den nemlendirici, göz kremi ve YSL seyahat parfümü aldı. Annelerin en harikası, hayatımdaki yeri en yüksekte olanı, iyi ki varsın, anneler günün kutlu olsun *kalpler kalpler*.
Gelelim aldıklarıma. Nemlendiricilerim bitmişti ve can çekişmekteydim. Bu sefer para yatırıp enin enini, en iyisini almak istedim. Sonuç: YSL Forever Youth Liberator. Reklamını çok görmüştüm ama iç geçirip geçmiştim. Almak kısmetmiş. Serumunu da ilerleyen zamanlarda almayı planlıyorum; şuanlık nemlendirici ve göz kremi, ayrıca parfüm. Yanında da 2 küçük YSL rimel hediye ettiler.
Bi de Sephora banyo küpü aldım çıkarken, YSL'lerle ilgili fikirlerimi kullandıkça yenileyeceğim ancak heyecanım doruk noktada. Annem, tekrar, tekrar, tekrar, "iyi ki"leri oluyor ya insanın hayatta, sen onların en "iyi ki"sisin. Seni çok seviyorum.
xx
Gelelim aldıklarıma. Nemlendiricilerim bitmişti ve can çekişmekteydim. Bu sefer para yatırıp enin enini, en iyisini almak istedim. Sonuç: YSL Forever Youth Liberator. Reklamını çok görmüştüm ama iç geçirip geçmiştim. Almak kısmetmiş. Serumunu da ilerleyen zamanlarda almayı planlıyorum; şuanlık nemlendirici ve göz kremi, ayrıca parfüm. Yanında da 2 küçük YSL rimel hediye ettiler.
Bi de Sephora banyo küpü aldım çıkarken, YSL'lerle ilgili fikirlerimi kullandıkça yenileyeceğim ancak heyecanım doruk noktada. Annem, tekrar, tekrar, tekrar, "iyi ki"leri oluyor ya insanın hayatta, sen onların en "iyi ki"sisin. Seni çok seviyorum.
xx
Etiketler:
forever youth liberator,
ysl,
yves saint laurent
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









