mac eyeshadow palette etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mac eyeshadow palette etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2013 Cuma

No.18: Beauty Marked//MAC Farları İnceleme Serisi-Mac Eyeshadow Reviews


Merhabalar;
Her yeni far alışımda Mac Farları İnceleme Serisi'ne ekleyerek incelemeye devam ediyorum biliyorsunuz ki. Sanırım elimde olup yazmadığım 1-2 far kalmış, onları da en kısa sürede tamamlayacağım. Bugünkü yazı da yeni aldığım far Beauty Marked üzerine olacak.

Hey guys;
I'm adding to the Mac Eyeshadow Reviews series whenever I get a new eyeshadow. Today I'm going to talk about my latest purchase-Beauty Marked.





Rengi direkt olarak swatchsuz bakılınca morumsu siyahın içinde kırmızı ışıltılar var gibi gözükse de aslında sadece kırmızı ışıltılı bir siyah. Ben hem kızıllık hem siyahlık içeren bir şeyin önünde eğilirim-tabi eğer yapılabiliyorsa. Yapılmış olduğunu düşünerek bu farı almıştım ama biraz hayalkırıklığına uğradım.

The color looks purpley black with red sparkles when you look straightforward without a swatch but it is actually just a black with red sparkles. I could only respect to the color combination of red and black-if it is possible. I thought that Mac made it possible with this eyeshadow but I was a bit disappointed.



Gördüğünüz gibi swatch'ta içindeki kırmızılıklar çok net belli oluyor ama göze uygulandığında küllü, hafif bir siyah görüntüsü veriyor. Gece makyajı olarak hazırlanmış olsam belki içindeki kırmızılıkları ortaya çıkarmak için bir kaç işlem daha yapardım ve başarılı da olabilirdi ama günlük bir smokey eye'da ya da dış V uygulamasında içindeki kırmızılığı görmek neredeyse imkansız. Blendingte tamamen yok oluyorlar.
Bu falsoyu saymazsak, ki saymamak pek mümkün değil, hafif bir siyah isterseniz iyi bir tercih olacaktır. Zira Carbon kadar yoğun ve "Ben burdayım." tarzı bir siyah değil.

The red sparkles are visible in the swatch but they disappear when you apply it on your eye and blend. It may work with layers and some other methods for a night-time eye make-up but if you want to use it as a daily eyeshadow, you won't be able to see the reds. 
If we don't pay attention to this failure, which is not possible, it's slighlty cool if you are in a search for greyish, smokey black. It's not as intense and out there as Carbon.

Artılar:
-Hafif bir siyah, günlük kullanıma uygun.
-Kolay dağıtılıyor, uygulaması kolay
-Garip bir şekilde, koyu far olmasına rağmen uygularken göz altına dökülmüyor.
-Smokey eye görünümü için ilk elimin gideceği far.

Pros:
-Muted black, suitable for daily usage.
-Easy to blend/apply.
-Weird enough, it doesn't have fall-offs eventhough it's dark.
-First eyeshadow to use if you're about to do smokey eye.

Eksiler:
-İçindeki kızıllık için alıyorsanız hiç bir işinize yaramaz.

Cons:
-If you're buying this for the red sparkles in it, it won't do any sense.
,
Tekrar alır mıyım? Sanmıyorum.

Would I buy it again? I don't think so.

Puan: 6/10

Rank: 6/10

xx

20 Eylül 2013 Cuma

No.9: Expensive Pink//MAC Farları İnceleme Serisi


Merhabalar;
4 gündür yazamıyorum kusura bakmayın, yine dünyalar yoğunu bir kaç gün içindeydim.
Bugünkü konuğum Expensive Pink, ilk aldığım iki fardan biri. Bunu Moon's Reflection ile beraber yıllaaaar yıllar önce ilk Mac alışverişimde almıştım.


Bu far, uçuk pembeyle şeftali arasında altın rengi ışıltılarla kombinlenmiş bir renkte. Yani açıkçası, ne şeftali tonlarını severim ne de farda pembeye sıcak bakarım. Ama objektif bakmak gerekirse, şeftaliyi ya da pembeyi, ve hatta uçuk tatlı renkleri seviyorsanız bu farı çok seveceksiniz.


Derseniz ki, "Madem sevmiyordun neden dibini gördün?", hemen açıklamam gerekir. Ben bu farı, far olarak sevmediğim için, ve daha yıllar önce hiç bir Mac allığa sahip olmadığım için allık yerine kullanıyordum. Allık olarak kullana kullana dibini gördüm, tabi kısa bir süre sonra ilk Mac allığımı aldım ve bıraktım bu farı.

İstatistiğe vurursak 5 sene civarında 5 kere far olarak kullanmamışımdır.

Kombinlemesinin de çok kolay olduğunu düşünmüyorum. Pembeyle şeftali aynı rengin içinde olunca, ikisine birden giden ve altın ışıltıya fazla kaçmayacak bir renk bulmak insanı uğraştırabilir. Değecek bir far olsa (şahsım için tabi ki) uğraşırım ama kombine değmez gibi. Benim zevkime göre bu farın en güzel kullanımı, sadece bunu tüm göz kapağına sürerek bir rimelle bitirmek ve "no make-up make-up" görüntüsü oluşturmaktır. Bir adım daha fazlasını beklemem şahsen bu fardan.

Artılar:
-Sevenler için, rengi çok hoş ve favoriler arasında olabilir.
-Sakin makyajlar için ideal.
-Tatlı bir duruşu var, masum gösteriyor insanı.
-Uygularken uğraştırmıyor.
-Pigmentasyonu gayet iyi.

Eksiler:
-Sürerken göz altına dökülüyor.
-Kombinlemesi zor.

Tekrar alır mıyım? Hayır.

Puan:
Objektif olarak puanım 8/10
Şahsi zevkim açısından puanım 5/10

xx

14 Eylül 2013 Cumartesi

No.7: Satin Taupe//MAC Farları İnceleme Serisi


Merhabalar;
Serinin ortalarına doğru yaklaştığımıza göre Mac'in en en en ünlü farı olan Satin Taupe hakkında konuşabiliriz diye düşünüyorum. Yine, Mac müşterisi tarafından ünlü ilan edilen ve açıkçası o kadar da hastası olmadığım bir far daha.


Taupe rengini gerçekten verdiğini söyleyerek başlayayım incelemeye. Çünkü piyasada taupe adı altında satılan çoğu ürünün grimsi çamur rengi olduğunu görebilirsiniz, ve oldukça can sıkıcıdır. Taupe, ara renkler arasında insanların en çok elinin gittiği ve kendine yakıştırdığı renktir çünkü oldukça doğaldır. Ancak Satin Taupe'un mat olmaması, tüm renk dengelerini değiştirebiliyor.



Şöyle ki, mat taupe oldukça doğal bir renkken, Mac'in yaptığı tarzda bir taupe daha ışıltılı ve garip renklere dönüşebilen bir yapıya bürünüyor. Bunun en sık karşılaşılan örneği ve sevmeyenlerinin şikayet ettiği noktası, farın blending işleminde lilamsı bir hale bürünmesi. Çok saçma geliyor aslında bakınca, yani kahverengimsi grimsi bir rengin lilaya, mora çalması çok uzak bir ihtimalken Mac'in Satin Taupe'u bazı ten renklerinde bunu yapıyor. Sarı alt tonlu ve fazla beyaz biri olarak bende de aynı şey oluyor mesela, tabi ki gözünde tam olarak el swatch'u gibi gözükenler de var, hem de oldukça fazla.
Bunun dışında daha genel-geçer bir negatif yönü var benim açımdan bu farın. Açıkçası rengini çok sıkıcı buluyorum. Ben ki renkli makyaj yapmayı sevmeyen ama ağır makyajlar yapan biriyim, bu rengi aşırı sıradan ve silik buluyorum. Karakteri yok özetle, gözlerinize de ekstra bir karakter vermiyor bana kalırsa.
Kullanım kolaylığı, yumuşaklığı, bunlara diyecek hiç bir söz yok tabi ki. Ama bu farın bu kadar ün almasının sebebini de 13-17 yaş arası "az makyaj, mümkünse kolay makyaj" kafasındaki müşterilerin yarattığını bilmekte fayda var. Bu farın seveni çok biliyorum, mutlaka içinizden de seveni vardır hiç bir sözüm yok çünkü yapısı ve kalitesi su götürmez, ama benim şahsi makyaj estetiğim, zevkim için fazla silik.

Artılar:
-Çok kolay ve rahat bir sürümü var.
-Sür-çık hızı yakalamanızı sağlayacak en iyi farlardan.
-Parlak da olsa taupe rengini gayet iyi veriyor.
-Pigmentasyonu başarılı.

Eksiler:
-Çok sıkıcı.
-İddialı değil.
-Ciddiyeti yok.
-Duruşu bir nebze eksik, mutlaka bir şeylerle yükseltmek gerekiyor çıtayı.

Tekrar alır mıyım? Sanmıyorum.

Puan: 6/10

xx

7 Eylül 2013 Cumartesi

No.4: Copperplate//MAC Farları İnceleme Serisi


Merhabalar;
Copperplate, alışveriş yazısını daha yeni yazdığım bir far, o yüzden bu kadar kısa sürede nasıl inceleme yazacak hale geldiğim konusunda şüpheleriniz olabilir, hemen açıklığa kavuşturalım. Bu farı ben çoğu yerde, çoğu çekim makyajında ve özel gün makyajında kullandım. Her zaman kullandığım kitlerin içinde bir şekilde bulundu, ama bana ait olarak hiç bir zaman paletimde yerini almamıştı. Alışveriş de kendime ait olması içindi, yani aslında ben bu farı çok uzun süredir kullanıyorum makyaj yaptığım kişilerde.


Copperplate, mid-tone grey olarak geçen mat yapıda bir gri. Mac yapısı olarak da Matte2 şeklinde geçiyor. Sürümü oldukça kolay ki normalde mat farlarda karşılaştığımız genel sorun bir türlü blend işlemine tamamen adapte olamaması ya da bazın üzerine çok çabuk yapışıp ilk haliyle kalmasıdır. Bu farda öyle bir zorluk olmadığını garanti edebilirim çünkü çok yumuşak bir yapısı var.



Peki çok sıradan gibi görünen bir gri farı bu kadar özel yapan nedir?
Bunun cevabını gri farla içli dışlı olanlar çok rahat bir şekilde verecektir. Gri farların en büyük sorunu maviye çalmasıdır. Gri gibi görünen çoğu far az ya da çok maviye çalar göze sürülünce. Ki aslında gri istediğiniz makyajlarda mavimsi bir görüntüyle sonuca ulaşmak istemediğiniz bir durumdur. İşte Copperplate'in farkı burada ortaya çıkıyor. Maviye kaçan bir havası yok. Gerçekten gözde de gri duruyor, istediğiniz kadar blending yapın değişmiyor.
Ayrıca, siyahı smokey için fazla sert bulanların "mutlaka" edinmesi gereken bir far çünkü tam bir smokey eye farı. Göz altını mor göstermiyor, aşırı sert bir görüntüsü yok ve o dağılmış, özensiz smokey makyajlar için bir numara olan bir ürün.

Artılar:
-Rengi gerçek gri, maviye çalmıyor.
-Hem mat olup hem de kolay sürülen ender farlardan.
-Smokey eye makyajları için ideal.
-Gözlerin rengini ortaya çıkarıyor- kendi adıma; ela olan gözlerim daha yeşil duruyor mesela bunu sürünce.

Eksiler:
-Her koyu renkte olduğu gibi bunda da elinizin ayarını tutturamazsanız rezalete dönüştürebilirsiniz, hatayı pek affetmiyor.

Tekrar alır mıyım? Evet

Puan: 9/10

xx

5 Eylül 2013 Perşembe

YENİ! MAC Pro Palette Large Duo ve Önceki Pro Paletle Karşılaştırılması


Merhabalar;
Mac'in yeni çıkan ikili büyük paletinden bir süredir haberdardım ve bir kaç ay içinde almayı planlıyordum ki, doğum günümde, hayatımdaki çok özel insan bana bunu, ve tabi ki yanında tarif edemeyeceğim güzellikte bir şeyle beraber, hediye etti. Mac'in hediye paketi olarak bu kutuyu kullandığını bilmiyordum açıkçası, sürpriz oldu.





İçinden 2 ayrı kutu çıktı, biri yeni palet olan Pro Palette Large/Duo, diğeri de 15'li far eklentisi olan Pro Palette Eyeshadow x 15.İkisi ayrı ayrı satılıyor, sadece paleti alırsanız içi boş geliyor yani.





Gördüğünüz gibi paletin kendisi, iki katlı olması sebebiyle oldukça kalın. Her şeyi sığdırıp birlikte taşıyabilirsiniz kısacası. İçindeki bir kısma koyduğum 15'li far bölümü de oldukça sağlam bir şekilde içine oturuyor, gevşek ve hareketli bir mekanizması yok, öyle almışsınız gibi birleşiyor paletle.





Paletin arasında, iki kısmı ayıran şeffaf bir plastik var. Şeffaf olması çok güzel çünkü iki tarafı da doldurduğunuzda her ikisini de görebilmiş oluyorsunuz. Bu içindeki bölmeleri hem allık için hem de far için alabilirsiniz. Allık için olan parçada 6 allık bölmesi var yanılmıyorsam, ben de diğer kısmı allık yapma planındayım, elimdeki allıkları depot etmem gerekecek bunun için tabi-ki çok zor bir işlem değil zaten. Tek kötü yanı, çok fazla parmak izi tutuyor parlaklığı yüzünden. Onun dışında aşırı kullanışlı bir palet, özellikle taşıyacak birden fazla 15li paletiniz ya da sayıca fazla farınız/allığınız varsa.




Önceki Pro Paletle karşılaştırmasını yapmak gerekirse, söylememe bile gerek yok-3 kat daha kalın ve daha ağır. Kalınlık olarak çok fark etse de, en-boy ölçüsü o kadar fark etmiyor. Yeni palet daha karemsi, eskisi dikdörtgendi. Ayrıca eski palet parmak izini daha zor tutuyordu, yeni çıkan palet bu konuda oldukça rahatsız edici bir sadakat gösterip tüm parmak izlerini üzerinde tutuyor. Son olarak, eski paletin far koyma yerlerinin içinde yarım daire şeklinde boşluklar yoktu, 4lü palette çıktı piyasaya ve bunda da var. O boşlukların amacını çoğu insan uzunca müddet anlamamış o yüzden açıklayayım ben de; koyduğunuz refill farı cımbız dışında bir şekilde çıkaramıyordunuz eski palette çünkü tutma yeri yoktu. Şimdi, o boşluklara bastırıp kaldırabiliyorsunuz, kesinlikle oldukça gerekliydi çünkü eski paletin saçmalığı yüzünden bir sürü farımın üzerinde tırnak izi var çıkarma çabalarımdan kalan.

Doğum günü hediyesinin fiyatına bakılmaz ama ilk çıktığındaki bakışımdan hatırladığım kadarıyla paletin kendisi 60 lira civarlarında, far kısmı da 20-25 olmalı.

Tam eski 15'li paletimi ve 4'lü travel paletimi tamamlamışken en ihtiyacım olan şey buydu, tüm takipçilerimin huzurunda kendisine tekrar teşekkür ediyorum :)

xx

1 Eylül 2013 Pazar

No.3: Coppering//MAC Farları İnceleme Serisi


Merhabalar;
Bugünkü yazı copper renklerin kraliçesi, kırmızıyı yaratık gibi görünmeden makyaja sokabileceğimizin kanıtı olan ve muhteşem görünen Coppering hakkında olacak.



Coppering, ışıltılı kiremit rengi diye tanımlayabileceğim bir renk ama açıkça kırmızı ailesinden. Kahverengiye kaçmadığını belirtmeme gerek yok zaten, swatch'tan görüyorsunuz. Normal şartlarda çoğu insan bu farın çok korkutucu olduğunu ve hiç bir şekilde kullanılamayacağını, olsa olsa noktasal uygulamalarda işe yarayabileceğini ve bu kadar para vermenin değmeyeceğini düşünür. Eğer siz de böyle düşünenlerdenseniz, kesinlikle yanıldığınızı söylemem gerekiyor.
Ben bu farı, tüm göz kapağıma açık bir mat renk sürdükten sonra crease rengi olarak kullanıyorum. Yani göz makyajımda asıl gözüken renk bu oluyor ve cidden yaptığım en güzel makyajlardan biridir diyebilirim. Dozunda ve iyi bir blendingle kullanıldığında bu far tam bir cennet. Şimdi böyle diyince sanmayın ki ufacık alıyorum ve dağıtıyorum, kırmızımsı ama ne olduğu belirsiz silik bir renk kalıyor. Hayır, açık açık turuncumsu/kırmızımsı bir göz makyajı oluyor ve duruşu inanılmaz.

Beyaz tenlerdeki duruşu kırmızıya daha yakınken, orta/buğday/esmer tenlerdeki duruşu turuncuya daha yakın. Gerçekten çok özgün ve kaliteli bir far özetle, kırmızıdan korkmayın ama göz altı bölgelerine uygulamayın, tek koşulu bu.



Artılar:
-Renk olarak oldukça nadir bulunan ve "muhteşem" bir renk.
-Işıltısı çok sakin, ucuz düğün efekti yok.
-Siyahla da açık renklerle de çok iyi kombinleniyor.
-Günlük makyajda kullanılabiliyor, özel gün makyajına özel değil.
-Pigmentasyonu harika.

Eksiler:
-Herkese hitap etmeyebilir, zevk meselesi  burada devreye giriyor. Ama günlük makyajınızda sürekli kahverengi kullanmak bayıyorsa, bu yeni favoriniz olacak.
-Far konusundaki el beceriniz orta ve üstü olmalı bana kalırsa, başlangııç seviyesi için biraz uğraştırıcı olabilir.

Tekrar alır mıyım? Evet

Puan: 9/10

xx

30 Ağustos 2013 Cuma

No.2: Naked Lunch//MAC Farları İnceleme Serisi


Merhabalar;
Dün başladığım seriden gitmeye devam ediyorum. Bugünkü konuğumuz Naked Lunch, ne kadar iç açıcı bir inceleme olacak bilemiyorum açıkçası. Çünkü bu farı hiç sevmiyorum ve alduğıma pişman olduğum Mac farlar arasında ilk sırada.


Bu far "ünlü Mac farları" listesinde de üst sıralara oynuyor işin garip tarafı. Bildiğiniz üzere çok bilinen, sevilen, hype'ı bol olan bazı farlar var Mac'te ve bu da onlardan biri. İnanması güç gerçekten, çünkü bu farın rezil bir pigmentasyonu var. Rengi uçuk şeftaliyle uçuk pembe arası ışıltılı bir tonda, yani göz makyajını açık renk sevenler için ideal bir tanımlama gibi duruyor ama alakası bile yok. Bu elimdeki swatch 6-7 defa fara "haşince" sürülmüş bir parmağın swatch'u, ona rağmen varla yok arasında.

Uzatmadan genel bir değerlendirme yapalım;

Artılar:
-İsmi oldukça çekici ve yaratıcı.
-Mac farların ünlü olanlarını sırf adı için alanlar varsa o kişileri  "ismen" tatmin edecektir.

Eksiler
-Pigmentasyon sıfırın bir tık üstü. Re-za-let.
-Sürdüğünüz yerde kalan şey sadece parıltı/ışıltı oluyor, renk namına bir şey yok.
-Yapısı sert, kolay dağılmıyor.
-Bulunmayacak bir renk değil, tonlarca muadili mevcut.

Puan: 2/10

İnceleme yazısı yazarken ürüne sinirlenebilir mi insan yahu? Sinirleniyormuş. Grrrrr Naked Lunnncch!

xx

29 Ağustos 2013 Perşembe

Yeni Seri: MAC Farları İnceleme Serisi


Sonunda bu kadar yıllık bloğun açık ara en çok istenen serisini yazmaya başlıyorum. Elimdeki tüm Mac farları tek tek incelediğim bir seri olacak bu. Kısaca artı ve eksilerinden bahsedeceğim, sonuçta da almaya değer olup olmadıklarından. Upuzun postlar olmayacak yani. Kısa ve öz. En sevdiğim farları ya da aldığım için pişmanlık duyduklarımı ayrı ayrı yazma planım vardı ama bahsettiğim her far için farklı postlarda değişik sorular gelince, tamamen seri yapmaya karar verdim.
Elimde 19 adet Mac farı var, yani bu seri 19 postluk olacak. Ama tabi ki her gün bu seriyi yazmayacağım, sıkıcı olabilir. Serinin ilk postunda Woodwinked'i yazdım, buradan buyrun.
xx

12 Aralık 2011 Pazartesi

Makyaj Koleksiyonum/En'ler...

Evet, sonunda tonlarca kişiden istenen postu yayınlıyorum. Tüm makyaj koleksiyonumun içinden "en" sevdiklerimi seçtim, oldukça zor oldu. Aslında tüm makyaj koleksiyonumu göstermemi istedi çoğu kişi, ama bu gerçekten mümkün değil. Yani, pek sempatik bir durum da değil açıkçası, "Bakın bende tüm bunlar var" gibi bir vaziyetin insanı değilim. Ayrıca, fiyatlarla ilgili yorum yapmam istenmiş. Tek tek fiyatlarını yazmayacağım ama fiyatlarla ilgili yorumumu tek cümle halinde hepsi için yazacağım. Fotoğrafların üstüne tıklayıp orjinal boyutunda görebilirsiniz. Sadece "en" olanlar... Buyrunuz:

Clinique Anti-Blemish Fondöten: Hayatımda yüzlerce fondöten denedim ama en en en iyisini tabi ki yine Clinique yapmış. Verdiğim paraya sonuna kadar değiyor.

Mac Studio Finish Concealer: Yoğun yapısı sayesinde kapatma konusunda bir kült. Miktarına göre fiyatı oldukça fazla, bu da kötü yönüdür.

Mac Painterly Paint Pot: Denediğim en iyi far bazı. Spora gidiyorum, okula gidiyorum, tonlarca sınava ve strese giriyorum, hatta ağlıyorum ama bu meret sayesinde farım hiç toplanmıyor. Fiyatını hak edenlerden...


Bourjois Chocolate Bronzer: Asla bronzer kullanmam. Bunu kontur işlemi için kullanıyorum ve kelimenin tam anlamıyla inanılmaz. Ayrıca, kutusu çok şirin ve resmen çikolata kokuyor. Fiyatını hak edenlerden yine...


Mac Studio Fix Powder: Bu ürün olmazsa, kendimi makyaj yapmamış gibi hissederim. Bu kadar güzel bir "son rötuş" yok. Fiyatı yüksek, ama hak ediyor.


Mac Sunbasque Allık: Yaz favorim, fazla söze gerek yok.


Mac Mocha Allık: Sonbahar ve ilkbahar favorim.


Mac Breath of Plum: Kış için tapınma derecesindeki favorim. Genel olarak, Mac allıkları parayı hak eden cinsten.


Lancome Blush Subtil: Lancome olunca bende akan sular zaten duruyor, en'lerime almamam mümkün değildi. Kırmızımsı/bordo allık tercih edeceğim zaman tek geçeceğim allık budur. Ama, Lancome'un fiyatları her zaman çok çok çok yüksek olduğu için, bu kadar para verirken içimin acıdığını kabul ediyorum.



Mac Snob Ruj: All time favourite ibaresinin bendeki karşılığı. Hayatımda başka bir ruju bu kadar sevmişliğim yoktur. Tüm Mac rujlar için, evet 42 lirayı hak ediyorlar.

Mac Crosswires Ruj: Yazın dudağımdan eksik etmediğim...

Mac Chatterbox Ruj: Neon pembe denebilecek kıvamda. Ben de pembe ve kırmızı ruj insanı olduğum için, canıma minnet. En gerçek pembelerden biridir piyasadaki.

Mac Media Ruj: Kış için tek tercihim. Çok koyu olması benim için çok büyük bir artıdır. Bordonun asaletiyle ilgili problemi olan var mı?

Mac Myth Ruj: Mükemmel nude. Tek söyleyebileceğim budur.

Mac Blooming Lovely Limited Edition Ruj: Liberty of London koleksiyonundan bir Mac ruju kendisi. Snob'un 2 ton daha moru. Çok az kaldı, çünkü çok kullandım ve çok kaliteli buluyorum. Hele koleksiyon için hazırlanan özel kapak tasarımı şahane.



Deborah Matte Atomic Red: Mat kırmızı rujdan daha güzel bir şey yok, onu da Deborah yapmış. Parasını oldukça hak ediyor.


Mac Pigment in Golden Olive: Mac pigmentleri içinde rengini en sevdiğim budur, inanılmaz güzel bir yeşil ve Mac Fix+'la ıslatılıp uygulanıyor. Ama, gereksiz şekilde pahalı. Hak ettiğini söyleyemem.


Mac Pigment in Teal: Tam bir koyu turkuaz, hatta gerçek turkuaz. Özel gün makyajları yaparken kullanıyorum, en çok istenenlerden biri.


Mac Far Paleti ve "En" Olan Farlar: Çok fazla farım olduğu için onları Mac paletlerinde tutmayı tercih ediyorum. Farlar oldukça pahalı ama Mac farlarına tapıyorum o yüzden ne kadar olsa veririm.

En sevdiklerim ise şunlar:
Satin Taupe, All That Glitters, Expensive Pink, Swiss Chocolate

Woodwinked, Naked Lunch

Vibrant Grape, Sun Blonde(Limited Edition), Moon's Reflection, Trax


Carbon, Club




Lancome Color Design Far: Gördüğüm en parlak mavi. Tapıyorum. Parası konusu, üst kısımda söylediğim gibi, Lancome'un tüm ürünleri için geçerli.



Lancome Ombre Subtile: Siyah ve çok uçuk pembe, neredeyse beyaz olan iki farı bulunduran Lancome ürünü; smokey eye makyajı için olmazsa olmazım.



Lancome Artliner Eyeliner: Bu olmazsa ben bu işi bırakırım. 110 lira şuan fiyatı, ve evet cinnet geçirtecek derecede pahalı bir eyeliner için, ama inanılmaz bir eyeliner. Sanırım şu güne kadar 8 tanesini bitirdim ve şuan 9.dayım. Asla gitme artliner, hep benle kal...


Art Deco Far No: 21: Işıltılı kahverenginin en güzeli budur. Rakipsiz. Ama fiyatı bu kadar küçük bir far için çok çok çok fazla.

Art Deco Far No: 384: Bu kadar açık renk bir altın rengi ben hayatımda görmedim. İnanılmaz sade ve şık. Fiyatı için üsttekinin aynısı geçerli.

Mac Haute Naughty Lash: Açık ara favori rimelim. Fiyatı gereksiz fazla.

Mac Gentle Coral Tinted Lip Moist: Kokusu inanılmaz, rengi çok sade ve doğal. Oldukça nemlendirici. Fiyatı yine gereksiz derecede pahalı.


Favori Fırçalar: Fırçalarımın hepsi yatırımdır, yani kalkıp bir fırçaya neden 200 lira verdiğimi tartışmayacağım. Ucuz fırçalarla asla makyaj yapamazsınız, hatırlatmak istedim.

Mac 224:

No: 32 Blush Brush

Ecotools Foundation Brush:

Clinique Lip Brush:

Da Vinci 964

Da Vinci 4377

Da Vinci 968

Evet, koleksiyonumun favori parçaları bunlardır. Ve bu da bir postun sonudur. xx