17 Mart 2013 Pazar

Biraz Oje Fotoğrafı


Bu post biraz fotoğraf postu olsun. Biliyorum ki tırnakları uzun olmayınca oje sürmeyen çok insan var ve katılıyorum evet uzunken çok daha güzel ama kırılıyor vs. bir yerde, ojesiz gezmek de hiç bana göre değil, o yüzden ben her şekilde sürüyorum, önemli olan yeterince temiz ve hijyenik olması. Bir kaç oje fotoğrafı buldum çektiğim, ellerimi de seviyorum demek ki baya çekmişim, bloğa koyayım o zaman dedim. Enjoy.









16 Mart 2013 Cumartesi

MAC 116 Fırça İncelemesi



İyi cumartesi geceleri;

MAC fırça incelemesi serisinin son postunda 116'yı inceleyeceğiz. Kendisi allık fırçası olmakla beraber, pudra ve kontur fırçası olarak da kullanılabiliyor.


Biliyorum ki kontur işleminde zorlanan bir çok insan var ve onlar açılı kesim fırçaları tercih ediyor, başlangıç için kontur fırçaları o şekilde çünkü. Ama bir yerden sonra kemik yapınızı tanımaya başladığınızda ona ihtiyaç duymuyorsunuz, bunun gibi yuvarlak fırçalarla da aynı keskinliği verebiliyorsunuz. Bu sebepten, bu fırçayla bi taşta iki kuş vurmuş oluyoruz.

Yapısal özellikleri açısından bakarsak; kılları ne çok sert ne de çok yumuşak. Aşırı yumuşak olsa allığı fazla dağıtır, çok sert olsa da dağıtamaz, bu fırça işte tam ortası. Aldığım günden beri ki senesine yaklaşıyor, tek bir dökülme bile olmadı; ne yıkarken ne de uygulamada.


Üzerinde ürün tutmayan fırçalar arasında tartışmasız bir numaraya bunu koyarım. Allık uygulamasından sonra hiç bir temizleme yapmadan kolunuza vs. sürerseniz hiç bir şekilde renk göremeyeceksiniz, tüm ürünü kullanım sırasında yüzde bırakıyor. Ayrıca temizlemesi de normal şartlarda büyük fırça standardında olduğu için zor olması gerekirken oldukça kolay. Kuruması da öyle yıllar almıyor.

Ben bu fırçayı baya baya seviyorum ya, çok net bir tavsiye olur benim açımdan.

xx

14 Mart 2013 Perşembe

MAC 224 Fırça İncelemesi




Merhabalar;

Fırça incelemesi serisinin 3. konuğu olan Mac 224'leyiz bu postta. Bildiğiniz üzere bu fırçanın Mac 217 ile birlikte kullanıldığında çok efektif olduğundan bahsetmiştim 217 incelemesi postunda (buradan ulaşabilirsiniz). 217 blendingden ziyade crease ve göz kapağı fırçasıyken bu tamamen blending fırçası.


Fırçanın yapısına gelince, 217'den daha geniş, kılları daha yumuşak ve birbirinden daha ayrı. Uzunluğu da biraz daha fazla. Yumuşaklığından ötürü blending işini sorunsuzca hallediyor. 217 ile far uygulamasını yapıp 224'le dağıtıyorum. Ürünün en iyi yanlarından biri, üzerinde çok fazla renk tutmuyor. Yani fara direk sürseniz bile, ki genelde bu amaçla kullanılmıyor ama kullanmak isterseniz de, uygulamadan sonra fırçanın üstünde tonlarca ürün kalmıyor, hepsini göze geçirebiliyor.


Kötü yanı, kılları kullandığım diğer Mac fırçalara göre daha fazla dökülüyor. Yapısı çok hassas, dikkatli kullanmak gerekiyor. Bunun dışında bir eksisini görmedim kendi açımdan. Ayrıca ilk aldığım Mac fırçasıydı yıllar önce, o yüzden bende manevi bir değeri de var bir yerde.

Bu kadar sanırım, iyi geceler. :)

xx

10 Mart 2013 Pazar

NARS Albatross Highlighter İncelemesi




İyi pazarlar;

Nars'ın Albatross highlighter'ını alalı 1 seneyi aşan bir zaman oluyor. Yeterince zaman geçtiğine göre bir inceleme yazısı yazabilirim, ufak da bir allık kombini kıyası yapalım ki tek başına bağımsız bir inceleme olmasın.


Fiziksel özellikleriyle başlayalım; boyutu avuç içi kadar, ürün de 4.8 g. İlk bakışta "Bu mu yani 65 lira vereceğim şey?" izlenimi uyandırıyor boyut olarak (Nars'a zam geldi bu arada, ben aldığım zamanki kura göre değerlendiriyorum.). Ama 1 senelik kullanım sonucunda, ki neredeyse her gün kullandığımı göz önünde bulundurursak, dibini görmeye yaklaşmadım bile. Bereketten ölecek kategorisinde.


Fiziksel özelliklerden devam edelim; bildiğiniz üzere Nars'ın siyah olan tüm ürünleri ve parçaları(fondöten kapağı gibi) kadifemsi yumuşak bir yapıda. Oldukça lüks durması açısından muhteşem de, kirliliği çok büyük bir eksi. Tüm tozu, izi ürünün üstünde görüyorsunuz.


Toz demişken; gördüğünüz üzere bu ürün highlighter olduğu için oldukça toz üretiyor. Usturuplu açıp kapatırsanız bir sıkıntı yok zaten, ama böyle ürünü açıp karşısında göz tatmini oluşturmak için dikilecek kişilerdenseniz bu sorun yaratabilir. Belirtelim.


Ürün özelliklerinde derine inelim; highlighterlar ana başlık olarak ikiye ayrılır. Altın tonlular ve gri(gümüş) tonlular. Cool ve warm olarak da düşünebilirsiniz. Bu, altın tonlu ama görüntü itibariyle cool. Şimdi, bu tanım kafa karıştırabilir, açıklayalım: Eğer koyu sarı altın renginde olsa ve ben bu ürünü açtığımda kalıpta duran bir tereyağı rengiyle karşılaşsaydım warm gold diyecektim. Ama bunun içindeki altın rengi açık sarı, o yüzden rahatça görebildiğiniz üzere beyazımsı görünüyor.




Swatch'una bakalım, ten rengim NW15-Nars Mont Blanc. Ultra açık tende duruşu bu şekilde kısacası:


Yineliyorum, ve siz de görüyorsunuz ki, altın rengi bir görüntü yok ortada. Ben pek altın rengi fanı olmayan biri olarak bu highlighter'a renk açısından kefilim.

Şimdi önemli bir noktaya geliyoruz, bu highlighter sonuçta allığı sürdüğümüz yerin üst kısmına sürülüyor, tek başına kullandığımız bir şey değil genelde. Peki, allıklarla altlı-üstlü kombini nasıl?

Bunun cevabı için renk skalasının 2 ucundan allıklar seçtim. Biri, tupturuncu ve parlak bir allık olan MAC Sunbasque, diğeri de oldukça cool tonlu bir Barbie pink allık olan MAC Azalea Blossom(limited edition/ama pale pink allıklardan herhangi birini temsilen burda)

Sunbasque-Albatross/Turuncu allık+Albatross kombini


Azalea Blossom-Albatross/Pembe allık+Albatross kombini


Yan yana görmek en çok işimize yarayacak şey çünkü bu şekilde kullanacağız çoğu zaman bu highlighter'ı. Pembe kombinine özellikle dikkat çekmek istiyorum; eğer bu highlighter koyu altın olsaydı sadece Sunbasque'e yakıştırabilecektik ve Azalea'da garip duracaktı. Ama açık sarı/beyaz olduğu için ikisiyle de kombinleyebiliyoruz. Bu, bir highlighter için bulunmaz bir nimet, çünkü kullandığımız her allığa gidebilecek highlighter sayısı oldukça az.

İşin özeti, ben Albatross'dan oldukça memnunum, saydığım bir iki fiziksel külfeti dışında ürün olarak hiç bir sıkıntısı yok. Ayrıca, belli belirsiz highlighterlardan da değil, yüzünüzü disko topuna çevirmeden aydınlatıyor. Tabi ki goldish-type olduğu için bunu dudak üstü, kaş altı, burun üstü gibi yerleri aydınlatmak için kullanmıyoruz. Sadece elmacık kemiği üstü spesifiğinde.

Hepinize tekrar iyi pazarlar, xx.

9 Mart 2013 Cumartesi

MAC 217 Fırça İncelemesi



Merhabalar,

Fırça inceleme serisinin 2. kısmında 217'yi inceleyeceğiz. Mac'in en çok satan fırçasının 217 olduğunu biliyoruz, ama tüm bu hype, bu ilgi neden? Bakalım...


Fırçanın kılları ilk aldığınızda bembeyaz, kullanıp yıkadıkça da ilk zamanlarda eski beyazlığına dönüyor. Ama bir süre sonra, özellikle çok fazla koyu far uygulaması yapıyorsanız, temiz hali bile üstte gördüğünüz şekilde oluyor. Beyazın üstünde kalan bu renk farkı kirlilik hissi yaratsa da en azından siz kirli olmadığını biliyorsunuz, ama göz tatmini olarak pek de hoş bir durum değil tabi.

Özelliklerine gelirsek, bu fırça crease bölgesi için bire bir dizayn edilenler kategorisinde. Gölgelendirme, crease belirginleştirme ve tüm göz kapağına yoğun renk uygulamada kullanıyorum, sonuç oldukça başarılı. Kıllar çok sık ve medium sertlikte, bu yüzden de keskin hatlar yaratabiliyorsunuz gölgelendirme esnasında. Tabi ki o keskinliği daha sonra dağıtıyorsunuz, onun için de gerekli olan fırça bir sonraki yazımın konusu olan 224. Ama ana hatları 217 ile yapıyoruz, bu sebepten bu fırça hayati bir öneme sahip.


Büyüklük olarak bakacak olursak, ideal crease fırçası boyutundan belki bir tık daha geniş. Sebebi de hem define hem blend özelliğinin olması. Açıkçası, ben bu fırçanın define, yani belirginleştirme ve şekil verme yönüne, blend yani karıştırma yönünden daha çok güveniyorum. Sıkı ve yoğun bir fırçayla en iyi definition yaratabiliriz çünkü, blendingden ziyade.


Görünüş konusunda oldukça titiz insanlar olduğu için şu ayrıntıyı da vermekte fayda var; gördüğünüz gibi gün ışığında fırçanın sapındaki renkli simleri rahatça görebiliyorsunuz-tabi ki fırçanın maddesinin içinde, dıştan değil. Bunu neden söylüyorum; çünkü çoğu sahte fırçada bunu görme ihtimaliniz yok. Ben internetten Mac alışverişi yapmıyorum ama bana isyanlarla gelen insanların deneyimlerinden yola çıkarak gördüğüm fırçalarda, bu içine gömülü sim durumu taklit edilemiyor pek, başarılı bir şekilde yani.
Belirtmekte yarar var, bu sim mevzusu yüz fırçalarında yok, fondöten allık vs gibi, çoğu göz ve kaş fırçasında Mac'in dizaynı bu şekilde.

İşin özeti, elimdeki en iyi 4 fırçadan biri, seride görüldüğü üzere. Problemli göz hatları olan insanlarda da işe yaradığını makyaj yaptığım insanlarda rahatça gözlemleyebiliyorum, beni yarı yolda bırakmadı. Bu yüzden üstüne saatlerce düşünülüp karar verilecek bir yatırım değil, direkt olarak alınır.

xx

7 Mart 2013 Perşembe

8 Mart


Hayat duruşum malumunuz, "feminist işte yea"dan öte "FEMİNİST!" şeklinde etiketlemekte fayda var. Feministim diye de kadınların makyaj katliamlarını sineye çekecek halim yok, burdan vurmaya çalışanlar oluyor, güzel gülüyorum. Evet efendim neyse konu bu değil, konu 8 mart tabi.
Şimdi burda bir ton akademik dil döküp konuyla alakası olmayan insanlara "Nasssssı yani?" dedirtmenin bir anlamı yok. Sıkıcı bir yazı olmasının da hiç ama hiç bir anlamı yok. O yüzden gayet anlaşılır, up to the point yoluyla, kısa ve öz biçimde meram sunmaktan yanayım.

8 Mart'ın özel olarak kutlanmasını bile hakaret sayan feminizm kollarındaki ana düşünceyi bir kenara bırakırsak, 8 Mart kadın onurunun ve gururunun günüdür. "Kadın" derken utanan toplumun içinde bas bas bağıramadığınız "Bayan değil, kız değil, kadınım ulan ben!" çığlığının belki de sembolik ve bir o kadar da teorik günüdür. Şiddet görürken sesini bile çıkaramayan kadınların teoride hatırlanabildiği, acılı ama hala onurlu gündür.

Şampanya patlatılıp kutlanan özel gün ve haftalar serisinden, acısının derinliği yönüyle ayrılır; doğduğunuz halin ölüm sebebiniz olabileceğini hatırlatır. Erkek egemen dünyada (toplum bile ayırmıyorum, her bir coğrafyada) ikinci sınıf muamelesi görürken, namusunuzun nasıl o güruhun birinci sınıf derdi olduğunu anlatır. Sadece üreme makinası gibi yaşarken akıp giden hayatları, farkına varılamayan kadınlığı, ve sürekli pohpohlanan "paşam, oğluşum"ları ciyak ciyak bağırır. 8 Mart, kadınları çiğneyenleri ipe astırır.

Bu şartlarda, ve daha kötüsünde, hatta en kötüsünde de, kadın olduğum için işkencelere maruz kalsam da, tek diyeceğim sade ve sadece "İyi ki kadınım!" olacak. Kadınlığımın gururunu kimsenin tanımlamasına izin vermeden gördüğüm güneşli günler, mezarım kazılana kadar devam edecek. Ve biliyorum ki, er ya da geç, bu anlaşılacaktır ki, kadınların özgürleşmesi erkeklerin özgürleşmesi demek. Tüm yükü sırtlayıp erkekliklerini kanıtlamak zorunda kalmaktan kurtulup, güçsüzlüklerinde rahatça ağlayabilmeleri demek. Yine biliyorum ki, kadın hareketi, erkeklerin de yüz akı olacak bir savaş demek.

Hepinizin Kadınlar Günü kutlu olsun. Kadın olan, ve kadın hisseden herkes; gururumuz; kalanların da gururudur.

xx

4 Mart 2013 Pazartesi

MAC 190 Fırça İncelemesi




Merhabalar,

MAC fırçalarla ilgili bir yazı yazmam istenmişti, ben de bu anlamda önemli gördüğüm 4 fırçayı ayrı postlarda incelemeye karar verdim. Neden elindekilerin hepsini değil de sadece 4 tanesini derseniz, en işe yarayacak ve üstüne konuşulabilecek olanları seçtim. Fırçalar malumunuz oldukça pahalı, o yüzden MAC fırça yatırımına girmek isteyen insanlar için değerli 4 parça olsun istedim.



İlk bölüm 190 fondöten fırçası. Bu fırçayı uzun süre pahalı diye almayı ertelemiştim ve onun yerine Ecotools'un fondöten fırçasını kullandım. Ancak o oldukça yumuşaktı ve fondöteni cilde yedirmek yerine fırçanın kendisine yedirmiş oluyordunuz.



Daha sonra karar verip 190'ı aldım. Fark oldukça net. 190'ın kılları daha sert ve yapısı daha oturaklı. Oturaklıdan kasıt şu ki, şeklini kaybetmiyor. Bu tür fırçalarda boyut genelde sorun olur, yani fondöten fırçaları çoğu zaman yüzün alanına oranla fazla büyük kalır. Bu ne çok küçük ne de sorun edilecek kadar büyük.



Ayrıca, fırça izi konusu da en belirgin sorunlardan biri, bu fırçada Nars Sheer Glow'la ve ya Clinique Anti-Blemish Solution'la hiç bir şekilde fırça izine rastlamadım. Bu tabi ki kullanılan fondötene de bağlı ama en çok fırçaya bağlı, bu konuda bu fırçaya tam puan veriyorum. (Fırça iziyle karşılaşan insanlar da varmış bu arada, hemen ekleyelim, benim cildim karma, ve iz görmedim ama çok yağlı ya da çok kuru ciltlerde görülebilir, bu kısım kendim için on puanlık tarafı yani fırçanın)

Sıkıntılı olan kısmı ise temizliği. Kıllar oldukça yoğun, çok ve sıkı olduğu için aralarındaki fondöteni temizlemek için her seferinde deep cleansing gerekiyor. Gülün dikeni olarak, üşenmeden, her seferinde derinlemesine temizlerseniz hiç bir sorun kalmayacaktır.



Fırçaların yatırım olduğunu bildiğimden, doğru yönlendirme yapmak istiyorum ve fondöten fırçası olarak bundan pişman olacağınıza inanmıyorum aldığınız takdirde. Sonraki post, Mac 217 üstüne olacak.

xx