makyaj yanlışları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
makyaj yanlışları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2012 Pazartesi

1 Yılda Neler Öğrendik?



Tam 8 gün sonra bloğumu açalı tam 1 sene olmuş olacak. Ben de düşündüm ki, tüm bu yazılanların çizilenlerin sonunda, takipçilerime tavsiye etmek istediğim(öğretmek fiilini kullanmak istemiyorum, ne haddimize değil mi?) temel şeyler nelermiş, ne değilmiş, bir postta genellemeye çalışayım. Bu sefer sakin yazacağım, "Makyaj Katliamları" yazı dizimi okuyabilir daha hardcore bir şeyler isteyenler.

1- Mavi far pek de hoş bir şey değil.
Evet, mavi far çok sakat. Evet, mavi far çoğu zaman sizi ucuz gösterir. Ve evet, mavi farla kırmızı ruj sürerseniz tüm eleştirileri hak etmiş sayılırsınız. (Sakinliğime kocaman bir tebrik çelengi.)

2-Bronzer genelde tahmin ettiğiniz gibi sürülmüyor.
Tahmin edildiği gibi sürülse, bu kadar berbat makyajlar görmezdik. Turuncuya kaçmayan bir bronzerla, sadece güneşin doğal yollarla vuracağı yerlere uygulayarak başarıya ulaşabiliyoruz.

3-Göz altına beyaz far sürüldüğünde, karşıdaki insanın cinnet eşiğini test ettiğinizin bilincindesinizdir.
En azından bilincinde olmalısınız. Beyaz far, kaş altı aydınlatması için kullanılır. Göz altı "pandalaşması" için değil. Göz altınızdaki morlukları, olması gerektiği gibi, corrector ve concealer'la kapatın.

4-Kaşlarınızı siyaha boyamamalısınız/siyahla doldurmamalısınız.
Siyah saçınız ve kapkara teniniz olsa bile, kaşlarınız simsiyah olsa bile, en azından kül rengi içeren bir siyahla doldurun. Gözünüze eyeliner olarak sürdüğünüz siyahla kaşlarınızı doldurduğunuzu hayal edemiyorum.

5-Ten renginizin gereğini yapmanız dünya barışına ve balinaların ölmemesine büyük katkı sağlayacaktır.
Esmerseniz, açık renk ojeler, pastel renk rujlar, renkli lensler, sarı saçlar (kalbime inmemesi için listeyi uzatmıyorum) sizin için değildir. Lütfen, biraz bilinç. Aynı şekilde bembeyaz tenliyseniz, bronzer'ınızı sadece kontur amaçlı kullanmalısınız.

6- Eyeliner canımızdan bir parçadır.
Eyeliner'sız bir makyaj düşünülemez. Sürülmesinin zor olduğunu söyleyenlere de durmadan pratik yapmalarını öneriyorum zira ya bu deve, ya bu diyar ikilemine kadar gider eyeliner'sız bir göz makyajı.

7- ***BU GERÇEKTEN ÖNEMLİ***
Ucuz-pahalı tartışmasının sonu yok. Ama 10 liraya aldığınız şeyle 100 liraya aldığınız şey arasında "izin verin de" bir fark olsun. Yüzünüzün 10 sene sonraki halini tahayyül etmek istemezsiniz, o zaman 90 lira fark değil 900 lira fark ödeseniz geri döndüremezsiniz hiç bir şeyi. Yani işin özü, ben hobi olsun diye 5 liralık şeye 50 lira vermiyorum. Parasızlıktan öldüğüm zamanlarda bile, çok şükür, o tarz olaylara bulaşmıyorum. Bu, kendinize verdiğiniz değerle alakalı. Cildiniz, şark kurnazı bir tilki beyninin saçma kumarına değil, Rus ruletine bile bahis olamaz.

8- SPF kışın bile önemlidir, hele hele şu yaz gününde, A'dan sonraki harfiniz olmalıdır.
Tamam ben beyazlığım konusunda takıntılıyım ve SPF 1000 verseler dahasını isterim, ama istediğiniz kadar esmerliği sevin, yine de korunmalısınız. Evde olsanız da, gece de olsa, kış da olsa, SPF korumasını asla es geçmemelisiniz. Güneş ışığı sadece direk gelerek hasar vermez, yansıması çok daha acı olur.

9- Allık abartılarak sürülmesi için dizayn edilmiş bir makyaj ürünü değildir.
Ha derseniz ki abartılarak sürülmesi için dizayn edilmiş olan makyaj ürünü nedir diye, o da boş kümeden hallice. Ama yanağınızda turuncu bir renk tabakası görmenin size nasıl bir haz verdiğini bana açıklayabilirseniz belki ben de hayat görüşüme farklı bir perspektif ekleyebilrim. (Başladım sert olmaya yine, affola.)

10- Soru sormaktan çekinmeyin.
Ben hep burdayım, yanlış yapana nefret kusabilirim ama soru sorana asla.

26'sında ayrı bir kutlama postu yazacağım, daha sevgi dolu olacak, var olun.
xx