14 Mart 2012 Çarşamba

Ucuz Kozmetiğe Karşıyız Derken Kanıtlarımız Var..

Şu kozmetik aleminde(jargon retoriği),  duruşumu bilen bilir ki, ucuz (drugstore) kozmetiğine ölümüne karşıyım. "Ay elitist ay zenginnnn" falan nağraları atmadan önce kanıtlarımı da sunayım ki sebepsiz kulak çınlamalarına kurban gitmeyeyim.

Aşağıdaki fotoğraflarda, belirli bir ucuz marka olmaksızın, yani farklı ucuz markalardan seçerek, kendi Mac'lerimle kıyaslama yaptım. Bulmam biraz zor oldu, sağdan soldan...(Haha yok artık, tüm ucuz ürünler de benimdi.)Neyse, göstermek istediğim şey şu ki, ucuz farlar ve allıklar uygulamada sıkıntı yaratıyor, rengi vermiyor ve dökülüyor. Yarım saat sonra gözde/yanakta ne hale geldiğini göstermeye kalbim dayanmazdı, ki gözüme sürmezdim zaten o ayrı. Dediğim gibi, farklı drugstore markalar ve Mac karşılaştırması çok kısaca ve çabukça bu şekilde:

 Üstteki Mac, alttaki drugstore.
 Üstteki Mac, alttaki drugstore
 Üstteki Mac, alttaki drugstore
 Üstteki Mac, alttaki drugstore
Alttaki Mac, üstteki drugstore

Bu kamerada bile böyleyken, gerçek hayattaki faciaları bir düşünün. Kendimde olan en yakın renklerle karşılaştırdığımda hal bu, çok açık bir şekilde ortada.

Şimdi geldik parasal kısmın tuzuna. Bu tarz yaşam stilinin adına QUALITY OVER QUANTITY diyoruz. Türkçe meali; sayıca fazla olana karşılık kalite. YANİ, çok fazla dandik, hiç bir işe yaramayan ürün almaktansa bir adet pahalı ama taş gibi ürün alırım. Bu sadece kozmetikte değil, hayatın her alanında olduğu için bu yaklaşım hayat tarzı olmakta.

Mmmm evet, tamamen sizin iyiliğiniz için yırtınıyorum bu konuda, yoksa ben yolumu bulmuş haldeyim. Deklarasyonu da kanıtlarımla yaptığıma göre, ben okuduğum kitaba geri dönebilirim. xx

19 yorum:

  1. ben de her zaman "ucuz mal alacak kadar zengin değilim" derim :) 10 tane ucuz alacağıma 2-3 tane adam gibi mal alırım daha iyi. (mal diyorum çünkü ev eşyasından kozmetiğe kadar genel anlamdaki herşeyi kastediyorum)

    YanıtlaSil
  2. Quality over quantity mottosuna tamamen katılmakla birlikte pahalı=kaliteli fikrine katılmıyorum malesef. Lüks ya da high end diye tabir ettiğimiz markaların da çok kötü ürünleri olabiliyor. Mesela herkesin taptığı Chanel Coco shine rujlar bir şey yiyip içmeye gerek kalmadan 1 saat içinde kendiliğinden uçuveriyor. Nars'ın rujları dudakları kurutuyor, Estee Lauder Double Wear fondöten suratı kalıp gibi gösteriyor, Mac'in bazı farları hiç renk vermiyor vs vs bu liste o kadar uzatılabilir ki... Drugstore ürünlerinin bazıları adeta çöplük olduğu gibi mesela Revlon rujlar, Sleek farlar çok beğeniliyor. Flormar'ın Pretty rujları ve allıkları çok güzel, Maybelline hayatımda kullandığım en güzel rimelleri üretiyor gibi gibi... Bence biz bloggerlar olarak internetin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz ki neler iyi neler kötü araştırdığımız takdirde ucuz ya da pahalı olsun, paramızı boşa harcamamış oluruz. Ama bunlar benim fikrim tabii, herkesin tercihleri farklıdır:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum ama şu açılar var ki es geçemeyiz
      -Ucuz-pahalı kısmı tamamen çeviri meselesi. high end yazsam 300 kişinin 100'ü anlar kalanına hitap edememiş olurum.
      -Genelleme konusuna gelince, "tabi ki" bazı x'ler bazı y'leri döver, ama MARKA olarak konuşuyorsak bu "bazı"ları yüzdeye vurmakta fayda var. Mac'in yüzde kaçı KÖTÜ ürün yaparken drugstore'un yüzde kaçı İYİ yapıyor, düşünmek lazım.

      Bi de şu var ki, her ürünün high end'i alınmaz. Ben bi ojeye Chanel çatısı altında 60 lira vermem. Hani liste uzar gider, ama bu drugstore'ların kepazeliğini örtemiyor.
      Çok teşekkürler :)

      Sil
    2. Revlon rujların harikalığına ben de katılıyorum. Sadece rujları değil, fondoteninin şahaneliğini de bilmeyen yoktur. Max Factor benim en büyük favorimdir ki kendisini eşek fırçalı Benefit Bagdal'dan sonra bir kez daha saygıyla selamlarım. Bu rimellere, benim 1 numaralı makyaj aktristim Lisa Eldridge de hayran. Maybelline tattoo farlar, golden rose kalemler vs. Evet kesinlikle katılıyorum, drugstore markaları mükemmel ürünler üretmiyor. Ama MAC'in özellikle bendeki iğrenç ötesi kolleksiyon far setlerini düşününce, Sleek far setlerime bir kez daha aşık oluyorum.

      Sil
  3. @Minder Nars rujlara haksızlık olmuş sanki. Zaten kuru olan dudaklarımı pütür pütür yapmayan tek mat yapılı ruj Nars'ındır.

    Bu arada, ben de blog sahibesi gibi mat-severim. Yani beklentim parıltı,sim,glitter olmaksızın yoğun,safi renk! Ayrıca, envai çeşit baz kullanarak makyajı yağlı cildinde ancak zaptedebilen ve gerek lise yıllarında drugstore ürünleri, gerekse son yıllarda high-end ürünleri deneyimlemiş biri olarak söylüyorum: High-end ürünler hem pigmentasyon hem de kalıcılık konusunda döver. Çok net.

    Makyaj deyip geçmeyin. Ne idüğü belirsiz yerlerden kozmetik almayın. Göz pınarınızdan kanınıza karışacak kalemin ihtiva ettiklerini önemseyin.;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okurken "oh be" dediğim bir yorum oldu sabah sabah, içimi açtınız. Aynı proseslerden bizzat geçtim, lisede ne Mac'i ne Nars'ı, tüm drugstore elimden geçti. Geçti ki biliyorum.
      Tüm yoruma topluca katılıyorum, son cümleye daha çok.:)
      Çok teşekkürler.

      Sil
  4. ...falan nağraları... nara olacak o. bir de içindeki onca parabene rağmen mac ya da nars veya chanel kozmetik ürünleri nasıl savunulabiliyor, gerçekten çok şaşırıyorum. açıkçası ben ucuz kanseri pahalı kansere tercih ederim

    YanıtlaSil
  5. merhaba blogu izliyordum ancak henuz hiç yorumlamamıstım. o kadar vurucu olmuş ki fotografla anlatım çok içime sindi kendi kozmetik ürünlerim bir daha. insanın asla içine batmamalı verdiği para çünkü kıyafetten çok daha önemli derimizden içeri girip kana karıştığını bilince insan hayatta sürmez o "dandik" malzemeleri.. pahalı olanlardakilerin kanser yapma fikrine karşıyım. özenli temizlik cilde uygun malzeme oldukça, cilde uygun renklendiricileri boyalara tercih ettiğimden oransal olarak kullanıldıkca parabene bile tahammul edebilirim. eline saglık cok güzel bir post bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, destek görmek neşe verici. :)

      Sil
  6. Bunu o kadar iyi anlıyorum ki arkadaşım bir far paleti vermişti ne idüğü belirsiz birşey baktım kendiside sürüyor sadece bir kere denedim ve sonuç olarak göz pınarlarımın kenarı kurudu ve egzamaya döndü böyle bir hatayı neden yaptığımı anladım zaten çok fazla far süren biri değildim böyle bir deneyimden sonra daha da soğudum ucuz kozmetik ürünlerinin kalıcılığını bir kenara bırakın sağlık açısından çok riskli tecrübeyle sabitlendi o yüzden artık kozmetiğe verdiğim paraya hiç acımıyorum kalitesinden emin olduğum için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle, sağlıktan önemlisi yok.

      Sil
  7. haklısın şekerim de ben de uyduruk farları bile mac fix plusımla cillop gibi renklerde kullanmaya başlamış durumdayım :( renk kaliteli ve kalıcılıgını artırdıgı için faciaları önleyerek uygun fiyata kullanabilmiş oluyoruz :/

    YanıtlaSil
  8. Ben de makyaj malzemesine elden geldiğince para verilmesinin taraftarıyım. Şu an öğrenciyim ve bursumun yarısından fazlasını makyaj malzemelerine harcıyorum her ay, böyle de hep iyi şeyler alayım derdine ayda ancak 4-5 şey alabiliyorum :)) Bir an önce mezun olup düzgün bir maaşla işe girmem gerek :))

    YanıtlaSil
  9. Biraz geç !!! gördüğüm bir yazı oldu ama :) Ben de 1-2 şey söylemek istiyorum. Drugstore ürünüm var hem de bir sürü. Açıkcası aralarından sevdiğim markalar da var. Ama bu senin haklı olduğun gerçeğini değiştirmiyor. Ayrıca sağlığı geçersek (ne demekse !!) high- end ürünlerin verdiği duygusal tatmini hiçbir drugstore veremiyor. Mesele kendi özel hissetmek olduğuna göre bir Estee Lauder, Dior, Lancome, MAC, YSL nin verdiği mutluluğu ben hiçbir drugstore ürününde bulamadım. Bence bu da çok önemli bir nokta.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum, işin duygusal tatmin boyutu çok başka

      Sil
  10. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil