Game of Thrones etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Game of Thrones etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2015 Çarşamba

AMAZON Alışverişim! Game of Thrones Oyuncakları ve Juice Book//Amazon Haul: Game of Thrones Toys&Juice Book


Merhaba!
Az önce gelen Amazon kargomla ilgili o kadar heyecanlıyım ki anında fotoğraflayıp paylaşmak istedim. Biliyorum ki Instagram'da fiyat, satıcı, kargo vs. soruları soranlar olacak o yüzden topluca bir post yapmak en mantıklısıydı.





Game of Thrones hayranlığımı yıllardır bilmeyen yok, ama böyle oyuncak, t-shirt vs. gibi ürünler Türkiye'de bulunmadığı için hiç bakıp bakıp kendimi üzmeyeyim diye uzak duruyordum. En sonunda gözümü karartıp Daenerys ve Jon Snow figürlerinin hem büyük boylarını hem de anahtarlık versiyonlarını aldım!









Ya şunlara bakar mısınıııııızzzz? Her detay düşünülmüş, Daenerys'in elbisesindeki ufak aksanlar bile. Jon Snow'un kürkü, kılıçla verdiği klasik pozu.... Ah, harikalar!
Bu oyuncakları yapan firmanın ismi Funko Pop!. Sezon sezon her kıyafet ve karakter değişiminin oyuncağını ayrıca yapıyorlar; mesela Daenerys'in ilk sezonlardaki mavi elbisesinin oyuncağı da var. Ama iyi araştırmalısınız, o ürün çok fazla hata payına sahip olan ve çok başarılı bir seri imalattan geçememişken bu sezonun ürünleri muhteşem incelemeler ve oylar almıştı, ben de o sebeple bu sezonu ilk olarak tercih ettim.

Bunların dışında, uzun zamandır almayı düşündüğüm ve kargo parasını göze alamadığım için hep vazgeçtiğim the Big Book of Juices isimli bu devasa kalınlıktaki kitabı aldım. Zaten incelemelerde ve kritiklerde harika puanlar almıştı, ama az önce paketi açtığımda ne demek istendiğini tam olarak anladım. Kağıt kalitesi bile çok net anlaşılıyor, baskılar ve fotoğraflar zaten muhteşem. Healthy juices olayı tam olarak benim olayım zaten, bayılıyorum. Bu kitabı aldığım için de çok çok çok mutluyum, bir an önce denemek istiyorum içindekileri! Bu arada, içerisinde 400 tane tarif var :)











Amazon'dan alışverişe aşinaysanız biliyorsunuzdur, fiyatlar sürekli (günlük olarak) oynar. Kura ve ürünlerin popülerliğine göre her gün güncellenir. Bu yüzden size toplam fiyatı verip bir fikir sahibi olmanızı sağlamak istiyorum, çünkü ayrı ayrı fiyatları yazarsam yarın değişmiş olacakları için pek sağlıklı olmayacak.

Faturam şu şekilde:
Order Summary
Item(s) Subtotal:
TRY 150,22
Shipping & Handling:
TRY 39,70
Total before tax:
TRY 189,92
Estimated tax to be collected:
TRY 0,00
Grand Total:
TRY 189,92

19 Haziran 2013 Çarşamba

Sansa Stark Makyajı//Game of Thrones Kadınları Serisi No.2


Merhabalar;
Beni uzun zamandır takip edenlerin hatırlayacağı üzere, bundan 1 yıl önce Daenerys Targaryen makyajını bir post olarak yazmıştım ve oldukça ilgi çekmişti. Dilerseniz buradan bakabilirsiniz. Şimdi de Game of Thrones kadınları serisine devam etmenin iyi bir zaman olduğunu düşünerek, Sansa Stark'ın makyajını anlatacağım.




Genel hatlarıyla bakarsak, çok hafif bir makyaj uygulaması oduğunu ve doğal tonlarla yapıldığını görüyoruz. Doğal tondan kastımız bir sürü şey olabilir pek tabi ki, ama burada seçilen doğal ton, saçla da senkron bir biçimde olan kırmızı alt tonlu kahverengiler ve şeftaliler.

Gözlerden başlayalım; renk çemberinde mavinin karşılığı turuncu/kahverengi olduğu için ve konsept de bunu gerektirdiği için, tam olarak turumcumsu kızılımsı kahverengiler kullanılmış. Bunun için bir kaç seçeneğimiz olabilir, ama ben karıştırmaktan yanayım. Eğer tam olarak kırmızı bir kahverengi isteseydim, Mac'ten Swiss Chocolate'ı tüm göz kapağına sürüp işimi kolaylıkla bitirebilirdim ama gerek çekimlerin soğuk renk filtresinden(mavidir, kırmızılıkları aşağı çeker dizi ve filmlerde), gerek de fazla kırmızının hasta gibi gösterebileceğinden mütevellit iki rengi karıştıralım diyorum, Mac Cork ve Mac Swiss Chocolate

Sol köşedeki renk, Swiss Chocolate.  
2. sırada soldan 4. renk, Cork

Karıştırmayı fırçayı ikisine de batırarak yapmayacağız çünkü oranlarını farklı tutmamız gerekiyor. Önce tüm göz kapağına Cork'u sürüyoruz. Daha sonra, eser miktarda çok ufak bir şekilde Swiss Chocolate alıp Cork'a yediriyoruz. Son aşamada da tekrar üstüne Cork geçiyoruz.
Swiss Chocolate'ı az almamızın iki sebebi var, birincisi kırmızı kahveler soğuk kahveleri çok çabuk bastırır, ikincisi de Swiss Chocolate tam olarak mat bir yapıda olduğu için durduğu yere sabitlenip kalır ve görüntüyü domine eder. Bu sebeptendir ki son cilayı da tekrar Cork ile yaptık.

Çok kolay bir göz makyajıymış gibi görünse de bu tonu tutturmak hiç de kolay değil. Aynı uygulamayı göz altına da yapıyoruz, kalem uçlu fırça kullanırsak çok daha rahat ederiz. Göz altınızdaki uygulamayı biraz aşağı doğru çekmekten çekinmeyin çünkü kalem gibi değil de dağılmış gibi bir görüntü istiyoruz. Daha sonra, göz altındaki uygulamanın dış V'ye yakın olan kısmına çok hafif bir şekilde siyah far ekliyoruz, ama sadece kirpik dibini belirginleştirmek için. Yani çizgi vs. çekmeye kalkmayın.

Kirpikler ayrık ve belirgin, bu yüzden hem üst kirpiğe hem alt kirpiğe ayrı ayrı rimel uygulaması yapıyoruz.

Lancome Hypnose Drama


Clinique Bottom Lash Mascara



Yüzde en dikkat çeken kısım hiç şüphesiz kaşlar. Renk olarak oldukça koyu tercih edilmiş, tam olarak bu rengi yakalamak istiyorsanız önerim Mac'in Spiked isimli kaş kalemi olacaktır. Far kullanmak isterseniz de Espresso ile doldurabilirsiniz. Ama ben her zaman doğal kaş rengine uygunluktan yanayım, o yüzden açık renk kaşlılara Omega far ya da Lingering kalem, koyulara da dediğim gibi Espresso ya da Charcoal Brown önereceğim.

Yüzde çok hafif bir fondöten görüntüsü var ve oldukça mat, ben bunun için elimdeki fondötenlerden Clinique Anti Blemish Solutions'ı tercih ediyorum.


Pudra tercih etmeyeceğim bu görüntü için çünkü havasını bozabilir. Direkt olarak kontura geçiyorum. Yanaklara, şakaklara ve burna ciddi anlamda kontur uygulaması yapılmış, turuncumsu bir makyaj olduğu için çok soğuk bir bronzer seçmiyorum, sıcak tonlu Bourjois Chocolate Bronzer bu makyajda aradığımız kontur rengi olacaktır.




Allık da tüm konsepte uygun olarak şeftali-pembe arası seçilmiş ve oldukça cömert davranılmış, yanaklardaki renk için seçimim Lancome olacak.



Son olarak dudaklara geçiyorum. Dudaklar mümkün olan en doğal renkle renklendirilmiş ama farkettiğiniz üzere gül kurusu/ pembe tonlu kahverengi bir doğallık seçilmiş. Gördüğüm an aklıma gelen renk Mac Syrup oldu ama Syrup lustre olduğu için biraz juicy bir görünümde, o yüzden sürdükten sonra mutlaka peçeteyle ışıltısını almamız gerekiyor.



Sansa'yı dizideki karakter olarak çoğumuz sevmesek de, ve hatta ben şahsen gerçek hayattaki halini de çok özensiz ve banal bulsam da, dizideki makyajı çok günlük ve doğal, bu yüzden çok seviyorum. Kendime uygulamak istediğimde şeftali kısımları, özellikle allığı, biraz pembeye çevirip uygularım çünkü şeftali rengi rujları da allıkları da sevmiyorum, tenime yakışmadığını düşünüyorum. Siz de temel çerçeveyi esas alıp renk değişiklikleri yapabilirsiniz tabi ki.

Bundan sonra Cersei makyajı postu gelecek, her ne kadar neredeyse hiç makyajı olmasa da onunla ilgili de konuşulacak bir şeylerimiz çıkar diye düşünüyorum. Seriye devam kısacası.

xx

1 Eylül 2012 Cumartesi

Oje, Kontur Allığı, Kitap, Organik Sebze, Pantogar, Elbiseler ve Yaz Sonu: Ağustos Nasıl Geçti?


Bir yaz sonundan yazıyorum sanırım, yeni bir yazıma, ve yeni takipçilerime, ehlen ve sehlen;

Ağustos garip bir hızda geçiyor şüphesiz, her sene alıştığımız görüntüler, çok da sürpriz bir yaz sonu değil. Yazı deniz-kumsal bağımlılığı ve sevgisi içinde geçirenler kadar üzülmüyorum açıkçası yazın bittiğine, sonbahar gibi muhteşem bir mevsim varken, yazı tercih edenlerden değilim. Tabi 03.09 tarihli ufak bir dünyaya gelme olayının da sonbahar sevgimdeki yeri yadsınamaz velakin, tüm duygusallıktan uzaklaşırsak, yine ve şüphesiz olarak, fall beats.

Eylül selamlaşmasına başlamak için Ağustos yaşanmışlığını bitirmek gerekiyor tabi. Bu post da ortaya karmakarışık bir Ağustos yaşanmışlıkları postu olsun.

Öncelikle Ağustos, elbise krizimin tavan yaptığı ay oldu. Sürekli elbise giydim, sürekli süslendim, sürekli en ufak yere bile kendime baya vakit harcayarak gittim.

Kalan zamanlarda da basicslere sardırdım, şortla kombinledim. Her zaman severdim de bu yaz ayrı bir favorim oldular.

Ojede de tüm yazımı kırmızı-mavi ağırlıklı geçirdim. Mavilerde muhteşem iki renk buldum ki... Gerçekten çok iyiler. Kendileri Flormar 398 ve Claire's 84.

Temmuz içinde kullandığım ürünlerden başka pek bir şey almadım kozmetik namına, bir süre sakinleşelim de sonbahar koleksiyonlarına şevkimiz (hadi kabul, paramız) olsun dedim. Ama dün soğuk tonlu bir kontur allığı ararken NYX Taupe'u buldum, renk açısından gayet iyi, turuncuya kaçan Chocolate Bronzer'ımın yarattığı hayalkırıklığını alıp götürmesini diliyorum.

Ayrıca, çok uzun zamandır Kabuki brush eksikliği çekiyordum da hiç elim 180 lira vermeye gitmemişti. Anne denen bir insan var ki canlar canı, kendileri Kabuki'sini bana verdi. Aslında tam olarak öyle olmadı, ben aldım ve kullanıyorum. Bare Escentuals'ın denediğim ilk fırçası, ben sevdim, fazla yumuşak fırçalarla arası olmayanlara direk önereyim yeri gelmişken.

Tabi ki Game of Thrones serisine devam, kitabı yanıma almayı unuttuğum için Türkçe çevirisini almak gibi ufak çaplı beyin şoku anların sonucu olan işler yaptım da anında doğru yola döndüm. Thrones okuyucusu takipçilerim serinin bu kitabının sıkıcı olduğundan bahsetmişti, hala öyle olmamasına dair umutlarım var, daha başlarda olmam da buna sebep olabilir tabi.


Ne içtik kısmında, tabi ki kahve içtik. Yaz başında kalp çarpıntılarım yüzünden kendisiyle yolları ayırmıştık ama reunion olayına girdik, mutluyuz.

Ha şimdi şu yukarıdaki elemanla aramız iyi diye Türk kahvesini unuttuğum gibi bir anlam çıkmasın, çıkmamalı. Asaletin alır götürür Türk kahvesi, senden nasıl vazgeçerim?
Şimdi, hardal ne alaka? Ben bu mayonezdir, ketçaptır, sostur, yağdır, bu tarz şeylerle hiç arası olmayan biriyim ama hardal çok başka. Tek tük kırmızı et yediğim zamanlarda hardal resmen kurtarıcım, bu ay da gittiğimiz mekanlardan arakladığımız hardallarla mutluyuz. Neden gidip insan gibi almıyorsun derseniz de, e çok tatlı, tamamen duygusal.

Evet tamam, araklama konusunda bu ay master's degree yapmış olabilirim, ne var, pipet falan arakladım gittiğim yerlerden, gururluyum.
Şimdi... Ben doğa ile ilgili olayların çok büyük fanı olmayan, hatta alerjisi bile olan bir insan olarak böyle Farmville tadında sebze yetiştir, organik olsun, sula, topla, ye şeklindeki looplara pek sıcak bakmıyorum. Ancak babam bu mevzunun tam anlamıyla bağımlısı olduğu için, bahçemizde her şeyi yetiştiriyor. Çiçek şeklinde biber bile yapmışlar, çok ilgisizdim de dolapta görünce... Ehem neyse, evet, baba, ellerine sağlık.
Kullanmaya ilk başladığımda bahsetmiştim, ve tonlarca soru gelmişti işe yarayıp yaramadığıyla ilgili ama ben daha yeni başlamış olduğum için cevap verememiştim. Tüm kullanım süresinden sonra, dermatoloğun verdiği ek ilaçlarla beraber, cevabım evet oluyor, Pantogar saç dökülmesinde büyük ölçüde işe yarıyor. Ama doktora gitmeden sadece hap nasıl bir etki yapar bilemiyorum, ona kefil olamıyorum. Yani 75 liralık bir ilacı denemek için almanız saçma olur, eninde sonunda dermatolog da bunu verecektir zaten.
Geçen haftalardan birinde de kil maskesi aldım, beyaz olandan. Gül suyu, limon suyu ve zeytinyağı ile karıştırıp yüzde maksimum 10 dakika bekletecekmişiz. Lakin, hala denemeye cesaret edemedim, kötü etkisi olabilir gibi bir his var içimde, kullanan varsa her zamanki gibi, share the experience.

Bu kadar Ağustos vedası yeter. Eylül, seni seviyorum biliyorsun. Bana güzel haberlerle gel. Pastamın üstündeki sönmüş mumların dumanındaki dileklerimi de getir, zahmet olmazsa. Hayatımda değer verdiğim kim  varsa, gözümden sakındığım, üzülmesine kalbimin dayanmayacağı kim varsa, onu da benimle, yanımda, ve iyi tut. Eylül sunset değil, sunrise, hatta sunshine benim için. xx