Makyaj düsturunun en önemli öğesi olarak farlar, yine koleksiyon belirleyici ürünler olarak markaların koleksiyon tanıtımlarını süslüyor. Renk açısından ojede olduğu gibi hardal rengini görebildiğimiz, koyu mor, lacivert, gri ve yeşillerin ağır bastığı ama uçuk pembenin önemini kaybetmediği bir sonbahar gözlerimizi bekliyor.
Mac'le başlayalım o zaman, görüldüğü üzere saydığım tüm kırık tonlu farlar ve koyu renk smokey eye yaratmaya uygun renkler Mac'in Sonbahar için "şimdilik" çıkardığı 2 koleksiyon olan Posh Paradise ve Cindy Sherman koleksiyonlarında mevcut. Mac her mevsim her yerde cüzdanımızın katili olmaya devam ediyor pek tabii ki.
Dolce&Gabbana, daha soft renkleri tercih ediyor bu sonbahar ve şeftali-pembe-açık kahverengi üçlünün tonlarıyla 4'lü farlar sunuyor.
Bobbi Brown, tam bir sonbahar paleti hazırlıyor bizler için. Tüm sonbahara yakışacak renkler tek palette. Şahane!
Lancome, bu sonbahar Fransız konseptli çalışarak inanılmaz tatlı bir koleksiyona imza atıyor. 29 st Honour isimli kolekisyonunda, Paris'in tüm puslu hali gözlerimizde yer buluyor. Bilmeden konuşmuyorum, bizzat görerek, Paris sonbaharda bu renklerde olmakta zira...
Smashbox, koyu renk çizgisini hiç bozmadan sonbaharı da aynı tutarlılıkla karşılıyor. Morları ve mavileri biraz daha canlı halde tabii ki.
Givenchy, highlight rengini çokça tuttuğu kırık siyah-kırık beyaz paletiyle şaşırtıyor, en azından beni...
Burberry, tarçın rengiyle pembeyi karıştırdığı tekli farıyla gerçekten çok zor bulunan bir rengi sonbahara alıştırıyor, ki çok çok çok beğendim.
Sonbahar puslu geçecek, yeter ki bu pus sadece renklerinde kalsın... xx
16 Eylül 2011 Cuma
Sonbahar 2011: Farlar
Etiketler:
bobbi brown,
burberry,
dior,
dolcegabbana,
mac,
smashbox
15 Eylül 2011 Perşembe
Sonbahar 2011: Ojeler
Yeni mevsim yeni yazı dizileri demek. Yeni serim Sonbahar 2011'de ayrı ayrı trend olan makyaj malzemelerine göz atacağız bu 3 ayı kapsayan şekilde. Ojelerden başlayalım istedim bu sefer.
Bana kalırsa, sezonun tek bir trend rengi yok. Sonbahar renkleri olan kırık koyular, haki yeşiller, griler ve kahverengi-bordo arası gidip gelenler stabil. Bu sezona özgü olarak hardal rengi çok hakim ve yazdan kalma esintiyi de açık/nude pembeler sabit tutuyor.
Illamasqua yine farkını ortaya koyuyor ve Scarab isimli ateş kırmızı ve siyah arasında gidip gelen duo-colored ojesiyle sonbaharın rengini değiştiriyor.
Ayrıca çok soluk sonbahar yeşillerinden sıkılanlar için yine Illamasqua'dan Kink sonbaharımızı aydınlatıyor, hem de üst düzey bir kaliteyle.
Nude pembelerle sonbaharda hep canlılığı üzerinde tutmak isteyenler için Dior Pink Boa ismiyle gayet şeker bir pembe piyasaya sürüp klasikleşiyor, hem de çok kısa bir sürede!
Bahsettiğimiz asıl trend renk olan hardal sarısını pek tabi ki Butter London bu sezonluk huzurlarımıza sunuyor.
Chanel mavilerinden ve grilerinden bir sonbahar kreasyonu yaratıyor ve bilin bakalım sonuç olarak ne oluyor? Doğru, sezonun trendi Chanel ne yaparsa o oluyor. Black Pearl ve Blue Boy şimdiden aynı rengi yakalamaya çalışan ucuz kozmetik firmalarının odak noktası.
Mac, Rain of Flowers'la mora ayrı bir tanım yazıyor. İnanılmaz güzel bir çift renk objesi, tam yerinde bir koyuluk ve Mac tabi ki...
Nars, Galion isimli ojesiyle, sonbahar için olmazsa olmazımız gri ton oje boşluğumuzu fazlasıyla dolduruyor.
Tüm bunların üstüne korumamız için top coat olarak şeffaf kat sürmeliyiz ve şeffaf katımız güvenilir olmalı. Güvenilir deyince ilk akla gelen ürünümüz, şüpheye bile mahal vermeden, Lancome...
Tırnaklarınız ve elleriniz için, çok iyi bir sonbahar diliyorum. xx
Bana kalırsa, sezonun tek bir trend rengi yok. Sonbahar renkleri olan kırık koyular, haki yeşiller, griler ve kahverengi-bordo arası gidip gelenler stabil. Bu sezona özgü olarak hardal rengi çok hakim ve yazdan kalma esintiyi de açık/nude pembeler sabit tutuyor.
Illamasqua yine farkını ortaya koyuyor ve Scarab isimli ateş kırmızı ve siyah arasında gidip gelen duo-colored ojesiyle sonbaharın rengini değiştiriyor.
Ayrıca çok soluk sonbahar yeşillerinden sıkılanlar için yine Illamasqua'dan Kink sonbaharımızı aydınlatıyor, hem de üst düzey bir kaliteyle.
Nude pembelerle sonbaharda hep canlılığı üzerinde tutmak isteyenler için Dior Pink Boa ismiyle gayet şeker bir pembe piyasaya sürüp klasikleşiyor, hem de çok kısa bir sürede!
Bahsettiğimiz asıl trend renk olan hardal sarısını pek tabi ki Butter London bu sezonluk huzurlarımıza sunuyor.
Chanel mavilerinden ve grilerinden bir sonbahar kreasyonu yaratıyor ve bilin bakalım sonuç olarak ne oluyor? Doğru, sezonun trendi Chanel ne yaparsa o oluyor. Black Pearl ve Blue Boy şimdiden aynı rengi yakalamaya çalışan ucuz kozmetik firmalarının odak noktası.
Mac, Rain of Flowers'la mora ayrı bir tanım yazıyor. İnanılmaz güzel bir çift renk objesi, tam yerinde bir koyuluk ve Mac tabi ki...
Nars, Galion isimli ojesiyle, sonbahar için olmazsa olmazımız gri ton oje boşluğumuzu fazlasıyla dolduruyor.
Tüm bunların üstüne korumamız için top coat olarak şeffaf kat sürmeliyiz ve şeffaf katımız güvenilir olmalı. Güvenilir deyince ilk akla gelen ürünümüz, şüpheye bile mahal vermeden, Lancome...
Tırnaklarınız ve elleriniz için, çok iyi bir sonbahar diliyorum. xx
12 Eylül 2011 Pazartesi
Kerastase 42'li Serum: Saç Dökülmesine Karşı Bakım Kürü
Yıllardır kullandığım ve ömrüm boyunca kullanacağım tiroid hapının arada yan etkileri oluyor, bu ara en çok üzeniyse saç dökülmesi. Konuda detaya girmek istemiyorum, üzücü yani saç dökülmesi mevzusu, o yüzden, çok güçlü yerlerden öneri alarak aldığım Kerastase Aminexil GL M setini tanıtmak istedim. Kerastase zaten çok seçkin bir kuaför markasıdır ama saç bakımı konusunda da çok bilimsel işlere imza atar, o yüzden bunun işe yarayacağına dair baya büyük umutlarım var. Sürecin sonunda sizlerle paylaşırım.
İçinde 42 tane minik serum var tüp şeklinde ve kuru saça her gece yatmadan önce masaj yaparak sürüyoruz. Yıkamıyoruz sonrasında da.
Fiyatı içindeki bakım şampuanıyla beraber 310 TL ve büyük kuaförlerde bulunabiliyor. Şimdilik olayla ilgili bilgiler bu kadar, kullandıkça haberdar edeceğim.
6 Eylül 2011 Salı
DDF&Skincode: Dermatolojik Cilt Bakımı
Doğum günümde aldığım en güzel hediyelerden biri tabi ki annemden geldi. Uzun zamandır kullandığım temizlik ürünlerinin dibini görmeye başlamıştım ve daha güvenilir bir şeyler istiyordum. Annemin sürekli kullandığı ürünler hep pahalı dermatolojik ürünlerdi ve o paraları verip almayı hayal bile edemezdim. Annem hayalimi gerçekleştirmiş oldu, birlikte eczaneye gittik ve onun yıllardır kullandığı Doctors' Dermatologic Formula(DDF) ve Skincode ürünlerinden bir set yaptık.
Öncelikle neden asıl yatırımı bu tarz ürünlere yapmamız gerektiğinden bahsedeyim. Bu ürünler ordan burdan kozmetikçiden alınan, marketlerde bulunan, herkesin aldığı ürünlere benzemiyorlar. Hipermarketlerin hijyen kısımlarında ya da kozmetikçilerin temizlik bölümlerinde satılan ürünler genel kitleye hitap eden, genel cilt tipleri baz alınarak üretilen ürünlerdir. O yüzden, sizin yüzünüze kişiselleştirilmiş bir bakım uygulamalarının imkanı yoktur. Bunun haricinde, bu ürünlerin içeriği tonlarca "doktor" testinden geçer ve çok uzun süreler sonra onanır. Tüm bunlar için talep ettikleri para oldukça fazla, ama yatırım denen şeyi yüzünüzün kendisine yapmazsanız üstüne sürdüğünüz makyajın zerre kadar anlamı kalmaz. Yüzümüzü yaşlanmaya karşı 20 yaşından sonra korumamız gerektiğini de bildiğimize göre, yatırım yapmamak için hiç bir sebep yok. O zaman başlayalım.
20 yaşındayım ve yüzümde hiç kırışıklık yok ama 5-6 sene sonrasında kırışıklıklarım çıktığında alacağım hiç bir ürün onları geçirmeyecek, sadece ilerlemesini yavaşlatacak. Bu yüzden, kırışıklık oluşmadan engellenirse asıl amacımıza ulaşmış oluruz. Ben de bu yüzden göz çevresi kırışıklığa karşı oluşum engelleyen ve torbalanmayı önleyen Skincode Revitalazing Eye Contour Cream'i aldım. Skincode'un bu kremi de içeren serisi, 20'li yaş serisidir ve tam zamanında başlamış olmaktan son derece mutluyum. Sabah ve akşam göz çevresine bezelye tanesi kadar sürüyorum.
Daha sonra, tiroid hormonum yüzünden, her ne kadar kontrol altında olsa da, çenemde çıkan sivilcelere karşı muhteşem bir ürün aldım. Sivilcelere karşı olan ürünlerin %90'ı yalan ve hikayeden ibaret ünkü sivilce tedavisi içten olur yani ağız yoluyla alınan bir şeylerin olması gerekir. Ama benimkilerin sebebi belli olduğu için dış tedavi yönteminde en iyi ürünlerle sonuca ulaşabiliyorum. Ayrıca, genel açıdan bir sivilce problemim yok, sadece çenemdeki bölgesel sivilceler arada sırada boy gösteriyor. O yüzden, DDF'in Gylycolic Oil Control Gel Acne Treatment'ını aldım. DDF'in pembe serisi sivilcelere karşıdır ama ben sadece bunu alarak işi hallettim. İçinde çok farklı kimyasal bileşenler var, %10 oranın Glikolik gibi, bu yüzden gün ışığına bunu sürüp çıkmamak gerekiyor. Bu da demek oluyor ki yatarken sürüyorum. İnanılmaz etkili olduğu için mutlaka sürdükten sonra ellerimi 2-3 defa yıkıyorum ve yüzümdeki kuruyana kadar asla yastığa sürmüyorum.
Sivilceleri bu ürün kurutunca, sabahında nemlendirici olarak Skincode'un Intensive Moisturizing Emulsion'ını kullanıyorum. Yüzümde çok çok yumuşak bir his bırakıyor ve asla yağlı nemlendiriciler gibi tabaka olmuyor. İnanılmaz memnun kaldığım bir ürün daha.
Tabi ki sabah ve akşam temizleme jeliyle hepsinden önce yıkıyorum. Temizleme jellerinin çoğu hiç bir işe yaramıyor sadece gereksiz köpük oluşturup göz yanıltıyor ama Skincode Purifying Cleansing Gel bu işi de son derece iyi halletmiş. İnanılmaz ötesi bir temizleyici ve muhteşem muhteşem muhteşem bir ferahlık.
Hiç bir makyaj malzemem olmasın ama cildime çok çok iyi bakan bu dermatolojik ürünlerim olsun yeter. Tüm paramı yıllar boyunca bunlara yatırabilirim. Annemin muhteşem ve imrenilesi cildi de bu şekilde geçen yılların sonucu, o yüzden, seni çok seviyorum annem iyi ki varsın ve iyi ki bana tüm bu konularda yol göstericisin. xx
Öncelikle neden asıl yatırımı bu tarz ürünlere yapmamız gerektiğinden bahsedeyim. Bu ürünler ordan burdan kozmetikçiden alınan, marketlerde bulunan, herkesin aldığı ürünlere benzemiyorlar. Hipermarketlerin hijyen kısımlarında ya da kozmetikçilerin temizlik bölümlerinde satılan ürünler genel kitleye hitap eden, genel cilt tipleri baz alınarak üretilen ürünlerdir. O yüzden, sizin yüzünüze kişiselleştirilmiş bir bakım uygulamalarının imkanı yoktur. Bunun haricinde, bu ürünlerin içeriği tonlarca "doktor" testinden geçer ve çok uzun süreler sonra onanır. Tüm bunlar için talep ettikleri para oldukça fazla, ama yatırım denen şeyi yüzünüzün kendisine yapmazsanız üstüne sürdüğünüz makyajın zerre kadar anlamı kalmaz. Yüzümüzü yaşlanmaya karşı 20 yaşından sonra korumamız gerektiğini de bildiğimize göre, yatırım yapmamak için hiç bir sebep yok. O zaman başlayalım.
20 yaşındayım ve yüzümde hiç kırışıklık yok ama 5-6 sene sonrasında kırışıklıklarım çıktığında alacağım hiç bir ürün onları geçirmeyecek, sadece ilerlemesini yavaşlatacak. Bu yüzden, kırışıklık oluşmadan engellenirse asıl amacımıza ulaşmış oluruz. Ben de bu yüzden göz çevresi kırışıklığa karşı oluşum engelleyen ve torbalanmayı önleyen Skincode Revitalazing Eye Contour Cream'i aldım. Skincode'un bu kremi de içeren serisi, 20'li yaş serisidir ve tam zamanında başlamış olmaktan son derece mutluyum. Sabah ve akşam göz çevresine bezelye tanesi kadar sürüyorum.
Daha sonra, tiroid hormonum yüzünden, her ne kadar kontrol altında olsa da, çenemde çıkan sivilcelere karşı muhteşem bir ürün aldım. Sivilcelere karşı olan ürünlerin %90'ı yalan ve hikayeden ibaret ünkü sivilce tedavisi içten olur yani ağız yoluyla alınan bir şeylerin olması gerekir. Ama benimkilerin sebebi belli olduğu için dış tedavi yönteminde en iyi ürünlerle sonuca ulaşabiliyorum. Ayrıca, genel açıdan bir sivilce problemim yok, sadece çenemdeki bölgesel sivilceler arada sırada boy gösteriyor. O yüzden, DDF'in Gylycolic Oil Control Gel Acne Treatment'ını aldım. DDF'in pembe serisi sivilcelere karşıdır ama ben sadece bunu alarak işi hallettim. İçinde çok farklı kimyasal bileşenler var, %10 oranın Glikolik gibi, bu yüzden gün ışığına bunu sürüp çıkmamak gerekiyor. Bu da demek oluyor ki yatarken sürüyorum. İnanılmaz etkili olduğu için mutlaka sürdükten sonra ellerimi 2-3 defa yıkıyorum ve yüzümdeki kuruyana kadar asla yastığa sürmüyorum.
Sivilceleri bu ürün kurutunca, sabahında nemlendirici olarak Skincode'un Intensive Moisturizing Emulsion'ını kullanıyorum. Yüzümde çok çok yumuşak bir his bırakıyor ve asla yağlı nemlendiriciler gibi tabaka olmuyor. İnanılmaz memnun kaldığım bir ürün daha.
Tabi ki sabah ve akşam temizleme jeliyle hepsinden önce yıkıyorum. Temizleme jellerinin çoğu hiç bir işe yaramıyor sadece gereksiz köpük oluşturup göz yanıltıyor ama Skincode Purifying Cleansing Gel bu işi de son derece iyi halletmiş. İnanılmaz ötesi bir temizleyici ve muhteşem muhteşem muhteşem bir ferahlık.
Hiç bir makyaj malzemem olmasın ama cildime çok çok iyi bakan bu dermatolojik ürünlerim olsun yeter. Tüm paramı yıllar boyunca bunlara yatırabilirim. Annemin muhteşem ve imrenilesi cildi de bu şekilde geçen yılların sonucu, o yüzden, seni çok seviyorum annem iyi ki varsın ve iyi ki bana tüm bu konularda yol göstericisin. xx
3 Eylül 2011 Cumartesi
Doğum Günü Makyajı
Bugün doğum günüm olması vesilesiyle, bir doğum günü makyajı yazısı yazmak istedim. Her zamanki karanlık ve koyu makyajımdan farklı olarak daha renkli, yani mavi-morlu bir makyaj yapmayı düşünüyorum. Maviyi koyu mor ve mürdüm renkleriyle inanılmaz yakıştırıyorum, hele ki karıştırdığımız zaman ortada oluşan melez renk inanılmaz. O yüzden, yüzümü çok kat kat ve abartılı bir makyajla boğmadan, şık bir görüntü yakalayacağım. Ürünlerin swatchları, tende nasıl göründüğü de elimdeki çizgilerde görünecek. Başlayalım
Her zamanki gibi fondöten ve pudra rutinimi yaptıktan sonra gözümü Mac Painterly Paint Pot ile hazırlıyorum ve Lancome Ombre Mono Effects: Spectaculaires farımı iç kısımdan ortaya kadar sürüyorum. Bu far çok mavidir o yüzden dikkatli kullanmak gerek.
Daha sonra, gözün diğer yarısına Mac Vibrant Grape sürüyorum ve karıştırma fırçasıyla dış v kısmını belirginleştiriyorum. Vibrant Grape de çok belirgin bir mor ve dış v'nin dışına çıkmamak gerekiyor.
Sonra, her zamanki eyeliner'ımm Lancome Artliner'la ince bir çizgi çekiyorum ve kuyruk yapmıyorum. Çizgi çok ince olmalı ki farların rengini boğmasın
Sonra, Mac Haute&Naughty maskaramla kirpiklerimden 2 kat geçiyorum.
Yanaklar için Bourjois Chocolate Bronzer'ıyla kontor yapıp kemiklerimi belirginleştiriyorum.
Üstüne de tüm yaz için favorim olan Mac Sunbasque'i sürüyorum.
Dudaklarım için önce 15 spf koruma faktörlü nemlendirici Mac Tinted Lip Conditioner in Gentle Coral'ı sürüyorum
4-5 dakika emdikten sonra favori renklerimden biri olan Mac Snob'u sürüp pembe-nude bir dudak haline getiriyorum ve doğum günüme hazır hale geliyorum. xx
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











