burberry etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
burberry etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2014 Cuma

Burberry "My Burberry" Parfüm: Yıllar Sonra Yeni İmza Parfümüm


Günaydın!
Bloğumun 5 yıllık mazisinde, ne zaman olduğu farketmeksizin, bir şekilde beni takip etmeye başlayan herkes, imza parfümümü bilir. Givenchy Absolutely Irresistible benim yıllardır kullandığım, değiştirmeyi hiç düşünmediğim parfümümdü. Her güzel şey gibi, onu da piyasadan kaldırmaya karar verdiler ve ben bu süreçte bir sürü parfüm denedim. Hiç biri, Givenchy kadar beni etkilememişti. Ta ki yeni seri Burberry kokusu olan My Burberry'yi deneyene kadar.



Burberry benim için trench coat'dur, safkan İngiliz ekolüdür. Ötesiyle pek ilgilenmem. Yani ilgilenmezdim. Hiç aklımda yokken mağazada denediğim ve resmen başında dikilip kaldığım My Burberry, parfüm aşkımın yönünü değiştirdi. Burberry çalışanı da, bu serinin tamamen farklı bir paketleme ve pazarlamayla sunulduğunu, normal Burberry parfüm line'ından çok daha değerli olduğunu söyleyince alma fikrimi kesinleştirdim.



Böyle bir zerafet, böyle bir kaliteli sunum olamaz. Fotoğraflarını çekerken bile ayrı bir zevk aldım. Kendiliğinden fotojenik bir parfüm şişesi ve kutusu. Altın rengi konsept paketlemenin ve şişenin her yerinde kendini gösteriyor.



Kokusuna gelince... Çiçek kokusundan şaşmadığımı ve baharatlı/aşırı şekerli kokulardan hoşlanmadığımı daha önceki yazılarda belirtmiştim. İstikrarım baki, yine muhteşem bir çiçek kokusu. Feminenlik resmen tavanda, mesela çok severek kullandığım ve Givenchy gidince yeni imza parfümüm olmasına neredeyse kesin gözüyle baktığım ama yerini Burberry'e kaptıran Jimmy Choo çok daha maskülenimsi/unisex bir kokuydu.


Üst notaları: Bergamot, tatlı bezelye yaprağı
Orta notalar: Sardunya, altın ayva, frezya
Alt notalar: Şam gülü (sadece Mayıs ayında yetiştirilebiliyor), Centifolia, paçuli

Daha ne söylemem gerek bilmiyorum, sadece şu kesin ki bu parfüme net bir şekilde aşık oldum. Bundan sonra şişelerce bitirmeye hazırım.

My Burberry 50 ml fiyatı 300 TL, 90 ml 430 TL satış fiyatıyla tüm zincir kozmetik mağazalarında bulunabiliyor. Sephora'da yılbaşına kadar bu parfümün de dahil olduğu bir kampanya var sanırım, emin değilim.




Parfümün tanıtım çekimlerinde ikonik model Kate Moss ve yeni gözde Cara Delevingne'in yer aldığını da söyleyerek yazıyı sonlandırıyorum!

xx


17 Ağustos 2012 Cuma

Sonbaharda Ne Kullanacağız?

Yine-yeniden-loop'a alınmışçasına merhabalar;

Şu sezon sezon renk ayrımlarına oldum olası çok pis kılım, nefret ediyorum "Yazın canlı renkler, kışın pastel tonlar" tribinden. Genel geçer yargılar var mevsimlerle ilgili, ve halet-i ruhiyeye göre şekillenmiş haldeler, tamam buna söz yok. Yani kar kış varken gözüne sarı far sürmek istemeyebilirsin iç karanlığından sıkıntısından, anlarım, ama isteyene de "garip/weird/obscene/deviant" gözle bakamazsın, destur de öyle gir.

Özellikle ojelerde, tez kendi kendini çürütüyor zira insanların %80'i siyah oje sürmekten kaçınıyor ki her zamanki favorimdir. Bu mantıkla, kışın insanların esas oje rengi olarak siyahı tercih etmesi, ikincil olarak da kahverengiye, griye, koyu yeşile falan sardırması gerek. Realite bundan çok uzakta, üzgünüm. Ha tabi gönül ister ki, özellikle beyaz tenli kadınlar, hayatlarının kalanında sürekli siyah oje sürsün, ama tercih...

Bu prelude'dan sonra esas konuya gelirsek, 2012 sonbaharında oklar kahverengiyi ve toprak renklerini gösteriyor. Çok sıkıcı değil mi? O zaman kahverengi skalasından sıkıcı olmayan şeyler seçiniz efem.

Bu yönde, uzun yıllardır çok net tercihim olan kırmızı alt tonlu kahverengileri öneriyorum. Dezavantajı olan bir renktir, alt tonundaki kırmızılık, eğer yanlış kullanılırsa hasta görünüme sebebiyet verebilir. Bu sebepten, sadece göz kapağında kullanılmalıdır, göz altında değil. Ve geri kalan her şey de avantajdır, muhteşem bir renktir ve her göz rengine gider. Gözün renk pigmentlerinin alt tonlarına reflektör görevi vardır, netleştirir.

Benim bu konudaki favorim net olarak Mac Antiqued'dir. Mat kırmızı alt ton bir far isterseniz, Mac Swiss Chocolate idealdir.


Gözlerde kahverengi kullanıyorsak, mümkün mertebe sert keskin siyahlardan kaçınacağız bu sonbahar. Daha smokey, daha dağınık kahverengi kalemleri kirpik dibinde görebiliriz. Dış V içinse, 1-en fazla 2 ton koyu kahverengileri seçip derinlik sağlamak ideal olacaktır.

Allıklar pembelere dönmüş gibi duruyor, tabi ki bağıran pembeler değil, daha sakin olanlar. Mesela, Mac Mocha.

Dudaklarda natürel tonlar görüyoruz ki bence çok gereksiz ama burda tarafsız bir halde vaziyeti anlatıyorum. Bir Mac Hue çizgisinde gidecek gibi duruyor dudaklar. Ha beni bağlar mı, bağlamaz. Kahverengi göz makyajına muhteşem belirgin bir dudak ve dudak rengi gider, ötesi yok.

İşin özeti 2012 sonbaharı biraz pastel biraz da sönük. Bana sorarsanız, kendi çizginizden hiç şaşmadan devam edin. Modaya uymayı seviyorsanız da, bu post umarım yararlı olur.
xx



14 Haziran 2012 Perşembe

Ebru Gündeş 39. Altın Kelebek Makyajı

Selamların hepsini üzerimizden size göndererek;
Alışılmışın biraz dışında bir post olacak çünkü genelde yabancı ünlülerin makyajlarını anlatıyordum, bu sefer sizin de arzularınız doğrultusunda Ebru Gündeş makyajı anlatmaya karar verdim. Velakin, bu o kadar da kolay bir iş değil zira çok hafif makyajlarını da biliyoruz oldukça ağır assolist makyajlarını da.
Bana sürekli sorulan ve cevabı hep aynı olan şeydir aynı zamanda Ebru Gündeş; Türkiye'de makyajını en beğendiğim isim Ebru Gündeş'tir. Bir makyajda olması gereken tüm adımları yüzünde görebiliyorum çünkü. Bu post için, daha günlük kullanılabilecek bir makyajını ararken 3 gün önceki Altın Kelebek'teki makyajına rastladım. Klasik tarzının çok dışında ve gerçekten muhteşem. Buyrun o zaman;






Gözlerde, beyazdan griye geçen bir renk skalası görüyoruz. Bu yüzden öncelikle açık ve parlak beyazı taban rengi olarak kullanmalıyız.

Bunun için Burberry Pearl White'ı seçip tüm göz kapağına uygulyoruz.

Daha sonra, kül rengi-açık gri bir far olan Burberry Pearl Grey'i, gözün dış V kısmından başlayarak yarıya kadar sürüyoruz. Mac 226 karıştırma fırçamızla V şeklini koruyarak-ama çok sert bir çizgi çizmeyerek dağıtmaya devam ediyoruz. Göz damlası noktasına kadar hafifçe geçen bir griyi hedefliyoruz.

Sonra, dış V'ye geri dönüp çok hafifçe Mac Carbon'ı V'nin üzerinde gezdiriyoruz. Çok çok hafif olmalı ve siyah olduğu neredeyse belli olmamalı.

Şimdi, gözyaşı noktasını aydınlatmalıyız. Bunun için de Mac Vanilla Pigment'i kalem uçlu fırçayla gözün en iç köşesine uyguluyoruz ve çok fazla dağıtmıyoruz. Vanilla'yı kaş altına da aynı aydınlatma amacıyla sürüyoruz ama bu sefer dağıtıyoruz.

Göz altına çok hafifçe önceden kullandığımız Pearl Grey'i sürüyoruz, ama amaç göz altını aydınlık bırakmak. Bu nedenle rimeli de göz altına çok sürmeyeceğiz. Lancome Hypnose Drama rimelimizi 4 kat sürdükten sonra göz yapımıza uygun olan takma kirpikleri takıyoruz.

Göz altına Mac Studio Finish kapatıcıyı sürmeyi ihmal etmiyoruz çünkü o bir nevi aydınlatıcımız olacak.

Kaş yapısı herkeste farklı olduğu için özel olarak anlatmıyorum ama kaşlarımızı mutlaka doldurmalıyız, hangi şekilde olursa olsun.

Allık olarak çok hafif-sağlıklı bir pembe seçilmiş, önerim Mac Well Dressed olacaktır.

Allık üstü aydınlatıcı olarak içinde gold renk geçişleri bulunan bir şey olduğu görülüyor, bunun içinse tercihim Nars Albatros'tur.

Dudaklar oldukça sade bırakılmış, Mac Kinda Sexy tam aradığımız renktir bu iş için. Dudak kalemi önermiyorum çünkü bu doğallığı alacaktır.

Ve, saçlarınızı düzleştirip sarı elbisenizi giydikten sonra, hazırsınız. Kolay gelsin. xx

18 Eylül 2011 Pazar

Sonbahar 2011: Rujlar

Sonbahar için yıllardır klasikleşmiş ruj renkleri vardır ve sonbahara o kadar güzel uyarlar ki kimse değiştirmek istemez. Nude, bej, sütlü kahverengi, koyu çikolata rengi, uçuk pembe bu çizginin önemli temsilcileridir. Bu sene de çok değişen bir şey yok, Mac dışında.



Mac, yine saydığım sonbahar tonlarını içeren renklerinin dışında, çok parlak ve canlı renkleri de koleksiyonuna koyarak bu sonbaharın trendini değiştirme bayrağını kendisinin taşıdığını deklare ediyor. Sonbaharda ilkbahar yaşamak gibisi mi vardır zaten?

Dior, saydığımız renklerin nerdeyse tümünü kapsayan klasik ama duruşu belli bir ruj koleksiyonuyla 2011 sonbaharında adının gerektirdiği kaliteyle dikkat çekme üzerine kurulu bir stratejiyle piyasaya giriyor.

Lancome, bu yılının tamamını kırmızı ve tonları olan rujlar üzerine kurduğu için, bu tonların en çok yakışacağı sonbahar için hayli iştahlı görünüyor. Lancome inanılmaz kırmızılar yapar, şaşmaz.

Estee Lauder, kremsiliği sadece görünüşünden bile belli olan ve pembe-kahverengi çizgisinde giden ruj renkleriyle sürekli olan müşterilerini hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece, görünüşü değişse de anneanne ruju gibi durmasa...

Burberry, ışıltılı uçuk pembe ve ışıltılı açık kahverengi olarak 2 tek-vuruş renkle işini sağlama almış duruyor.

Dolce&Gabbana da Burberry gibi, kahverengi-pembe arasında klasik ama markanın adını taşyabilecek ürünlerle 2011'in son çeyreğini karşılıyor.

Sonuç olarak, bu sonbahar, pembe ve kahverengi sonbaharı. İyi değerlendirin çünkü ikisi de birbirinin muhteşem tamamlayıcısıdır ve kolaylıkla trendy olunabilir.

16 Eylül 2011 Cuma

Sonbahar 2011: Farlar

Makyaj düsturunun en önemli öğesi olarak farlar, yine koleksiyon belirleyici ürünler olarak markaların koleksiyon tanıtımlarını süslüyor. Renk açısından ojede olduğu gibi hardal rengini görebildiğimiz, koyu mor, lacivert, gri ve yeşillerin ağır bastığı ama uçuk pembenin önemini kaybetmediği bir sonbahar gözlerimizi bekliyor.






Mac'le başlayalım o zaman, görüldüğü üzere saydığım tüm kırık tonlu farlar ve koyu renk smokey eye yaratmaya uygun renkler Mac'in Sonbahar için "şimdilik" çıkardığı 2 koleksiyon olan Posh Paradise ve Cindy Sherman koleksiyonlarında mevcut. Mac her mevsim her yerde cüzdanımızın katili olmaya devam ediyor pek tabii ki.

Dolce&Gabbana, daha soft renkleri tercih ediyor bu sonbahar ve şeftali-pembe-açık kahverengi üçlünün tonlarıyla 4'lü farlar sunuyor.

Bobbi Brown, tam bir sonbahar paleti hazırlıyor bizler için. Tüm sonbahara yakışacak renkler tek palette. Şahane!


Lancome, bu sonbahar Fransız konseptli çalışarak inanılmaz tatlı bir koleksiyona imza atıyor. 29 st Honour isimli kolekisyonunda, Paris'in tüm puslu hali gözlerimizde yer buluyor. Bilmeden konuşmuyorum, bizzat görerek, Paris sonbaharda bu renklerde olmakta zira...

Smashbox, koyu renk çizgisini hiç bozmadan sonbaharı da aynı tutarlılıkla karşılıyor. Morları ve mavileri biraz daha canlı halde tabii ki.

Givenchy, highlight rengini çokça tuttuğu kırık siyah-kırık beyaz paletiyle şaşırtıyor, en azından beni...

Burberry, tarçın rengiyle pembeyi karıştırdığı tekli farıyla gerçekten çok zor bulunan bir rengi sonbahara alıştırıyor, ki çok çok çok beğendim.

Sonbahar puslu geçecek, yeter ki bu pus sadece renklerinde kalsın... xx