nars sin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nars sin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2014 Cuma

Karşılaştırma: Nars Sin Vs The Balm Pinstripe


Günaydıııın!
Geçen yaz Nars'ın ünlü mürdüm allığı Sin'in inceleme yazısını yazmıştım hatırlarsanız. Şimdi de ona dupe olarak gösterilen The Balm Pinstripe ile karşılaştırmasını yapacağım, bakalım gerçekten dupe muymuş?


Bu arada, bahsettiğim Nars Sin incelemesini görmek için buraya tıklayabilirsiniz.



Yanyana baktığımızda gerçekten aynı denebilecek kadar benzer duruyorlar. Mürdüm, mor tonlu gül kurusu olarak tanımlanıyorlar ve bu renk allıkta pembelerle beraber tek geçtiğim renk. O yüzden hangi markada olursa olsun gördüğüm an bu tonu alıyorum.



Pinstripe, gerçekten ilk bakışta Sin'den daha korkutucu bir renk gibi gözüküyor çünkü bir miktar daha koyu. Hele hele benim gibi çok açık bir ten için biraz düşündürse de uygulama tekniğiniz güçlü olduktan sonra hiç fark etmiyor. 


Sin ise biraz daha soluk, daha lilamsı ve kullanılabilir duruyor ikisini birlikte düşününce. Ama Nars allıkların pigmentasyonunun ne kadar fazla olduğu bilenler görüntüsündeki kadar masum bir renk vermediğini tahmin edecektir. Tabi ki yine harika bir ton, ama en az Pinstripe kadar dikkatli sürülmesi gerekiyor.




Aralarındaki farkı, iş swatchlara gelince çok daha net bir şekilde görüyoruz. Sin'in içindeki altın ışıltılar kendini belli ederken Pinstripe'da ayrıca sim şeklinde parçalar yok, sadece bir yansıma var. Tamamen mat değil yani.
Ayrıca Pinstripe kesinlikle daha kahverengiye kaçıyor, Sin ise gerçek bir mürdüm.
Çok açık tenli olmayanlarda bu fark yüze uygulayınca hiç görülmüyor bile, ama beyaz tende Pinstripe oldukça kahve durabiliyor mürdümden ziyade. O yüzden ben Pinstripe'ı çok daha az kullanıyorum Sin'e göre.
Tabi bu gerçekten dupe olduğu gerçeğini değiştirmez. Renkler ve çoğu tendeki duruşları neredeyse aynı. Daha hesaplı bir seçim yapıp Pinstripe'ı alırsanız aklınız Sin'de kalmayacaktır büyük ihtimalle. 
Süt beyazı takipçilerim, Sin'den şaşmayın.
xx

12 Ağustos 2013 Pazartesi

NARS Sin Allık İncelemesi


Merhabalar;
Tatilden döndüm ve tekrar buradayım. Şaka maka gerçekten blog yazmamanın boşluğunu hissetim 8-9 günde, geldiğim gibi de bilgisayarın başına geçip tatilde çektiğim Nars Sin fotoğraflarını düzenlemeye başladım.
Kuşadası'na gitmeden önce 3 günlük bir İzmir tatilim oldu. Bu arada, İzmir'de olduğumu Twitter'dan duyan ve görüşmek isteyen İzmirli takipçilerimden tekrar özür diliyorum, Karşıyaka'da ailemle olduğum için onları bırakıp organizasyon işine giremedim, bir dahaki sefere sözüm olsun.
İşte bu sürede asla vazgeçeyemeceğim fondötenim Nars Sheer Glow'un bittiğini farkedip Alsancak'taki Sephora'ya ışınlandım. Fondöteni alıp çıkmak niyetindeyim ve lakin bu pek mümkün olmadı. Aylardır aklımda olan Sin, gözümün önündeyken almadan çıkamadım.




Nars, bildiğiniz üzere, "silgimsi" şeklinde adlandırılan bir paketleme sistemine sahip. Sheer Glow'un kapağı da öyle, kadifemsi yumuşak bir havası var ve oldukça lüks duruyor ama kirlenme sorunu felaket. Her türlü tozu toprağı üstüne çekiyor. Sin'in de paketlemesi farklı değil doğal olarak, ama elinizde gezdirip dokunasınız geliyor sürekli, böyle de bir hasta bağımlılık yapıyor insanda.




Büyüklüğünü bilmeyenler için, Nars'ın tüm allıkları avuç içi kadar-4.8 g




İçinde alışık olduğumuz üzere Nars jelatini bulunuyor, ben çıkarıp atmıyorum, koruyuculuğu güzel çünkü.

Renk olarak, berry with gold shimmer diye tanımlıyor Nars. Gül kurusunun daha koyusu, daha mor tabanlısı ve tabi ki altın ışıltılısı. Benim allıkta sevdiğim renklerin pembe ve türevleri olduğunu biliyorsunuzdur uzun zamandır takip ediyorsanız, turuncu allıklarla pek aram yok. Ama mürdüm, koyu gül kurusu, yani plum çizgisindeki allıklarla çok ayrı bir durumum var, resmen aşk yaşıyorum. Beyaz tende duruşlarına hastayım, bu sebeple kendime çok yakıştırıyorum. Daha koyu tenlerde de kullanımının beyaz tenlerden çok daha kolay ve zahmetsiz olduğunu söylemekte fayda var çünkü Nars allıkları oldukça pigmentli ve tek hafif fırça dokunuşu beyaz tenli bir insana yeter de artar bile. Bu da, el ayarınızın olmadığı günlerde kabus yaşamanıza sebep olabilir. Yani koyu tenliler daha rahat hareket edebilir bu allıkta.




İçindeki altın ışıtılar, tabi ki sim şeklinde değil. Yani bir Super Orgasm tadında değil ki zaten o tarz allıkların yanına bile yaklaşmıyorum. Uçsuz bucaksız kozmetik dünyasında asla dediğim şeylerin en başında sim geliyor zaten. Altın rengi tek başına çok tercih ettiğim bir renk değilken, plum bir allıkla birleşince harikalar yaratmış. Gerçekten Nars'ın "olmayanları oldurma" başarısına her ürününde bir kez daha hayran oluyorum.

Bazı insanlar bu allığın "çamurumsu, kirli" bir görüntü yarattığından dem vurmuş ama ben katılmıyorum. Eğer benim kadar beyaz bir tende bile çamur gibi durmadıysa kimsede durmaz gibime geliyor, ama tabi ki çok şeftali ya da çok pembe allıklara alıştıysanız biraz yadırgayabilirsiniz, kimseye lafım yok. Ama ben bu allığa taptım. İstediğim her şey var ciddi ciddi. En büyük favorim Mac Breath of Plum kadar iyi bir allık, bunu da kolay kolay söyleyemezdim zaten.

Son olarak, eğer aldıysanız ve size hala fazla koyu/çamurumsu geliyorsa sürdükten sonra üstüne çok hafif bir şekilde pembe(baya pembe ama, ara ton değil Barbie Pink kıvamında bir pembe) allık dokundurun. Koyu pembe ve oldukça canlı bir renkle karşılaşacaksınız ve bu sizi tatmin edecektir diye düşünüyorum.

xx