mac fiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mac fiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2013 Cumartesi

MAC Mocha Allık İncelemesi ve MAC Blushbaby Allık ile Karşılaştırması


İyi cumartesiler ve merhabalar;
Allık konusunda pembelerden gittiğimi ve şeftali tonu allıklardan mümkün olduğunda uzak durduğumu farketmişsinizdir. Bir süre sonra, beğendiğim tonların da birbirlerine çok yakın olduğunu farkettim ve elimde zorlasam birbirinin aynısı olabilecek iki allık buldum. Biri, çok sık kullandığım Blushbaby, diğeri de ender kullandığım Mocha.

Mocha'yı da Blushbaby'i de alalı uzun zaman oluyor ama Mocha'nın review'unu yazmamışım. Hem inceleme yazısı olsun, hem de Blushbaby ile kıyaslayalım diye cumartesi postu olarak bunu seçtim.





Mocha, MAC'in sitesinde soft plum-pink olarak geçiyor. Bana kalırsa, pembesi yoğun bir gül kurusu rengi. Açık tenlerde çok hoş bir görüntüsü var, buğdaydan daha koyu tenlerde gözükmüyor. Sheertone olduğu için tek sürüşte değil de bir kaç sürüşte koyuluğa ulaşıyorsunuz. Bana kalırsa bu allığın negatif yönü de buna bağlı pigmentasyonunda. Ben pigmentasyonunu yeterli bulmuyorum. 50 kat sürmek istemiyorum aynı şekilde. Ama derseniz ki ben belli belirsiz pembemsi bir allık istiyorum, işte o zaman bu allık sizin aradığınız ürün.



Blushbaby ise, MAC'in sitesinde beige-pink şeklinde tanımlanmış. Katılıyorum, ama yine de benim tanımım kirli gül kurusu olur bu allık için. Bu allığın çok değişik bir özelliği var, eğer allık sürme tarzınız benim gibi kontur bölgesine sert bir şekilde uygulamaksa, yani elmacık kemiklerinde şirin bir görüntüden ziyade sertliği seviyorsanız, bu allık hem kontur hem de allık oluyor. Düşününce biraz saçma, pembe bir renkle nasıl kontur yapılır diyebilirsiniz ama içindeki bejlik ve kırık gül kurusu pigmentler sebebiyle hem kontur gölgesi oluşturup hem de pembe rengini veriyor. Bence inanılmaz başarılı ve çok ender rastlanabilen bir özellik. Pigmentasyonu da Mocha'dan kesinlikle daha iyi.

 Solda Mocha, sağda Blushbaby

Birlikte olan swatch'ta da görebileceğiniz gibi, uzaktan baktığınızda resmen aynılar. Ama sürüş, duruş ve uygulama kalitesi açısından Blushbaby Mocha'yı ezer, çok net. Kontur özelliği de cabası zaten. Kontur allıkları doğal olarak yanakları renk bazında ufak da olsa koyulttuğu için, ve ben bunu hiç istemediğim için, hem beyazlığı koruyup kontur yapabileceğim, hem de pembelik katabileceğim bir durumu yaratan Blushbaby'e saygılarımı iletiyorum. Koyu ve ağır göz makyajımın vazgeçilmez sakin allığı olduğunu da belirtmekte fayda var tabi.

xx

27 Mayıs 2013 Pazartesi

Fondöten Fırçaları: MAC 187 İncelemesi ve MAC 190 ile Karşılaştırması


Merhabalar;

Fondöteni elle uygulamayı sevmeyen ve pek de doğru bulmayan biri olarak, fondöten fırçalarının çok çok önemli olduğunu düşünüyorum. Daha önce, MAC 190 fondöten fırçasının incelemesini yazmıştım, şuradan bakabilirsiniz, ve bir süre önce de MAC 187'yi edinip kullanmaya başlamıştım. Şimdiyse, 187 incelemesi yapma ve kıyaslama vakti.



187, duo fibre bir stippling fırçası. Yani, noktalama şeklinde dizayn edilmiş. Fırça kıllarından da görebileceğiniz üzere birbirlerinden ayrılar ve bu da o noktalama şeklinde sürüme imkan sağlıyor. Bu fırçanın en temel özelliği, fondöten sürümündeki etkinin airbrush effect olması, yani gerçek bir airbrushla fondöten uygulaması yapılmış havasını veriyor. Fazla ürün kullanmadan tek bölgedeki ürünün hepsini çevresine de yaymayı sağlıyor ve çok kalın bir fondöten yüzeyi oluşturmuyor. Bu da demek oluyor ki, daha hafif bir görünüme sahip oluyorsunuz. Oldukça başarılı bulduğum bu fırça, yüz bütünlüğünü sağlama konusunda son derece iyi.

Peki 190'dan farkı ne?



190, kılları bir bütün olan ve 187'den çok daha yoğun bir fondöten uygulaması sağlayan bir fırça. 187 ne kadar hafif ve doğal bir görünüm sağlıyorsa, bu fırça da o kadar tam,komple bir kapatıcılık sağlıyor. Bu yüzden de biraz daha fazla ürün kullanmanız gerekiyor. Şahsen ben kapatıcılığı seven biri olarak 190'ın sonuçlarına bayılıyorum, ama yüzümün çok fazla fondöten ihtiyacı olmadığı dönemlerde gereksiz geliyor o kadar kapatıcılık, o zaman da 187'yi kullanıyorum. Tabi ki, eğer 2-3 kat sürerseniz, 187 ile de aynı etkiyi elde edebilirsiniz ama uğraşmış olursunuz. Bu fırçada kesinlikle airbrush etkisi yok, ki bu negatif bir yön olarak kenarda duruyor.

Fiyat olarak bakarsak da 187 99 TL, 190 da 90 TL. Kıyaslamaya sokulacak bir fiyat farkı yok yani aralarında.

İşin özeti, fazla kapatıcılığa ihtiyaç duymuyorsanız 187, ihtiyaç duyuyor ya da ihtiyacınız olmasa bile full coverage bir görüntüyü seviyorsanız 190'ı tavsiye ederim. İki fırça da muazzam ölçülerde başarılı, sadece kullanım alanları biraz farklı. Tek sorun, 187'nin kılları biraz fazla dökülüyor. Ben, iki görünümü de seven ve duruma göre iki fondöten yoğunluğunu da kullanan biri olarak, iki fırçaya da ihtiyaç duyuyorum. Öyle ya da böyle, iki fırçadan birini aldığınızda pişman olmayacağınıza inanıyorum.

xx

23 Şubat 2013 Cumartesi

Sınırlı Bütçe: Nelerden Feragat Edebiliriz?



*Görsel bana ait değildir*

Merhabalar

Ucuz makyaj konusundaki fikirlerimi bloğumu takip edenler bilir, bir çok tartışmaya da meze olmuştur ama durum bu, "çoğu" ucuz makyaj malzemesinin oldukça zararlı ve işe yaramaz olduğunu düşünüyorum. Bu konudaki fikrim, cebimdeki parayı değiştirmiyor tabi. Sizinkini de öyle. O yüzden, illa ki ucuza kaçmamız gerekirse, hangi ürünlerde ucuza kaçabileceğimizi ve hangilerinde asla kalitesiz ürünlere el sürmememiz gerektiğini konuşmak istedim.

Peşin açıklamam yine şudur ki, artık açıklamaktan sıkıldım ama tekrarlayalım kavgalar dönmesin yorumlarda, ucuz=kalitesiz diye bir durum yok. Ama "ucuz" dediğinizde "Türkiye'de" aklınıza gelen ana akım markaların ÇOK BÜYÜK KISMI rezil. O yüzden şimdi ayırmaya başlayalım ve tartışmadan faydalı olmaya çalışalım.



Hangilerinde daha ucuz ve görece kalitesiz alternatiflere geçiş yapabiliriz?

1-Kaş kalemi: Misal, Mac'te kaş kalemi 49 lira. Gerek var mıdır tartışılır. Tartışılırsa ne yapıyoruz, bütçemize göre olanı gönül rahatlığıyla alıyoruz.

2-Highlighter: Hep kullandığım Nars Albatros Highlighter 65 lira. Muhteşem bir ürün ama çoğu insan highlighter kullanmıyor bile, heves ettiniz ama 65 lira vermek mi istemiyorsunuz? Hemen daha ucuz alternatiflere yöneliyorsunuz, ve içiniz de acımıyor.

3-Ruj: Yine high-end gidelim, Mac'te rujlar 49 lira. Eşsiz denebilecek çok rengi var, asla kalitesiz markalarda dupe'unu bulamayacağınız. Ama her markada olan bir renk istiyorsunuz, ve kalıcılığı çok da umrunuzda değil, ben yenilerim saat başı diyorsunuz, o zaman gidip ucuzu seçebiliyorsunuz.

Hangilerinde ASLA ucuza kaçıp kalitesizliği göze almamalıyız?

1-FONDÖTEN: Büyük büyük harflerle yazıyorum. Yüze ve göze direk temas eden hiç bir üründe kalitesizliği seçme şansımız yok. Veriyoruz paşa paşa 100 küsür liramızı, cildimizin 10 sene sonraki halinden şüphe duymadan her gün kullanıyoruz.

2-Rimel: Çoğu insan rimelin de ucuza alınabilecek kategorisinde olduğunu düşünür ama benim için asla böyle değil, göze direk temas var yine, ve şahsen asla göze alamam kalitesizliği.

3-Far: Rezil rezil göz kapağında biriken farları almayalım ama bir zahmet değil mi?

4-Dudak kalemi: Ruja eyvallah, ama dudak kalemi hata affetmez. Saçma bir şekilde akarsa rezilliğin boyutu büyük olur. Akarsa değil zaten o, akar. Net.

5- Allık/Bronzer: İkisinin de kalitesizi felakete yol açar, yanağımızda otoban şeridi gibi bir renkle gezeriz, sonra bu bloğa bakarız, "Aa ne kadar nefret dolu yazıyor bu hatun da canım cık cık cık." deriz. Dememek için yapmayalım.

6- Ve en önemlisini sona saklayarak; SKINCARE: Nemlendirici, göz kremi, gece ve gündüz kremleri, peelingler, maskeler, serumlar ve makyaj altı bazları ASLA ucuza kaçayım kafasında alınabilecek şeyler değil. Lütfen geleceğe yatırım yaptığınızı unutmayın. 10 sene bile sürmez kötü bir skincare ürününün sizi mahvetmesi. Ve sürpriz, geri dönüşü yok.

İyi geceler diliyorum
xx