gece makyajı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gece makyajı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2014 Çarşamba

LORAC PRO PALET İNCELEMESİ//REVIEW: LORAC PRO PALETTE


Günaydııııın!
Heyecandan delirerek yazı yazmak da dünyanın en zor işi, bilen bilir. Aylardır peşinde olduğum ama Amerika'da bile stoklarda bulamayanların olduğunu duyduğum Lorac Pro paletime dünkü kargomla kavuşmuş oldum! Bu paleti, Youtube ve blog camiasındaki tüm yabancı kullanıcılar öve öve bitiremediği için almadığım her gün aklıma düşüyordu. Sonunda kavuştuk!

Gooooood morning!
It's so hard to type when u're uber excited. I've been searching for a way to get this palette for ages due to the fact that it's not being sold in Turkey. Finally, it's miiiine!






Palette ilk farkedilen şey incecik oluşu oluyor. O kadar güzel ki ilk 5 dakika dokunmaya doyamadım. Seyahat için mükemmel. Ayrıca içinden mini boy Lorac primer'ı da çıkıyor.

The first think you notice is the sleekness of the palette. It's so gentle, and great for travelling. It also comes with a mini size Lorac primer.




İçinde 8 mat 8 ışıltılı toplam 16 far bulunuyor. Aradığınız en açık renkten en koyuya kadar hepsi bir arada, çok hafif bir gündüz makyajı da yapabilirsiniz, çok ağır ışıltılı bir gece makyajı da. Tek kelimeyle renk aralığı mükemmel. Tek eksiği bence ışıltılı bir gri.

It contains 8 matte eyeshadows as well as 8 shimmery ones. You can find any color you'd like to reach from the lightest to darkest. The color range is amazing. I'd like it contain a shimmery gray color though.





İlk swatch yapışımda "hiiiiy" diye tepki verdiğim bir palet oldu açıkçası. İnanılmaz bir pigmentasyon ve renkler çoooooook çok çok güzel. Favori seçemiyorum bile, ama Gold en en en çok kendini gösteren ve pigmentli renk. Diğer favorilerimse Pewter, Mauve, Espresso ve...şu an seçmeye çalışmayı bırakıyorum. Harikalar.

Dezavantajı tozutmaya meyilli olması. Simsiyah palet kullanmaya başladığınız ilk anda aralara tozlar doluşmuş bir hale dönüyor. Göze uygularken göz altına dökülme yaşamadım ama fırçaya alırken ciddi bir tozutma mevcut.

Bunun dışında, gerçekten ulaşabilen herkesin almasını tavsiye edeceğim bir palet olduğunu söylemem gerek. Fiyatı tek seferde vermek için biraz tuzlu gözükebilir ama 16 tane üst düzey kalitede far için oldukça uygun. Ününe gerçekten değmiş, ciddi anlamda harika bir palet olmuş. Evde otururken bile makyaj yapasım geliyor sayesinde.

The pigmentation of these eyeshadows are insane! The colors are amazing that I can't even choose a favourite. Gold's the most outstanding color but Pewter, Mauve and Espresso are also my favs. Whatever I give up, every single one is a fav of mine..

They tend to create a mess due to their chalkyness but they don't make a fall-out under the eyes while applying.

Overall, this is an ammmazing palette which deserves its hype. You may think that it's a bit pricey but for 16 high-end eyeshadows it's a good deal. I truly recommend this palette to everyone.

xx

13 Haziran 2013 Perşembe

Balo Kıyafetim ve Makyajım


Merhabalar,
Bildiğiniz üzere, yani eğer Twitter'dan beni takip ediyorsanız bilme ihtimaliniz olduğu üzere, bu ayın başında üniversiteden mezun oldum. Dün balom vardı, haftasonu da kep törenim var. Baloda ne giydiğim, nasıl makyaj yaptığım çokça merak edildi dünden beri. O yüzden detaylıca paylaşmak istedim.



Elbisem, görüldüğü gibi koyu yeşil, anver saten üzeri Fransız tülü, derin göğüs dekolteli ve koyu renk taş detaylı, uzun bir gece elbisesi. Pul, işleme, ağır dantel vs. gibi şeyleri banal ve çok gereksiz bulduğum için, asil ve kaliteli bir elbise aradım. Çok arama fırsatım olmadı çünkü 1 haftadır yataktan çıkmamacasına hastaydım, bu elbiseyi alışım da o zamana denk geldi ama çok içime sindi, rengi beyaz tenimle muhteşem bir kontrast yaptı ve ben de çok severek giydim.




Malumunuz, boyum yeterince uzun olduğu için, hayatımın hiç bir döneminde topuklu ayakkabı giymeye ihtiyaç duymadım. Giydiysem estetik ve zevk için giymişimdir. Bu elbisede de, uzun olmasına rağmen, upuzun bir topuk giyip gereksiz bir uzunlukta görünmek istemedim. Bunun da dışında, nostaljik 50'ler tarzı bir konsept düşündüğüm için ayakkabılarımı da aynı retrolukta almak istedim. Tam olarak istediğim ayakkabıyı da uzun uğraşlar sonucu buldum. Kemik rengi, yanları dantelli önü taşlı oldukça zarif ve mini topuk bir ayakkabı, tamamen aradığım şeydi.



Tüm elbise ve ayakkabı kombini oldukça yumuşak ve romantik olduğu için, dengelemek adına keskin kenarlı bir clutch kullanmam gerekiyordu, ama daha da önemlisi ayakkabımın ara ton olan kemik rengine uyması gerekiyordu. Bu clutch çanta da hepsini karşıladı. Saçımı, 50ler konseptime uygun olarak Vak modeli yaptırdım. Dita Von Teese gibi hissetmek istedim, başardım sanırım.




Makyajım genel hatlarıya turkuaz-siyah koyu bir gece makyajıydı. Turkuazı oldukça az, ama aşağı bakarken ve gözlerim kapanırken görülecek şekildeydi. Adım adım gitmek gerekirse;

Yüzümü her zamanki gibi nemlendirdikten sonra, artık klasiğim olan Nars Sheer Glow fondötenimi MAC 187 fondöten fırçamla uyguladım. Bu gecede çok fazla fotoğraf çekileceği için parlamamak en önemli şey, bu nedenle cildiniz yağlıysa sadece pudra kurtarmayabilir. O durumda, bunun yerine size Sheer Matte olanını tavsiye ederim bu ürünün.


Gözlerimin altını kapatıcıyla kapatmadım çünkü koyu renk far kullanacağım için gözümün altına dökülme ihtimali var, göz makyajım bittikten sonra Nars Radiant Creamy Concealer ile göz altımı kapattım. Göz makyajım için öncesinde baz olarak Mac Painterly Paint Pot'u kaş altıma kadar tüm göze uyguladım.


Bu aşamada, göz kapağınızı 3 eşit parçaya böldüğünüzü düşünün. 3 renkli geçiş yaparak ulaştım çünkü son görüntüye. İlk kısıma, yani gözyaşı noktasıyla başlayan iç kısma, Urban Decay Naked Basics paletinden parlak beyaz olan Venus'ı uyguladım.


İkinci kısma, yani göz kapağının tam ortasına, Mac Teal pigmenti, fırçamı Mac Fix+ ile ıslatarak uyguladım. Pigment kullanımı ve renklerin nasıl değiştiği hakkındaki yazımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.


Üçüncü kısma da, yani dış V kısmına, Mac'in siyah farı olan Carbon'ı, yavaş yavaş ekleyerek sürdüm. V şeklini oluşturdum gözün dış kısmında, ama çok sivri bırakmamak için temiz olan Mac 224 fırçamla karıştırdım. Tenime geçiş çok sert olmasın diye de geçiş rengi olarak fotoğrafta Carbon'ın sağında olan Omega'yı kullandım. Hafifçe Carbon'ın bitişine sürüp tenime yedirdim. Ayrıca, ilk beyazdan yeşile geçişi de yine temiz bir Mac 224 fırçasıyla karıştırdım ki çizgi halinde bir geçiş olmasın. Ayrıca, aynı Omega ile kaşlarımı da doldurdum.




 Kirpiklerimi önce kıvırıcıyla kıvırdıktan sonra Benefit They're Real ile 4-5 kat sürerek belirginleştirdim. Kuruduktan sonra 4-5 kat daha sürdüm. Takma kirpiğim vardı, takma planım da vardı ama farlarım o kadar güzel duruyordu ki kirpik yığınıyla kapatmak istemedim. Alt kirpiklerime de Clinique Bottom Lash Mascara sürdüm.


Göz makyajım bittikten sonra, girişte bahsettiğim kapatma işlemini yaptım ve pudrayla sabitledim. Kullandığım pudra her zamanki gibi Mac Studio Fix.


Kontur işlemi için NYX Taupe'u kullandım. Yanaklarımı, burnumu ve boynumu konturladıktan sonra allığa geçtim. Eğer hangi bronzer'ı seçeceğinize ve hangisiyle kontur yapacağınıza karar veremiyorsanız, şu yazımı okumanızı öneririm.


Gözler çok yoğun olduğu için allığı sakin tutmak gerekiyordu, bunun için de sakin allık konusunda üstüne tanımadığım Mac Blushbaby'i kullandım.



Highlighter için elmacık kemiklerimin üstünü, burun üstümü ve dudak üstümü belirginleştirdim. Bunu Mac Mineralize Skinfinish Lightscapade ve Nars Albatross ile yaptım. 


Ruju da söylediğim gibi oldukça sakin tutmak gerekiyordu ama tamamen nude da yapmak istemedim çünkü çok ölü gözükecektim. Mac'in en fosforlu rujlarından biri olan Nicki Minaj ile Barbie pink rengi olan Snob'u karıştırıp sürdüm.


Kullandığım tüm fırçalar üstteki fotoğrafta görülebilir, kirliler kusura bakmayın.


Ojem, Pastel'in 27 numaralı muhteşem güzellikteki bu rengiydi.


Parfümüm, imza parfümüm olan Givenchy Absolutely Irresistible oldu tabi ki.

Bu yazıda sözü geçen ürünlerin ve fırçaların hepsinin ayrı ayrı incelemelerini blogta bulabilirsiniz, ayrıca bu yazının içinde de bazılarının üstlerine tıklayıp ulaşabilirsiniz.

xx

25 Aralık 2012 Salı

Yılbaşı Makyajı ve 2013 Önerileri



25 gün olmuş yazmayalı, gerçekten hiç hoş değil. Kasım ve Aralık kombosunun 2012'nin son çeyreğinde hayatıma olan etkilerinden bahsedip sıkıntılardan sıkıntılara geçmek istemiyorum. Biliniz ki aklımdasınız, keyfimden değil.
Yılbaşına 5 gün kalmış, ne giysek ne sürsek nereye gitsek dertlerinden en azından bir tanesine yardımcı olabilmek adına, yılbaşı makyajı için önerilerimi yazmak istedim.

Yılbaşı gecesi makyajı klasiğidir bilirsiniz, illa gözlerden bir parıltı, bir sim(!), bir ışıltı olacak. Karşı değilim, sim kısmı dışında, ama neden daha classy ve şık bir makyaj tercih etmek varken disko topu gibi görünelim ki? Yani büyük ihtimalle bulunduğunuz ortamdaki kadınların %80'i parıl parıl parlıyor olacak, ne gerek var bir de sizin aklı başında bir makyaj bloğu okuyucusu ya da yazarı olarak o kervana katılmanıza? Lüzumsuz.

Benim önerim, yılbaşı klasiklerinden iyi kısımları alıp kalanını seviyeyi yüksekte tutarak tamamlamak. Önereceğim her şeyi bizzati kullanıyorum, o yüzden gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Şimdi nedir bu klasikler derseniz;

-Kırmızı Ruj
Evet, yılbaşı gecesinin olayı kırmızı rujdur. Sonsuz sevgimin ötesinde, rezil de vezir de edebilitesiyle turnusol etkisi yarattığından ötürü daha bir sempatim var. Kırmızı ruju dudak çizgilerinden sızan bir kadınla çevresini kapatıcıyla konturlamış üstüne de pudrayla sabitlemiş ve saatlerce bozulmadan kalabilen bir kırmızı ruj uygulamasına sahip bir kadını anlayabildiğimiz gece olması hasebiyle, yılbaşı gecesini de seviyoruz. İçkiler dans ter yorgunluk evet tamam, ama bunların bile bozamayacağı şeyler var. İyi bir kırmızı ruj uygulaması da bunların başında geliyor. Dişlere dikkat yalnız.

Yılbaşı gecesi kırmızı ruj tavsiyem: Giorgio Armani Rouge d’Armani 400




- Kuyruklu Eyeliner
Kırmızı rujun gözdeki varisi bildiğiniz üzere kalın kuyruklu eyeliner. İkisi varsa, şık olmama ihtimaliniz çok az. Tonlarca eyeliner uygulaması yazım var, isterseniz onlara dönebilirsiniz. Yılbaşı gecesi iyi çekilmiş eyeliner'lı gözler görmek büyük ihtimalle ortamda bulunan diğer kadınlar için tek dileğim.

Yılbaşı gecesi eyeliner tavsiyem: Tabi ki Lancome Artliner




Klasiklerin dışında kendi eklentilerimiz olarak;

-Mat fondöten
İnsanların özel gecelerde dikkat etmediği ve aslında en çok dikkat edilmesi gereken husus olarak; mat fondöten. Sabah uyandığınızda fotoğraf makinanızdaki fotoğraflarınızda ay parçası gibi çıkmanız pek hoş olmuyor tahmin edersiniz ki. Bu sebeple, fondötenin üstüne ince bir tabaka pudra sürmeyi unutmayın; ama sürekli lavaboya gidip tazelemeyin. Pudra, üst üste kullanıldığında "cakey" dediğimiz görüntüye yol açar, yani toplanır ve mimik çizgilerine birikir.

Yılbaşı gecesi fondöten ve pudra tavsiyem: Nars Sheer Glow+Mac Studio Fix 






-Highlighter
Evet, bunları yaptığımızda o kadar da parlak görünmüyoruz, hatta mat ötesi gözüküyoruz. Biraz canlanmamız gerek. Highlighter, çok da bilinen ve her gün kullanılan bir ürün değil. Ben fazla beyaz olduğum için, ölü gibi görünmemek adına, her gün kullanıyorum. Ama çok ihtiyaç duymayan insanların günlük makyajında yok. Yılbaşı gecesinin parlaklık kontenjanını da şahsen ben, highlighterla doldurmaktan yanayım. Allığımızın üst kısmına, göz altının bir tık altı olan yere şerit halinde sürdüğümüz highlighter, elmacık kemiklerimizi ortaya çıkaracak ve ışıltı sağlayacaktır. Madem yılbaşındayız, altın rengi bir highlighter önerelim;

Yılbaşı gecesi highlighter tavsiyem: Nars Albatros




-Gölgelendirme
Eyeliner uygulamasından sonra, günlük makyajımızda da yaptığımız crease gölgelendirmesini daha da koyultarak yapmayı uygun buluyorum bu gece için, zira gözleri ortaya çıkaran unsurdur. Zaten mantık, günlük makyajımızın ürünleriyle çok oynamadan oranlarını değiştirmekten geçiyor.

Yılbaşı gecesi gölge farı tavsiyem: Mac Cork




Neler yapmamalıyız?
ASLA:
-Gloss: Mat rujun kalitesini yerle bir edebileceğiniz üründür, denemesi tabi ki bedava.
-Yağlı görünümlü fondöten: Üstte belirttiğim gibi, mat cilt bu gecenin temel olayı olmalı.
-Sim: Bu konuda konuşmak bile istemiyorum
-Abartılı dudak kalemi uygulaması: 70'ler 80'ler esintisi konseptli bir partide değilseniz, ekseriyetle kaçının derim.
-Parfüm şişesine düşmek: Makyaj olmasa da, kozmetik dahilinde olduğu için; özel geceye gidiyoruz diye dünyalar kadar parfüm sıkmamıza gerek yok. Günlük hayatta sıktığımız kadarından fazlasını sıkmanın nasıl bir mantığı olduğunu çözen varsa, beri gelsin.
-Kırmızı allık: Hayır, hayır, hayır. Şu kırmızı tonlu gülümsü allıklardan sadece bu gece değil, her gece ve gündüz ve uykuda ve her anımızda kaçınalım. 

2013 için makyaj modası tadında bir post yazmayacağımı zaten istikrarlı takipçilerim bilir. Şık makyajın modası olmaz, geçen seneki makyajınızla bu seneki makyajınız moda için değişiyorsa, şapkayı çıkarıp önünüze koymanızda fayda vardır sevgili takipçilerim.

Hazır yeni yıla giriyorken, tüm bu zaman içinde benimle birlikte olan 500 küsür takipçimin hepsine tek tek teşekkürlerimi sunuyorum. Beni şehrine çağıranlar, "Bi yemek yiyip beraber Mac'e gidelim" diyenler, sürekli yorumlarını eksik etmeyenler, düğün makyajı sözümü alanlar ve kalan herkes; özetle çok güzelsiniz. 2013 gönlünüzdeki her şeyi yine gönlünüze en yakın yere getirsin. Şahsım adına, öncelikli olarak anneciğim ve babacığım olmak üzere, tüm sevdiklerime muhteşem bir 2013 diliyorum. Tabi, kendime de.




xx