17 Kasım 2015 Salı

ZOEVA "En Taupe" Fırça Koleksiyonu İncelemesi//Review: ZOEVA "En Taupe" Brush Collection


Günaydın!
Zoeva'nın fırçalarını çok net bir şekilde 2 yılı aşkın süredir merak ediyor ve her koleksiyonunda merakımı arttırıyordum, ama bir türlü sipariş verememiştim. Kargo ücreti gözümde büyümüştü sanıyorum; ama bu ayın başında gözümü karartıp siparişimi verdim.

Good morning everyone!
I've been craving for Zoeva brushes for over 2 years, but somehow I couldn't manage to get my hands on 'em. Probably the shipping cost was the reason to be honest, but in the beginning of this month I just clicked "order" button with and here they are!



"En taupe" serisi, Zoeva'nın en son çıkan, en yeni fırça seti. Benim uzun zamandır göz koyduğum Rosegold serisi olmuştu, ama siteye girince yeni bir koleksiyon olduğunu farkettim. Çok başarılı bir stratejik kararla Taupe renginin ününü fırçaya aktarmışlar-aynı Rosegold'a yaptıkları gibi. Ama diğer fırça markalarında da Rosegold vardı zaten, yani çok çok çok orjinal bir durum değildi. Fakat bu, taupe, işte bu tam olarak orjinal.

I was meaning to get Rosegold collection for all this time, but when I got into the homepage of Zoeva, I saw a new banner of a new collection and guess what: They were all taupe! For God's sake, who could ever resist taupe anyway? I immediately changed my mind and removed rosegold order for now, and got these brand new babies. Honestly, I perceive this as a super successfull marketing decision of the brand because rosegold were everywhere-in terms of brushes. But taupe brushes? Never done before. 




6 adet fırça, dünyanın en harika taupe rengi makyaj çantasının içerisinde geliyor. Dışı taupe deri, içiyse metalik siyahımsı gri. Detayları ve görüntüsü gerçekten muhteşem, çok içten söylüyorum ki sırf bu çanta için bile alınır.

The 6 brushes come with this gorgeous taupe leather makeup bag, which has amazing details in, and I sincerely think that you might want to get this collection even if there was only this bag. Amazing.
















Fırçalarla ilgili tek cümlelik yorumlarım yeterli olacaktır diye düşünüyorum;

228 Luxe Crease: Göz makyajının olmazsa olmaz blending fırçasının Zoeva karşılığı. Mac'in meşhur ve yıllardır kullandığım blending fırçalarından KESİNLİKLE daha iyi olduğunu hiç tereddüt etmeden söyleyebilirim.

The Zoeva equivelant of Mac's famous blending brushes, and I ABSOLUTELY think that this one is way way way way better than that-which I've been using for ages.

227 Luxe Soft Definer: Aynı şekilde blending için kullanabileceğiniz, asıl amacı crease bölgesi belirginleştirmek olan 227, 228'den bir tık daha küt şekilde. Mac 217'nin Zoeva'sı yani. Tek kelime: BAYILDIM.

Crease definer/blending brush of the set which is similar to Mac 217, and the single word to define this: PERFECTION. Legit.

230 Luxe Pencil: Kalem fırça. Tümünün içinde beni en az etkileyen fırça bu oldu, çünkü bana, gözlerim çok büyük olmadığı için, kalem fırça kullanılan kirpik dipleri gibi yerler için fazla büyük geldi. Karıştırmak için oldukça ideal, smokey eye dağıtımı vs., ama ilk sürüş için fazla büyük.

Least favourite of mine within these 6 brushes is this one cuz I think that it's way too big for using as a pencil brush. It's just too huge for applying eyeshadow to lashlines-but still great for blending it to a smokey one.

238 Luxe Precise Shader: İşte bence bu, bir önceki kalem fırça olmalıydı. Yani bunu kalem fırçanın kullanılacağı yerde kullandım, gayet de memnun kaldım.

Yep, this should have been in the place of previous pencil brush. I use this as pencil brush and I'm loving it.

322 Brow Line: Harika bir kaş fırçası. Sigma'nın F40 Flat'ini kullanıyorum bildiğiniz üzere kaş için, ve kesinlikle aynı düzeyde bir taneye daha ihtiyacım vardı. Kendisi bulunmuş oldu.

Pretty amazing brush for the brows. I've been using Sigma F40 for my brows as you might know, but I desperately needed one more. Here it is, exactly the same quality.

317 Wing Liner: Jel eyeliner'ımda da Mac'in açılı fırçasını kullanıyorum yıllardır ve artık kendinden geçti. Yenisini almak yerine bunu kullanacağım, sanki biraz fazla yumuşak gibi ama kesinlikle çok keskin kuyruk yapıyor, ona şüphe yok.

A new replacement for my overly-used and old-now Mac winged liner brush. It works pretty good, but I think that it's a bit soft for my taste. In any way, this creates amazing sharp lines.

Sonuç olarak, verdiğim paraya her türlü değen ve gözümü kırpmadan tekrar alabileceğim bir set. Zoeva'nın ünü boşa değilmiş yani, gerçekten şaşırtıcı derecede iyiler. Bu set ve shipping toplamda 53 Euro'ya denk geldi, evet shipping biraz tuzlu ama inanın bana değdi.

All in all, it worths every single penny that I paid for this set. I really get that the whole hype of Zoeva was not for vain. I paid 53 Euros in total (including shipping), I know that shipping is quite expensive but you won't regret it.

12 Kasım 2015 Perşembe

MAC Brave Ruj ve In Control Dudak Kalemi İncelemesi//Review: MAC Brave Lipstick&In Control Lip Liner Duo


Günaydın!
Malumunuz Kylie Jenner sağ olsun bir yıla yaklaşan bir süredir dudaklarda kahvemsi gül kurusu renk en çok tercih edilen makyaj trendi oldu. Kendisinin şahsi söylemi üzerine Mac'in Brave ruj ve Soar dudak kalemi stokları her yerde tükendi, bulmak mucize meselesi.

Soar zaten ülkemizde satışta olmayan bir renk, o yüzden Türkiye'de bulma umudu hiç olmadı, ancak Brave satışta olan bir ruj-du; bu furya başlayana kadar. Artık burda da ruju stokta bulmak imkansız hale gelmeye başladı.

Ben de olsa olsa havaalanlarındaki Mac'lerde olur diye düşünüp hem Atatürk Havaalanı duty free'sindeki, hem de Heathrow havaalanındaki Mac'lere bel bağladım. Atatürk'te ikisi de tükenmişti, Heathrow'da şans eseri son 2 Brave'den birini aldım ama Soar stoklarının hiç dolu durmadığını ve bulmanın pek mümkün olmayacağını söylediler. Ben de ordaki çikolataya batırılmış tenli Mac çalışanı güzelliğe dupe sordum, hani Soar'a yakın olsun Brave'le kullanayım diye, ve In Control dudak kalemini önerdi. Çok sorgulamadan aldım açıkçası, çünkü uçuş zamanı yaklaşıyordu ve açtım, alayım olmadı başka rujla kombinlerim dedim içimden.


Türkiye'ye dönünce açma fırsatı bulup beraber uyguladığımda gerçekten daha iyi bir uyum olamayacağını düşündüm; belki Soar bile bu kadar uyumlu durmazdı benim tenimde bilemiyorum. Resmen birbirleri için yaratılmışlar.





Brave, pembe-bej olarak geçiyor ama bence Türkçe'de Brave'i gayet de güzel tanımlayan gül kurusu şeklinde bir renk mevcut. O yüzden bundan sonraaaa, o Mac'in sitesineğğğ, gül kurusu yazacaksınız duydunuz mu hağ? Ay sapıttım. Neyse.


In Control ise, bir tık daha kırmızı alt tonlu olduğu için daha kahverengi duruyor tek başına uygulandığında. Merak etmeyin, ikisini birlikte kullandığınızda resmen aynı renge dönüşüyorlar. Ayrıca, bu rengin alametifarikası olarak dudakları da bir nebze büyük gösterdiğini düşünüyorum-tabi ki overdrawing yapmadan, normal dudak çizgisinde dudak kalemini çekmemize rağmen.

Tüm sonbahar-sonu sezonumu domine eden, kendilerinden başkasını kullandırtmayan bir ikili oldular. Yalnız bitince ne olacak bilemiyorum. Stoklar her şekilde bomboş. Ayrıca Mac'in dudak kalemleri zaten çok pahalı, bir de Pro Longwear serisinden olunca iyice pahalılaşıyor, tekrar almak için kendimi biraz birikime yöneltmem gerekecek açıkçası.

Alınız, aldırınız. Harikalar.

xx

4 Kasım 2015 Çarşamba

İnceleme: Laura Mercier Silk Creme Moisturizing Photo Edition Fondöten


Günaydın!

Yıllardır aklımda vardı bu fondöten, hatta 5 yıldan fazladır alma niyetindeyim ama hayatımın fondötenini bulduğum için elim gitmemişti almaya. Londra'dayken Selfridges'de karşıma çıkınca karşı koyamadım. Sonu başından belli olan bir yazı olsun: Keşke hiç almaya yeltenmeseymişim.


Laura Mercier oldukça pahalı bir marka biliyorsunuz, bu yüzden bir şeyi almadan önce bin kere düşünüp incelemeleri vs. okumak gerekiyor. Ama dediğim gibi, uzun yıllardır hakkında çok iyi şeyler okuduğum için tereddüt etmeden aldım.


İlk kullanımdan daha sıkıntılarını farkettim ama şans vermeye devam ettim çünkü o kadar övgü alan bir ürün asla bu kadar kötü olamazdı. Tabi bir de şu var; tüm bu yıllar boyunca süregelen ürünün paketlemesini -ve belli ki içeriğini de- değiştirdiler yaklaşık 5-6 ay önce. Normalde siyah değildi mesela, ama aynı ürün olduğunu iddia ettiler. Bence kesinlikle aynı yapı, aynı formül olamaz. Bu şey berbat.


Bendeki rengi en açık rengi olan Ivory, ama maalesef bu renk Ivory'de kalmıyor. DELİLERCESİNE oksitlendi daha ilk kullanımda ve şu rengi aldı:


Ne kadar turuncu ve koyu bir renk aldığını fotoğraf bile tam olarak göstermiyor, bu kadar kötü bir oksitlenme olamaz. Evet bazı fondötenler, özellikle Mac fondötenleri, oksitlenir ve havayla temasta yarım ton koyulaşır. AMA BU 2 TON KOYULAŞIYOR, ki bu normal değil kesinlikle!

Bunu farkettikten sonra, daha ilk akşam, yanaklarımda ufak sivilceler farkettim ve benim yanak bölgemde regl dönemi vs. gibi durumlar olmadıkça asla sivilce çıkmaz. Çene bölgem sivilce alanımdır, kalan yerler sadece sıradışı durumlarda sivilcelenir. Yine de ilk anda bu fondötenle bağdaştıramadım. Sabah kalktığımda deli gibi kaşınıyorlardı ve yanaklarım kızarmaya başlamıştı. O zaman gerçekten alerjik bir reaksiyon olduğunu anladım ve tek yeni ürünün bu olduğunu hatırladım. Bu fondöten bende resmen alerjik reaksiyona yol açtı ki hayatım boyunca kullandığım hiç bir fondötende bunu yaşadığımı hatırlamıyorum, yani bu ölçüde asla olmadı.

Son olarak, hiç tahmin etmediğim bir biçimde, bu fondöten su ve normal pigmentli kısım olarak ikiye ayrılıyor ve ben bu çift faz olaylarından hiç haz etmiyorum. Makyaj temizleyicimi bile çift fazlı almam, ama bunu benim biliyor olmam gerekirdi. Bu ürünün/markanın suçu değil. Sorun şu ki; arkasında iyice çalkalayıp kullanın yazmasına rağmen ve benim normalden de fazla bir süre çalkalamama rağmen asla birbirine karışmıyor o iki kısım. Elime döktüğümde önce saçma bir su geliyor, sonrasında oksitlenmiş kopkoyu bir fondöten.

Ah, bilmiyorum, gerçekten çok çok çok sinir bozucu ve tamamen bir hayalkırıklığı. Bu kadar parayı bu saçma ürüne verdiğime inanmak istemiyorum. Benim yıllardır almayı beklediğim ürün kesinlikle bu değildi, inkar etseler de ben eminim ki sadece paketlemeyi değil formülü de değiştirmişler. Çok, çok, çok kötü. Bu üründen sakının derim, çok pişmanım.

xx

20 Ekim 2015 Salı

İnceleme: COLOUR POP "Midi" ve "Trap"


Günaydın;
Geçen postta bahsettiğim nude tonlardaki iki Colour Pop Ultra Matte ruj bugünün incelemesinde. Buyrun:

 *Trap
*Midi

Bu renklerin siparişini vermeden önce internetteki swatchlarına bakarak karar vermiş ve çok farklı renkler olduklarını bilerek almıştım. Lakin, paket elime ulaşınca ikisinin resmen aynı renkte olduğunu sanıp ufak çaplı bir hayalkırıklığı yaşamıştım. Siz de öyle düşünüyor olabilirsiniz, aynı gözüküyorlar tüpün içinde.


Ama bambaşka renkler olduğunu ve tam tahmin ettiğim tonları verdiklerini görünce cidden büyük bir rahatlama yaşadım, çünkü aynı renkte iki ürüne para vermiş olmak pek hoş olmazdı takdir edersiniz ki.


Gördüğünüz üzere, Trap çok daha morumsu ve koyu bir renkken alttaki Midi net bir pembe nude. İlk vurulduğum ve kesinlikle almak istediğim renk olan Trap, şu son kahve-boz-bej dudak furyasına cuk oturacak bir renk. Mor-bej diye tarif ediyorum ben, çünkü dudakta gittikçe grimsi ve net bir mor halini alıyor. Herkesin tarzı değil bu renk anlıyorum, ama benim son zamanlarda gördüğüm en özgün ve eşsiz ruj rengi olduğu su götürmez bir gerçek. Severek kullanıyorum; her ne kadar uygulaması ve kurutması bu elimdeki üç renk içindeki en yüksek seviyede olsa da...

Midi ise tam bir Myth tadında, sadece onun kadar fondöten duruşlu değil. Ama her halukarda oldukça açık ve ölü-renk bir dudak görüntüsü yaratıyor. En sevdiğim renk diyemem, ama yoğun göz makyajlarım için Myth benzeri ve daha sürülebilir bir alternatifim olduğu için hiç pişman değilim aldığıma. Sürümü bir önceki posttaki Creeper gibi, dikkat etmek gerek. Ama bir Trap kadar da zorlamıyor.

Evet, Colour Pop ruj olaylarımız bu şekilde. Bir sonraki siparişimde mutlaka bir kaç rengini daha alıyor olacağımdan eminim. Eğer siz de bu seriden sipariş verdiyseniz, bana renk önerilerinizi yorum olarak yazmaktan lütfen çekinmeyin.

xx

15 Ekim 2015 Perşembe

Colour Pop Ultra Matte "Creeper" İncelemesi//Review: Colour Pop Ultra Matte in "Creeper"


"Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt 
hainiyim, ben vatan hainiyim. 
Vatan çiftliklerinizse, 
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, 
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, 
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, 
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, 
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, 
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, 
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, 
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa, 
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, 
ben vatan hainiyim. 
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla: 
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." 


Keyfim yok. Günlerdir erteliyorum yazıyı falan. Ama biliyorum ki satın almak için benim incelememi bekleyen bir kişi bile varsa (ki tahmin ettiğiniz üzere birden fazla var) bir şekilde yazmam gerekiyor. Meşhur Colour Pop'ın Ultra Matte serisinden 3 rujunu almıştım düğünden önce, Amerika'dan getirterek, bu hafta planım onları aradan çıkartmaktı. En azından birini yazalım bu hafta, gerisi Allah kerim, "Barış" derken ölmezsek haftaya devam ederiz, okuruz, yazarız.


Colour Pop bildiğiniz üzere tüm piyasayı ele geçirmiş, uygun fiyat ve muhteşem performansı birlikte sunarak insanları tabiri caizse delirten bir marka. Online olarak Amerika içinde satılan ürünlerini bir şekilde Instagram hesapları vasıtasıyla getirtebiliyoruz. Benim daha önceden aldığım ve incelemesini yaptığım Colour Pop fardan sonraki hedefim çooook çok çok konuşulan Ultra Matte serisindeki rujlardı.


İkisi doğal tonlarda, biri de bu kan kırmızısı olan üç rengi satın aldım ve çok açık söylüyorum ki elime ulaştığından beri başka ruj sürmedim. Hep bu üçünü kullanıp durdum. Balayı için yanıma aldığım iki ruj da bu seridendi, başka hiç bir dudak ürünü almadım.




Bu kadar ne var ki? dediğinizi duyar gibiyim. Özellikle seyahat durumlarında, çantamda ruj taşıyıp her bulduğum aynada tazelemeyi hiç sevmiyorum. Günlük işlerimin çok yoğun olduğunu zamanlarda da buna asla vaktim olmuyor zaten, o yüzden rujum duruyor mu gitmiş mi napsam ne etsem diye düşünmek istemiyorum. Sabahtan akşama kadar bir gram bile akmayan, bozulmayan, uçmayan bir ruj hayal gibi sonuçta, yok öyle bir dünya...Yok-tu. Varmış, Colour Pop'ın bu serisi kendileri.



Yapısı oldukça ilginç. Hani mat ojeleri sürdüğümüz an kurur ya, bu da aynı şekilde, dudağa sürdüğünüz anda kuruyor ve sonra çıkarın çıkarabilirseniz. Tabi her muhteşemliğin aynı büyüklükte bir de dikeni var, bu ruj için de o hemen kuruyup çıkmamayla bağlantılı olan bir kaç ayrıntı.


1- Kesinlikle ama kesinlikle 2 kat sürmeyin. İlk uygulamada bolca ürün alın ve kapatıcılığı sağladığınız an bırakın. Saniyeler içinde kuruduktan sonra opak olmayan/renk eşitsizliği olan bölgelere rötuş yapmaya kalkarsanız tüm ruj mahvoluyor. Tek şansınız var özetle. İlk anda mahvolmuş gibi durmayabilir, ama ilk yarım saat içinde dudaklarınızdan kum şeklinde rujun döküldüğünü görünce anlıyorsunuz.

2- Dudaklarınızı, tahmin ettiğiniz üzere, bolca kurutuyor. Nemlendirip peeling yapmadan asla uygulamayın.

3-Dudaklarınızın iç kısmından çıkmalar yapabilir eğer sürekli sıcak şeyler içerseniz, o zaman sadece iç kısımlara rötüş yapabilirsiniz, ama sakın var olan katın üzerine geçmeyin.

4- Sür-çık'ı unutun, bu rujlar için vakit harcamalısınız.

Peki tüm bu uğraşa değer mi? TABİ Kİ. Yıllar sonra ilk kez bir ruj serisi beni bu kadar vurdu diyebilirim. Kalan iki rengin incelemesi de dediğim gibi sonraki postta olacak, daha doğal tonlar seviyorsanız o yazılarımı da bekleyin.

xx

9 Ekim 2015 Cuma

COLLECTION Lasting Perfection Kapatıcı İncelemesi


Günaydın!
İngiltere alışverişi ürünleri incelemeleriyle devam ediyoruz. Listemin ikinci olmazsa olmaz alışverişi çoooook meşhur, dillere destan, drugstore olamayacak kaliteli denilen Collection (eski adıyla Collection 2000) Lasting Perfection kapatıcıydı. Boots'ta bulup iki tane aldım zira okuduğum yazılarda insanlar ikinciyi yedeklemedikleri için çok pişman olduklarını yazıyorlardı.


Kapatıcı denemeye bayılıyorum, gerçekten piyasadaki her kapatıcıyı denesem sıkılmam, ama ne kadar denersem deneyeyim yine favorime, Mac Pro Longwear kapatıcıma dönüyorum. Drugstore ten ürünleriyle aramın olmadığını, tek istisnasının Rimmel Wake Me Up kapatıcı olduğunu biliyorsunuzdur beni uzun süredir takip ediyorsanız; ve bu da onun gibi olacak diye düşünüyordum.


Bendeki rengi en açık olan Fair, ama totalde 3 rengi var sanırım (en azından ben o kadarını gördüm). Tüpü, bastırınca içe göçen cinste bir plastikten, yani çok dayanıklı ve cezbedici bir paketlemesi yok ama kimin umrunda? 3 pound'a kapatıcı alıp daha fazlasını beklemek saçma olur zaten.


Aplikatörü genelde gördüğümüz sünger aplikatörlerden, hijyen konusu bunlarda sıkıntılı olabiliyor tabi. Yapısından bahsetmem gerekirse, kesinlikle çok akışkan ve incecik su gibi bir yapısı olmadığını, oldukça dolu ve kremsi bir noktada durduğunu söylemeliyim ki bence oldukça başarılı olmuşlar yoğunluk konusunda. En önemli konu tabi ki kapatıcılık kısmı, ve çok ilginçtir ki göz altı konusundaki kapatıcılığı gayet iyiyken sivilceler ya da ufak izler konusunda inanılmaz başarısız. En ufak sivilceyi bile kapatmıyor; zorlayıp kapatsanız bile en fazla yarım saat dayanıyor. Gerçekten garip.

Göz altı kapatıcılığı gayet iyi derken kastım kendi kategorisinde ve fiyat bandında iyi olduğu bu arada. Maalesef bi Mac Pro Longwear'in yanına yaklaşamıyor, ama çok başarılı bulduğum rakibi Rimmel'ı sollar, çok net.

İşin özeti, bu kadar sükse yapmasına anlam veremiyorum. Tamam uygun fiyatlı ve gayet hoş bir göz altı kapatıcısı, ama sanki eşi benzeri yokmuş ve high end ürünlerin işini yapıyormuş gibi hakkında deliren bir sürü insan olması falan ilginç tabi. Türkiye'de olmadığı için aşırı bir şey kaybetmiyorsunuz eğer aklınız kalıyorsa, ben söylemiş olayım.

xx